Sultandağı Sahipata Kervansarayı

Sultandağı Sahipata Kervansarayı, Afyonkarahisar, Suldandağı, Tarihi Yerler Sultandağı Sahipata Kervansarayı, Afyonkarahisar, Suldandağı, Tarihi Yerler

Adres:Sultandağı/Afyonkarahisar

Konya Afyon yolu üzerindeki Sultandağı İlçesi içerisinde bulunan Kervansarayın biri avlu kapısı üzerinde, diğeri kapalı kısmın kapısı üzerinde bulunan kitabesinde eserin, Selçuklu vezirlerinden Sahip Ata ismiyle tanınan Fahrettin Ali Bin El Hüseyin tarafından 674 H.(1249) tarihinde yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kalın ve kuvvetli duvarlarla çevrilmiş olan avlunun nihayetindeki kareye yakın dikdörtgen planlı kapalı kısımda ve avlunun kuzey duvarı ortasında iki büyük cümle kapısı bulunmaktadır. Avlu, kervansaray önünde adeta bir kale durumunda büyük bir dikdörtgen teşkil etmektedir. Gayet kalın olan duvarlar köşelerde, dört köşe, portalin iki yanı da ise yarım silindirik payandalarla takviye edilerek bir kalenin burçları şeklinde bir görünüşte olup, kesme taştan yapılmış ve niş üzeri etrafı kademeli profillerle süslenmiştir. Portal nişinin iki köşesinde iki sütunce yer almakta olup niş üzeri zengin mukarnaslarla donanmıştır. Bu kısımdaki bazı mukarnasların içleri antik sanatta görülen istiridye motifi ile motifi ile altı, yedi dilime ayrılmıştır. Niş köşe dolgularının içleri geometrik desende rozetlerle süslenmiş olup büyük nişin iki yanı duvarında iki küçük; niş yer almaktadır. Kesme taştan yapılmış olan giriş kapısının söveleri üzerindeki yay kemer geçmeler halindedir. Büyük niş üzerinde mukarnasların başladığı kısmın altında bütün kenarca uzanan inşa kitabesi bulunmaktadır. Dış cepheden sağlam olan cümle kapısı, içeride, haraptır.
Avlu içinde,kervansarayın kapalı kısmı önünde küçük bir köşk mescidi ile kuzey duvarlar önünde üzeri tonozla örtülü olduğu anlaşılan bir takım yapı kalıntıları bulunmaktadır. Avlu ortasındaki mescidin diğer ,bazı Selçuklu Kervansaraylarında da görülen mescitlere has orijinal bir mimarisi vardır. İki kat halinde; ve kesme taştan yapılmış olan mescit, kare plandadır. Birinci kat dört köşede L şeklindeki payeleri birleştiren dört sivri kemerle ikinci katı taşımaktadır. Büyük sivri kemerlerin konturları yan yana sıralanan yarım yıldızlarla süslenmiştir. İkinci kattaki mescidin ibadet mekanına Kuzey cephede küçük bir çıkıntı teşkil eden sahanlık ve buna bağlı dokuz basamak, merdivenle çıkılmaktadır. Birinci katın aksine her tarafı kapalı olan mescidin ikinci katında kuzeydeki giriş kapısı ile doğu ve batıda birer küçük penceresi bulunmaktadır. Kıble duvarında yer alan küçük mihrabın niş köşeleri sütuncelerle süslenmiş olup bu sütuncelerin üzerlerinde, çok kenarlı prizmatik başlıklar bulunmaktadır. Gerek giriş kapısının üzeri ve gerekse pencereler ile mihrap nişinin üzeri zengin mukarnaslıdır. Gene mekanın üstünü mukarnaslarla kaplı bir kubbe örtmektedir. Mescidin batı duvarında bire takım spoli lahit parçaları bulunmaktadır ki Bizans ve Roma devrine aittir.
Hanın kapalı kısmı avlunun batısında kalın duvarlarla yapılmıştır. Bu kısmın giriş kapısı da avlu portalinde olduğu gibi beden duvarlarından ileri doğru çıkıntı teşkil etmektedir. Burada, avlu kapısına göre daha sade bir işçilik göze çarpar. Büyük bir dikdörtgen teşkil eden kapı nişi, içeri doğru meyilli hafif konik bir kemerle nihayetlenmektedir. İç mekana açılan çift kanatlı kapının yuvarlak kemeri üzerindeki aynada kervansarayın ikinci kitabesi bulunmaktadır.

İç mekan, dört sıra halinde ve her sırada bulunan dörder paye ile bu payeleri birleştiren kalın kemerlerle 25 bölüme ayrılmıştır. Her bölümün üzeri sivri beşik tonozlarla örtülmüş olup tam ortada Çay-Taş Han da olduğu gibi fenerli bir kubbesi bulunmaktadır. Fakat kubbe bugün için yıkılmış ve sadece intikal sahasındaki üçgen pandantifler kalmıştır. Tam manası ile muhkem bir kale sağlamlığında yapılmış olan kervansarayın yalnız batı duvarında mazgal şeklinde pencereleri ile mekan çok az ışık almaktadır.

Afyonkarahisar Suldandağı Tarihi Yerler

Şehrini Seç