Bergama Ulu Cami

Bergama Ulu Cami, İzmir, Bergama, Gezilecek Yerler Bergama Ulu Cami, İzmir, Bergama, Gezilecek Yerler

Adres:Bergama/İzmir

İzmir ili, Bergama ilçesinde bulunan Ulu Camiyi Sultan Yıldırım Beyazıt 1399 yılında yaptırmıştır. Cami 1905 yılında ve 1949 yılında onarılmıştır. Kesme taştan dikdörtgen planlı yapılmış olan caminin ibadet mekânı dört payenin taşıdığı, sekizgen kasnaklı, aynı eksen üzerinde üç kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânına giriş kapısı yan tarafta olup, dikdörtgen çerçeve içerisine alınmış, yuvarlak kemerlidir. İbadet mekânı her duvarda ikişer tane altlı üstlü dörder pencere ile aydınlatılmıştır. Bunlardan üst sıradakiler alçı şebekelidir. Mihrap yuvarlak niş şeklinde olup, Selçuklu sülüsü ile yazılmış girift bir kitabesi bulunmaktadır. Aynı zamanda mihrap geometrik bezemelerle ve alçı kabartmalarla süslenmiştir. Minber mermerden olup, geometrik bezemelidir. Yanındaki 38 m. yüksekliğindeki minaresi taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli, tek şerefelidir. Minare 1949 yılında onarılmıştır.

Kuzeye bakan kapısı üstündeki kitabesinde şu yazılar vardır:
( Sultanlar sultanı, Arap ve Acem Ümerasının Emiri, Gaziler ve Mücahitler Yardımcısı, Murat Han  oğlu Sultan Beyazıt Han  801/ 1399)
(Yıldırım Beyazıt devri :1389-1402  (Poyracıktaki Yıldırım cami ile hamamın da bu sırada yapılmış olduğu sanılmaktadır. )
Cami, içten 24x26 m. ölçüsündedir. Uzunluğu kuzeyden güneye doğru olup, dört kalın fil ayağı üzerinde yükselen Türk tarzı kemerli üç kubbe ile örülüdür. Kubbeler sekiz köşelidir. Ortadakinin 17, diğer ikisinin 15,5 m. yüksekliği vardır. Kubbelerdeki pencereler karşılıklı açılmıştır. Yalnız, kubbelerin birleştiği yerlerdeki pencereler sağırdır. Kemerlerin açılmasını önlemek ve binayı bağlamak için eskiden kullanılmış olan dövme gergi demirlerini çürümesi yüzünden demirler son yapılan tamirde çıkarılmış ve yerine potreller konulmuştur.
Geniş ve aydınlık olan caminin yapılışında bir sadelik varsa da, kapı ve mihrabı gayet muhteşem tezyinat taşımaktadır. Mihrap, Selçuk mimarisi tesiri altında süslenmiştir. Sülüs ve girift yazılarıyla hendesi şekildeki tezyinatı sanatkarane yapılmıştır. Mihrabı çevreleyen…İlalahil mesacit hadisi şerifi 14 defa kullanılmıştır. Hattı kufi ile yazılmış olan yazı ise henüz okunamamıştır. Minber, mermerden yapılmıştır. Şebekesi hendesi şekilde olup gömme oyulmuş, fakat oyuntu arka tarafına kadar geçmemiştir. Minber kapısı yassı kemerli olup üzerinde rumilerde tezyinat yapılmıştır. Kapının üstüne silmenli bir tepelik konmuş ve bu tepeliğin cephesinde hattı kufi ile (Süre-i İhlasın yarısı) yazılmıştır.  Basit ve sade olan minber ayrı bir güzellik vermektedir. Mahfel  büyük tamirde yeniden yapılmıştır.
Camide iki kapı bulunmaktadır. Batıdakinin temiz bir taş işçiliği vardır. Ve sivri kemerlidir. Kuzeydeki kitabeli büyük kapı ise mermer işçilik ve tezyinat bakımından mimari zenginlik içindedir. Kitabenin altında silmeyi meydana getiren çıkıntı gayet ince işlenmiş altlı üstü lalelerle bezenmiştir. Bu tarz tezyin işleri bir özellik taşımaktadır. Binanın üç duvarı sert ve yumuşak trahit  taşlarından  yapılmıştır. Arka duvarı ise küçük taş ve kireç harçla örülmüştür. Bu duvarın içinde, kubbeye çıkan iki taş merdiven bulunmaktadır. Diğer duvarların pencereleri gibi, önceki duvarda bulunan pencerelerden alttaki ikisi köşeli, üstteki dört pencere sivri kemerlidir.
Bir de kapı üstünde daha küçük bir pencere vardır. Binanın esas duvarlarının saçakları, taş armudi kavaldan silmeli yapıldığı gibi, kubbelerin oturduğu duvarlar ise kirpi saçaklarıyla nihayetlendirilmiştir. Binanın üç cephesindeki temellerin daha eski bir binadan kaldığı, arka temelin ise genişletilerek yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu yapıda, Roma jimnasından (büyük alan) getirilmiş antik taşlar kullanılmıştır. Doğu-kuzey duvarları köşesine konmuş dört metre uzunluğundaki büyük taş üstünde bulunan bir yılanın vazoya uzanmış (Kantharos) kabartması da bunu anlatmaktadır.
1832 tarihinde Anadolu’daki seyahati sırasında Bergama’ya uğramış olan Fransız tarihçelerinden Charles Texier, bu binanın Bizans’ın (Küçük Ayasofya Kilisesi ) olduğunu ve Bu binada ne bir kitabeye , ne de mimari bir tezyinata tesadüf etmediğini Küçük Asya tarihinde yazmıştır. Bu sırada cami harap olmuş, tepeden akan moloz ve arkadan atılan gübrelerle saçak hizasına kadar dolmuş  bulunuyordu. Bu semte sonradan Hıristiyanların yerleşmiş olması bu binanın uzun zaman metruk kalmasına sebep olmuştu.
1905 yılında, Bergama da kaymakam bulunan Kemal Bey de delaletiyle bu muazzam bina ortaya çıkarılmış ve yeni baştan onarılmıştır. Bu suretle kapı üstündeki kitabesi, mihraptaki tezyinatı ortaya çıkarılmıştır. Kapı üstünde bulunan mermer levhadaki kitabeni temizlenmesi kolay olmuşsa da , mihraptaki yazı ve süslerin tanzimi güç olmuştur. Bunların sıva altından çıkarılmasında , çok bozulan yerlerinin tamirinde  Sami Altan (eski Bergama Belediye Başkanı) büyük bir himmet ve gayret göstermiştir.
Bu onarım sırasında ortaya çıkarılan eski minare temeli üzerinde yeniden yaptırılan minarenin yüksekliği 38 m. olup şerefesine kadar 103 basamağı bulunuyordu. Minare, iskeleden çıktığı zaman Tekke Boğazına doğru bir eğrilik   göstermiştir. Bu eğriliğin , boğazın sert rüzgar akıntılarına karşı dayanıklı olması için yapıldığı minareci tarafından ileri sürülmüştür. Fakat kırk yıl sonra, aksi istikametten gelen şiddetli bir fırtına (9/10-XI-1949 gecesi sabaha karşı) minareyi saçak hizasından devirmiştir.
Eskiden kalan bu temel üzerinde, bu minarenin bulunup bulunmadığı belli değildir. Fakat yüzyıllar boyunca böyle büyük ve muhteşem bir ibadethanenin minaresiz bırakılmış olması da akla mülayim gelmemektedir. Cami avlusunun kuzeyinde medrese odaları ile bir de müderris ve müftü dairesi yaptırılmıştır. (Bu dairenin üstüne minare düşmüş ve yarısını yıkmıştır.) Yine bu sırada , avluya bir şadırvan yaptırılmıştır. Sekiz köşeli sekiz sütunludur. Sütunlar arasındaki açıklık, yekpare taştan ve iki armudinin birleşmesinden meydana gelen basık kemerlerle bağlanmıştır. Kemerlerin üst kısmı yontma taşla tamamlanmış olup örtüsü ahşaptır. Şadırvanın tam ortasında ve direkler üzerine konmuş bir feneri bulunmaktadır.

Etrafı taşla örtülü bir su deposu vardır. Şadırvan son devrin basit bir sanat eseridir. (kyn:http://www.erolsasmaz.com/oku=517).

Şehrini Seç