Kula

Yüzölçümü:960 km2 (370,7 mi2)
Nüfus:45,587
Posta Kodu:45170
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45

Kula Manisa ilinin bir ilçesi ve bu ilçenin merkezi olan kasabadır.

Tarihçe

Kula mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile Ege’nin ilçelerinden biridir. Bölgede yapılan kazılarda Katekekaumene (Yanık yöre) sınırı içinde Demir Köprü barajı yakınındaki Divlit’te ilkel insanın ayak izlerine rastlanılmıştır. Bunun yanı sıra yapılan kazılarda M.Ö. 56 yılına ait mermer kabartma ve kitabelerden Kula ve çevresinin önemli bir yerleşim alanı olduğu ortaya çıkmaktadır.

Eski dönemlerde Kula’nın civarında kurulmuş bulunan Meonya (Menye) Mysien ve Lidya arasında bir yerleşim alanı idi ve buradan geçen yol Sardes-Salihli’den başlar ve Menye-Sandal-Gölde üzerinden geçerdi. Kula’daki yerleşim zamanla civarındaki yerleşim alanlarının önemini yitirmesi sonucunda gelişmiştir. Kula’nın ismini burç manasında olan KULE’den almış olduğu belgelerden anlaşılmaktadır.

Kula’nın ismi hakkında pek çok araştırmacı inceleme yaptıkları halde kesin bir sonuca varılamamıştır.Bir söylentiye göre de havası suyu iyi ve şifalı olduğundan zengin bir kişinin hasta olan kızı için buraya bir kule yaptırdığı ve buranın zamanla gelişip bu günkü duruma geldiğinden bahsedilir.

Kula’nın Bizanslıların elinde iken ismi Opsikion’dur.Bunu Kula’nın 20 km batısındaki Maionia (menye) ile beraber bir piskoposluk teşkil etmesinden anlıyoruz. Kula’nın Türkler eline geçmesi 107l Malazgirt savaşından sonra 11. yüzyılın II yarısında 1075-1076 Türkmen aşiretlerinin Kula ve çevresine kadar kısa zamanda yayıldıkları görülmüştür. Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaettin Keykubat zamanında Kula ve çevresi tamamen Türklerin eline geçmiştir. 1233

Kula, Anadolu beylikleri zamanında Germiyanoğulları beyliğine bağlı olan Kula Germiyan beyi Süleyman Şah’ın kızı Devlet Hatun’un 1381 tarihinde Osmanlı padişahı I. Murat’ın oğlu Yıldırım Beyazıt ile evlenmesi sırasında beyliğe ait Kütahya ve civarını çeyiz olarak Osmanlılara vermesi sonucunda Süleyman Şah’ın Kula’ya çekilerek burayı başkent yaptığı ve burada yaşadığı, Süleyman şah zamanında Kula’da imar ve kültürel faaliyetlerin arttığı gözlenmektedir. Bunlar arasında Gürhane medresesi gösterilebilir. Süleyman Şah’ın ölümünden sonra Osmanlıların idaresine giren Kula 1402 yılında Timur tarafından Anadolu Beyliklerinin eski topraklarının kendilerine verilmesi neticesinde Kula Germiyanoğulları beyliğine geçmiş ise de bir müddet sonra Germiyanoğlu beyi Yakup Bey’in 1428 yılında ölümünden sonra Osmanlıların idaresine yeniden geçmiş ve Kütahya İlinin bir kazası olarak Osmanlı idaresine katılmıştır. 1896 yılına kadar Kütahya’ya bağlı kalmış ve bu tarihten sonra Manisa’ya bağlanmıştır.

İlkel Ayak İzleri

Ünlü tarihçi Strabon’un Katakekaumene (Yanık Yöre) adını ver­diği ve 2000 yıl önce yöreyi dolaşarak,Küçük Asya’nın en genç volkan konileri, lav akıntılarının bulunduğu Kula yöresinde; İlkel insan ayak izlerine rastlanılmıştır. İlkel insan ayak izleri yörede 68 kadar bulunan volkan konilerinden biri olan Divlit Tepe konisinin yanında görülmektedir. Burada ilkel insan ayak izlerinin yanında, hayvanların ayak izlerine, ilkel insanların taşıdığı yük izlerine ve ilkel insanların yere otur­ma izlerine de rastlanılmaktadır. Ayak izlerine rastlanan ilkel insan­ların adımların uzunluğu, 75–80 cm kadardır. Fosil ilkel insan ayak izleri, 41-42 ayakkabı numarası büyüklüktedir. İzlerden ikisi, yan yana yürümüş iki ilkel insa-na aittir. Bunlar tepeden aşağıya doğru yürümüşlerdir. Bir de küçük çocuk izi olup, bu da tepeye doğru ters yönde yürü­müştür.İzler oluştuktan sonra, Divlit Tepe yanardağından çıkan ve onların üzerinde bir örtü meydana getirerek korunmalarını sağlayan bazaltik cüruflar; briket imalinde ve inşaat işlerinde kullanılmaktadır.

1968 yılında bu örtü tabakası, cünuflar sahadan dozerle kazılıp alınırken ayak izleri meydana çıkmıştır. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü elemanları, kimi zaman sahadan çıkarılarak yurt dışına müzelere kaçırılan, kimi zamanlar çevredeki köyler tarafından hatıra olarak evlere alınan bu ayak izlerinin sahada uzun süre korunamıyacağını anlayarak, bunlardan yaklaşık 60 tanesini çıkarıp; aynı genel müdürlüğe ait (Tabiat Tarihi Müzesine) taşıyıp, sergilemişlerdir.

İlkel insan ayak izlerinin yakınındaki volkanik lavlardan alınan örneklerin laboratuvarlarda yaş belirleme ölçümlerinde 20.000 yıl yaşlı oldukları belirlenmiştir. Ölçümlerde en çok ± 5.000 yıllık hata payı olduğu gözönüne alındığında, bu izlerin en çok 25.000, en yeni olarak da 15.000 yıllık oldukları ortaya çıkmaktadır. Strabon da Kula yöre­sindeki volkanların 15-16 bin yıl önce indifaa’ya başlamış olduğunu ve 2.000 yıl yanmakta devam ettiğini, bundan 2.000 yıl önceki araştırmaları sonucu bildirmiştir.

Divlit Tepe konisi yakınlarında görülen bu izler bize Katakekaumene (Kula ve çevresinde) sınırları içeriinde Eski Taş Devri ilkel insanlarının yaşadığını göstermektedir. Bu devirde ilkel insanların sürüler halinde mağaralarda, ağaç kovuklarında yaşadığı bilindiğinden Yanık Yöre’nin de bu ortama uygunluğu gözönünde bulundurulursa, bunların ilkel insan topluluklarının yaşama alanı olduğunu söylemek keha­net sayılmasa gerek.

İlkel insan ayak izleri, 3. ve en yeni volkanik devreye ait volkan konilerinden biri olan Divlit Tepe konisinin yakınında bulunmaktadır. Yaklaşık 2.000 yıl önce Divlit Tepe konisi, önce ince taneli kül ve tüfler püskürtmüş ve suskunluk dönemine geçerek sönmüştür. Çevreye saçılan bu ince taneli volkanik ürünler, daha sonra yağan yağmurların etkisiyle kalın bir çamur tabakasına dönüşmüştür. İşte bu esnada bölgede yaşayan ilkel insanlar, çok güzel bir raslantı ile bu çamurlar üze­rinde çıplak ayakla yürümüşlerdir. Kısa bir süre sonra volkan yeniden faaliyete geçmiş ve bu kez püskürttüğü siyah renkli bazaltik cüruflar, çamurlar üzerindeki ayak izlerini örterek, yaklaşık 5-10 metre kalınlıkta bir örtü oluşturmuş ve bu değerli izlerin günümüze kadar korun­malarını sağlamışlardır.

Dünyada ülkemizden başka Fransa’da, İtalya’da ve Macaristan’da olmak üzere 4 yerde ilkel insan fosil ayak izleri bulunmaktadır. Divlit tepe volkan konisi yakınındaki bu değerli ayak izleri korunmak amacıyla Türk Tarih Kurumu, Eski Eserler genel Müdürlüğü tarafından sit alanı ilan edilmiş ve her türlü faaliyet yasaklanmıştır. Yapılan araştırmalar sonucu Antalya, Isparta, 'Samsun, Burdur, Gaziantep yöreleriyle birlikte Kula çevresinde de ilkel insanların yaşadıkları anlaşılmıştır.

Diğer Arkeolojik Eserler

Kula'da yapılan araştırmalar sonucu MÖ 56 yılını belirten mermer kabartmalara ve kitabelere rastlanılmıştır. Bu kabartmalardan birinin üzerinde şunlar yazılıdır:

Güneş Platez'e, Mentlamus'e ve Kral Men'e mahsus bir dua Vücuda getirmiş olan Abdi Memluk «Demas, Jüpiter'in» azamet ve kudretini tanıtmak üzere bu duayı mutavatı emir eder. Mabut «Lunus» veya Men'i tasvir eden, bu kabartmadaki emir SulukttIerin 256 ncı yıl dedikleri tarihe göre MÖ 56 yılını göstermektedir.

MÖ ?. yüzyılda basılmış ve Kula'yı komşu ülkelere tanıttıran birkaç paranın bulunmuş olması yukarıdaki tarihi doğrulamaktadır. Böylelikle Kula'nın MÖ L?. yüzyılda varolduğu anlaşılmaktadır. Eski devirlerde Kula, Meonya (Menye)nın bir bölümü idi. Meonya, Mysien ve Lidya arasında bir yer tutardı. Eski çağlardan beri önemli bir trafik yolu; Sardes, Salihli'den başlar ve Menye-Sandal-Gölde üzerinden geçerek Gediz'e ve ondan sonra da yukarı doğru, bir yandan da Uşak'a doğru giderdi. Başkent Maionia şimdiki Menye yerindeydi. Kula ve çevresinin çok eski bir yerleşim alanı olduğunu ve pek çok tarihi olaylara sahne olduğunu gösterir. Kula'nın Musalca mevkiinde görülen mezar kalıntıları ve tuğla parçaları, burada eski bir Lidya şehrinin varlığını gösteren belirtilerdir.

Kula'ya Otobüs Nakliyatı

İzmir-Ankara E 23 karayolu üzerinde yer alan Kula'ya gitmek için Ankara istikametinden İzmir yönüne giden otobüslere veya İzmir'den Ankara yönüne giden otobüslere binilmesi gerekir. Manisa - Kula 124 km, İzmir - Kula ise 150 km. Manisa'dan Kula'ya gitmek icin Manisa Garajı'ndan 20 dakikada bir kalkan Turgutlu - Salihli otobüsleri veya Manisa-Salihli otobüslerine binmek gerekmekte ve Salihli'de Kula'ya giden minibüslere aktarma yapma gerekmektedir. Salihli-Kula ve Kula-Salihli arasında Kula minibüsleri çalışmakta ve bu minibüsler her 15 dakika da bir işlemektedir.

Manisa müze müdürlüğü yetkililerinin bilgilerine göre tarihi Sardes şehrinden eskilere dayanmaktadır. Bunun delili olarak Manisa müze yetkililerinin bilgilerine dayanılarak yörede çıkan bulgulardan ve mezar taşlarından faydalanılmaktadır.

Ayrıca eski Osmanlı devleti sınırları içindeki, günümüzde Sırbistan' da bulunan bir bölgedeki yerleşim alanı ismini Kula'dan almıştır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Kula,_Manisa)

Kula Resmi Kurum Telefon Numaraları

Kula Kaymakamlığı:0 236 8161001
Kula Belediyesi:0 236 816 70 05 - 06 - 07 - 08
Kula Devlet Hastanesi:( 0236 ) 816 6520
Kula İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0-236-816-11-28
Kula İlçe Emniyet Müdürlüğü: 0.236.8167302
Kula İlçe Jandarma Komutanlığı:(0236) 816 7821
Kula Askerlik Şubesi:(0236) 816 1120
Kula Adalet Sarayı:(0236) 816 2728
Kula Mal Müdürlüğü:0236 816 1845
Kula Vergi Dairesi Müdürlüğü:0236 816 41 71

 

Ahmetli

Yüzölçümü:298 km2 (115,1 mi2)
Nüfus:16,266
Posta Kodu:45450
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45

Ahmetli, Manisa ilinin bir ilçesidir.

9.500 nüfuslu ilçenin halkı geçimini üzüm, pamuk, (kırmızı, tarhanalık, salçalık) biber, domates, tütün ve zeytin üretimi yaparak sağlar. Doğusunda Salihli, batısında Turgutlu bulunur. Ege Bölgesi'nin en verimli üzüm bağlarının Ahmetli ovasında olduğu belirtilmektedir.

İlçede Celal Bayar Üniversitesi'nin bölümleri de bulunmaktadır. İzmir-Ankara asfaltı üzerinde olup ulaşımı kolay bir İlçedir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmetli).

Ahmetli Resmi Kurum Telefon Numaraları

Ahmetli Kaymakamlığı:0 236 768 25 00
Ahmetli Belediyesi:(0236) 768 13 00
Ahmetli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0 236 768 11 22
Ahmetli İlçe Emniyet Müdürlüğü:0 236 768 33 04
Ahmetli Jandarma Komutanlığı:0 236 768 10 27
Ahmetli Mal Müdürlüğü:0236 768 14 94

Akhisar

Yüzöçlümü:1.754 km2 (677,2 mi2)
Nüfus:159,650
Posta Kodu:45200
İl Alan Kodu:0 236
İl Plaka Kodu:45

Akhisar, Türkiye Cumhuriyeti'nin Ege Bölgesi'nde bulunan Manisa ili'ne bağlı bir ilçedir. Manisa ilinin kuzeybatısında bulunan ilçenin yüzölçümü 1754 km²dir.

İdari Yapı

İlçeye bağlı 9 kasaba ve 86 köy bulunmaktadır. İlçe merkezinde 14, kasabalarda 20 olmak üzere 34 mahalle muhtarlığı vardır. Akhisar'da kaymakamlık ve Bakanlıkların Taşra teşkilatı olan İlçe Müdürlüklerinin tamamı ve İlçe Özel İdare Müdürlüğü'de bulunmaktadır. İlçede Orman İşletme Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü, Meteoroloji İstasyon Müdürlüğü, Askerlik Şubesi Başkanlığı gibi çevre yerleşim birimlerine de hizmet veren bölge veya işletme düzeyinde teşkilatlanan birimlerde bulunmaktadır. İlçe adli yönden ağır ceza merkezidir ve şehirde A3 Tipi Kapalı/Açık Ceza İnfaz Kurumu[3] bulunmaktadır. Akhisar'da biri aktif olarak kullanılmak üzere 2 adet Askeri Havalimanı bulunmaktır. Kentteki Garnizon Komutanlığı ise Albay düzeyindeki Hava Meydan Komutanı tarafından yönetilmektedir. Akhisar Hava Meydan Komutanlığı lojistik amaçlı bir havalimanıdır. Albay düzeyindeki komuta kademesi ile birlikte ağırlıklı olarak teknik personel olmak üzere 500 civarında askeri personel, er ve erbaş görev yapmaktadır.

Ulaşım

Akhisar, İzmir Limanına 92 km, Adnan Menderes Havalimanı’na 110 km uzaklıktadır. Kent İstanbul-İzmir karayolu üzerinde İzmir'den 80, Bandırma'dan 190, İstanbul'dan da 470 kilometre mesafededir. Aynı zamanda Bandırma-İzmir ve Ankara-İzmir demiryolları üzerindedir. Akhisar çevresindeki ilçeleri birbirine bağlayarak bölgede kavşak konumundadır.

Tarihçe

Akhisar'ın tarihi MÖ 3000'li yıllarda İskitler ile birlikte akınlar gerçekleştiren Amazonlar'ın bir kolu Lidya'ya kadar uzanıyordu. Akhisar da bu güzergahtaki karargahlardan biri olmuştur. Akhisar M.Ö. 24 yılında büyük bir deprem sonucu yıkılana kadar Amazon komutanlarından Thyateira'nnn adıyla anılmaktaydı. Thyateira kuruluşundan sonra Helen Rumları tarafından Pelopia, Polonya, Ohipko, Semiramis gibi isimlerle anıldı. Akhisar, tarih boyunca Hititler, Akadlar, Lidyalılar, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Saruhanlılar ve Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetiminde kalmıştır. Lidyalılar döneminde önemli bir konuma sahip olan Akhisar, Senatosuyla, kalabalık ve zengin nüfusuyla dönemin en önemli şehirleri arasında yer almıştır. Bizans İmparatoru I. Konstantin tarafından Gölmarmara'ya sürülen Tyeder, Akhisar'a beyaz taşlardan bir kale inşa ettirmiştir. Bu kalenin inşasının ardından şehirin ismi Beyaz Kale anlamına gelen Aspro Kastro oldu. Kent 1307 yılında Saruhanoğulları Beyliği hakimiyetine girince Akhisar adını almıştır.[2] Akhisar'ın I. Dünya Savaşı öncesi nüfusu yaklaşık 12.000 kişidir ve bu nüfusun yaklaşık %75'ini Türkler oluştururken geri kalan %25'lik dilimin büyük çoğunluğu Rumlar ve Ermeniler oluşturdu.

Turizm

Akhisar Eski Devlet Hastanesi’nin bulunduğu bölgede, İ.Ö. 3 binli yıllarından kalma mezar ve çanak çömlekler ile kayda değer antik eserler bulunmuştur. Thyateira bugünkü modern kentin altında kalmıştır. Çeşitli araştırma ve kazılarda eski kent yapısı ile ilgili kalıntılar bulunmuştur. Bunların en önemlisi kent merkezinde bulunan Tepe Mezarı kazısı sonrası bulunan kalıntılardır. Çeşitli yıllarda yapılan kazılarda burada bir sütunlu yol ile asbisli kolosal yapı ortaya çıkarılmıştır. Öğretmen Evi ve Vergi Dairesi Kazılarından sonra Tepe Mezarından çıkan sütunlu yol, Thyateira akropolü olan eski hastanenin bulunduğu tepeciğe gitmektedir. Tepe Mezarındaki Asbistli yapı kuzey-güney yönünde uzanmakta olup uzunluğu 43 metreyi bulmaktadır. Yapının mimari tekniği İ.S.4.yüzyılı belirtmekte olup dini bir yapı olduğu düşünülmektedir. Bunun dışında Ulu Camii, Paşa Camii, Şeyhisa Camii ve Yeni Gülruh Camii ile Hashoca Mahallesindeki Türkiye’nin ilk kütüphanelerinden olan Zeynelzade Kütüphanesi şehirdeki tarihi ve turistlik yerlerdendir. Akhisarın yakın çevresinde ise Khliara (Kırkağaç), Kalamos (Gelenbe), Yortan (Bostancı) Höyüğü, Nakrasa (İlyaslar), Apollonis (Mecidiye), Hierokemo (Beyoba) gibi yerler de Akhisar çevresindeki diğer tarihi bölgelerdir. Akhisar'da 1 adet de Arkeoloji Ve Etnografya müzesi bulunmaktadır.

Uluslararası İlişkiler

Kardeş kentler

Belçika Antwerp, Belçika
Peru Lima, Peru
Nijer Maradi, Nijer
İsviçre Lozan, İsviçre
Kamerun Douala, Kamerun
Umman Maskat, Umman
Portekiz Porto, Portekiz
Moldova Kişinev, Moldova
Makedonya Cumhuriyeti Gostivar, Makedonya
Karadağ Rozaje, Karadağ(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Akhisar)

Akhisar Resmi Kurum Telefon Numaraları

Akhisar Kaymakamlığı:0236 412 29 60
Akhisar Belediyesi: 0236 413 5991
Akhisar Devlet Hastanesi:0236 413 91 91
Akhisar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0236) 412 2930
Akhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü:(0236) 413 2200
Akhisar Adalet Sarayı:0 236 414 20 04 (6 hat)
Akhisar İlçe Jandarma Komutanlığı: (0236) 415 02 44
Akhisar Askerlik Şubesi:(0236) 413 7755
Akhisar Mal Müdürlüğü:(236) 231 37 20


 

 

Alaşehir

Yüzölçümü:977 km2 (377,2 mi2)
Nüfus:99,504
Posta Kodu:45600
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45

Alaşehir, Manisa ilinin bir ilçesi.

Coğrafya

Alaşehir, İç Ege Bölgesinde, Batı Anadolu'daki doğu-batı yönlü ovalardan biri olan Gediz ovasının doğu kesiminde bulunmaktadır. Yüzölçümü 977 km².dir.

Alaşehir ilçe merkezi 28 derece 31 dakika 38 saniye doğu boylamı, 38 derece 21 dakika 41 saniye kuzey enlemi üzerinde bulunmaktadır

İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 189 metredir.

Yeryüzü Şekilleri

İlçe, Alaşehir çayının da içinden aktığı bir grabenden ve bunu güneyden ve kuzeyden sınırlayan oldukça yüksek plato ve dağlardan ibarettir. İlçenin coğrafi alanı içerisinde dört önemli jeomorfolojik ünite bulunmaktadır. Bu jeomorfolojik üniteler güneydeki Bozdağlar kütlesi, kuzeyindeki Uysal dağları kütlesi ve bu iki dağ kütlesi arasındaki Alaşehir ovası ve güneydoğusundaki engebeli Uluderbent çayı vadisidir.

Bozdağların ortalama yükseltisi 1000–1100 m kadar olan plato yüzeyleri üzerinde bazı yerlerde yükseltisi 2000 m'yi aşan doğudan batıya doğru Dindarlı Dağları (1040 m), Çaldağı (1430 m), Karaöküz Dağı (1396 m), Hacıalikarlığı (1839 m), Gözlüğbaba Dağı (1879 m), Çulha Dağı (1555 m), Karadağ (1400 m) ve Kartal Tepe (2070 m) gibi yüksek doruklar bulunmaktadır. Genel olarak 1000 m yükseklikte bulunan kuzeydeki dağlık kütleyi ise, doğudan batıya doğru sırasıyla Uysal Dağları (1311 m), Umurbaba Dağı (1555 m), Karadağ (1108 m) ve Kaysan Tepe (1135 m) oluşturmaktadır.

Gediz Nehrinin bir kolu olan Alaşehir Çayı'nın içinden aktığı Alaşehir Ovası, doğuda Kocaçay'ın dar bir yarma vadiden çıkıp ovaya dahil olduğu kesimden başlamakta, Alaşehir çayının Gediz nehrine kavuştuğu Salihli ovasına kadar devam etmektedir. 8 ilâ 15 km genişliğindeki ova verimli topraklara sahiptir. Alaşehir çayının kuzeyden güneye doğru akan önemli bir deresi olmamasına karşın güneyde Alaşehir Derbendi, Buldan Derbendi, Sarıkızçayı, Zeytin Çayı, Avra Çayı, Şahyar Deresi, Alkan Çayı, Kurudere, Değirmendere ve Göbekli Deresi gibi güneyden kuzeye doğru akan dereleri vardır.

Gediz grabeninin doğu bölümünü oluşturan Alaşehir çayı vadisi, Batı Anadolu Fay kuşağı içerisinde deprem riskinin yüksek olduğu bir sahadır. Kandilli Rasathanesi kayıtlarına göre 28 Mart 1969 tarihinde 6.5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş; bu depremde 68 kişi ölmüş, 4651 konutta yıkılmış veya çok ağır hasar görmüştür.

İklim

İlçede Akdeniz ikliminden karasal iklime geçiş özelliği gösteren bir iklim egemendir. Genel olarak ılıman bir iklimin geçtiği Alaşehir’de yaz ayları oldukça sıcak ve kurak geçer. Yazın bölgede sıcaklığın 40 dereceye kadar çıktığı görülür. Kışın yıllık yağış ortalaması 500 mm3 olup, yağışların büyük bir kısmı kış aylarında düşer.

Ekonomi

İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, sanayiye dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, üzüm başta olmak üzere, tütün, pamuk, tahıl, armut ve zeytin yetiştirilir. Hayvancılıkta sığır ve koyun yetiştirilir. İlçede ayrıca 60 üzüm ihracatı yapan firma, 40 üzüm işletmesi, Tariş Üzüm Entegre Tesisleri ve Suma Fabrikası ile Sarıkız Maden Suyu Fabrikası bulunmaktadır...

Tarihi

Bergama dönemi


Philadelphia veya Filadelfiya ismi Türkçede, ‘kardeş sevgisi' anlamına gelir. Philadelphia'nın kuruluşu Attaloslar Kralı Attalos II'ye dayanır. MÖ 159 yılından başlayarak başkent Bergama Krallığı'nın yönetimine geçen II. Attalos, kurduğu şehirlerle ve kültüre verdiği destekle ün yapmıştır. Turizm şehri Antalya da II. Attalos tarafından kurulmuştur ve Attaleia (Tr. "Attalos şehri") denilmiştir. Attalos kendisinden önceki kral olan ağabeyi Eumenes'i çok seviyordu. II. Attalos bu sebepten "kardeşini seven" diye çevrilebilen "Philadelphus" lakabıyla bilinirdi. Philadelphia şehrinin madeni paraları da birbirine tıpatıp benzeyen bu iki kardeşin görüntüsünü taşır. Onların birbirlerine duydukları kardeş sevgisi de yeni kurulmuş olan şehrin adında ifadesini bulmuştur.

William Barclay'a göre bu yeni yerleşimin amacı, bir Grek kültür merkezi olarak komşuları Misya, Lidya ve Frigya'yı etkilemekti. Bu konuda öylesi bir başarı sağlandı ki, Lidya halkı MÖ 19'da yalnızca Grekçe konuşmaya hatta kendilerini Grek hissetmeye başladılar. Bununla Philadelphia kenti, Yunan edebiyatının ve biliminin barışçı bir şeklide yayılmasının başlangıç noktası oldu. Zaman içersinde genişleyen Roma egemenliği ile birlikte şehir bir Roma şehir haline dönüştü. Constantine'nin hükümdarlığı yeni bir başkent kurarak kendi adını verdiği Constantinepois'e taşıyarak Roma'yı ikiye ayırmasının ardından Doğru Roma İmparatorluğunun kadim kentlerinden birisi olan şehir, 1451 yılında Osmanlı tarafından feth edilene değin Bizans'ın Anadolu üzerindeki en son kalesi olma özelliğini korudu. Fatih Sultan Mehmet sadece 2 yıl sonra Konstantinopolis'i fethederek tarihe geçti.

Roma dönemi


Bugün Alaşehir adıyla bilinen Filadelfiya (Philadelphia), Sart'ın yaklaşık 50 km kadar güneydoğusunda, Gediz grabenininde geniş bir ovanın güney yamacında kuruluydu. Hem iklim yönünden, hem de güneyinde ve kuzeyinde bulunan dağlardan (horst) ovaya inen alüvyon toprakları sayesinde çok verimli bir araziye sahipti. Bu yüzdendir ki Alaşehir antik dönemden bugüne kadar bağcılıkla ün kazanmıştır. Öte yandan yörenin bu yapısı büyük tehlikeleri de içeriyordu. Filadelfiya'daki deprem izleri başka yörelere göre daha yoğundu. M.S. 17'de Sart'ın yanı sıra on kenti yıkan korkunç depremin sarsıntıları başka yerlerde sona ererken, Filadelfiya'da yıllar sonra dahi hissedilmeye devam etti. MÖ 63 yılında Amasya'da doğan ünlü coğrafyacı Strobo Filadelfiya'ya "deprem şehri" lakabını vermişti. Gerçekten de Filadelfiya'da hemen her gün artçı şoklar hissediliyordu. Şehir halkının büyük bir kesimi yeni sarsıntılardan ve yıkıntı taşlarından korktukları için açık arazide çadırlarda kalmayı tercih ediyordu.

Korkunç depremden sonra Roma imparatoru Tiberius, Sart'a yaptığı yardım gibi Filadelfiya'ya da yardım etti, şehir halkı onun onuruna şehrin adını "Kayser'in yeni şehri" anlamında Neocaesaria olarak değiştirdi. Yıllar sonra imparator Vespusyan Flavius'un döneminde tekrar isim değişikliği oldu. Bugünkü Alaşehir bir süre için Filavya adını taşıdı.

Bizans dönemi


Bizans döneminde önemli bir askeri üs olan kent, bir süre Arap saldırılarına uğramıştır. Zaman içerisinde yaşanan depremlerle kentteki yapılar hasar görmüştür.

Selçuklu dönemi


Malazgirt Savaşı (1071) sonrasında yöreye gelen bazı Türkmen boyları buraya yerleşmiştir. Alaşehir, Selçuklular ile Bizanslılar arasında sık sık el değiştirmiştir. Kentin adı Osmanlılar döneminde Yildırım Beyazit tarafından Alaşehir olarak adlandırılmıştır.

Anadolu Beylikleri dönemi


Aydınoğulları Beyliğinin himayesi altında kalmıştır. başkent sınırları içerisindedir.

Osmanlı dönemi


Yıldırım Beyazıt tarafından 1391'de Osmanlı topraklarına katılmıştır. İsmini Yıldırım Beyazıt döneminde almıştır. Timur istilasından sonra yaşanan Fetret Devri sürecinde, 1402'de yeniden Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. 19. yüzyılda Aydın Vilayeti'nin Saruhan Sancak'ına bağlı bir kasaba olan Alaşehir, Cumhuriyetin İlanı'na kadar Aydın İli Manisa Sancağına bağlı kalmıştır.

Kurtuluş Savaşı dönemi


I. Dünya Savaşı'ndan sonra Mondros Mütarekesi’ne dayanılarak başlatılan Ege’deki Yunan işgaline karşı direnişi örgütlemek amacıyla, Erzurum Kongresi’nden kısa bir süre sonra Alaşehir Kongresi (16 –25 Ağustos 1919) yapılmıştır. Bu kongrenin toplanmasına Balıkesir eski Mutasarrıfı Hacı Muhittin Bey’in önemli katkıları olmuştur. Bu kongrenin Erzurum ve Sivas Kongrelerinden farkı, sivil memurlar ve yerel eşrafın önderliğinde toplanmasıdır. Bu kongre ile Alaşehir'in Anadolu’da Kuvva-yı Milliye’nin örgütlenmesinde katkısı olmuştur.

15 Mayıs 1919'da İzmir'e giren Yunan ordusu 24 Haziran 1920'de Alaşehir'e varmış, 5 Eylül 1922 tarihinde Türk ordusu tarafından geri alınmıştır. Milli Mücadele'de işgalci Yunanlara karşı baş kaldıran ve bu amaçla milis teşkilatları kurarak direnen ilk şehirlerimizden birisi Alaşehir‘dir .

Türkiye Cumhuriyeti dönemi


Cumhuriyetin ilanından sonra Manisa iline bağlı ilçe konumunu sürdürmüştür.

Alaşehir'den günümüze gelebilen tarihi eserler arasında ; Philadephia (Aziz Yuhanna) Kilisesi, Yıldırım Beyazıt Camisi, Şeyh Sinan Camisi ve Türbesi, Güdük Minare Camisi, Yağhane Camisi,Kadı Şeyh Camisi ve Türbesi, Rahmanlı Dede (Tepeköy köyünde), bulunmaktadır.

Kültür

Sultaniye üzümünün yetiştiği nadir bölgelerden biridir , yemek kültürü gelişmiştir, Ege Bölgesi olduğu için genelde zeytinyağlı ve hafif yemekler yenilir. Ayrıca Kapaması da meşhurdur.İncilde adı geçen yedi kilisenin yedisi de bugünkü Türkiye toprakları içindedir. Filadelfiya Kilisesi de bunlardan biridir.

Alaşehir Pergamon Kralı II. Attalos (MÖ 150-138) tarafından kurulmuş olup, o dönemdeki ismi Filadelfiya'dır. Bergama Krallığı zamanında önemli bir kent olan Filadelfiya, Roma döneminde de önemini korumuştur. Roma döneminde daha da gelişen kent M.S. 40 yıllarında Hıristiyanlığın yaygınlaşması ile birlikte Pavlus'un müritlerinin toplandığı bir yer olmuştur. Filadelfiya Kilisesi, Pavlus döneminde kurulmuştur.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Ala%C5%9Fehir)

Alaşehir Resmi Kurum Telefon Numaraları

Alaşehir Kaymakamlığı:(0236) 653 1001
Alaşehir Belediyesi:0 236 653 14 08
Alaşehir Devlet Hastanesi:(0236) 653 1065
Alaşehir Adalet Sarayı:0 236 653 1555
Alaşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0236) 653 1032
Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü:(0236) 653 3458
Alaşehir İlçe Jandarma Komutanlığı:(0236) 653 1096
Alaşehir Askerlik Şubesi:(0236) 653 1139
Alaşehir Vergi Dairesi:(0236) 653 1967

Demirci

Yüzölçümü:1.233 km2 (476,1 mi2)
Nüfus:43,628
Posta Kodu:45900
İl Alan Kodu: 0 236
İl Plaka Kodu:45

Demirci, Manisa'nın ilçelerinden birisidir.

Tarih

İlçenin merkezi, eski çağlarda Lydia Bölgesi ile Misis Bölgesi arasında doğal sınır olarak kabul edilen Demirci Dağı'nın batı eteklerinde kurulmuştur. Yontma Taş, Cilalı Taş, Bakır ve Tunç devirlerini yaşamış yerleşim alanıdır.

Hitit, Frigo, Lidya, Pers, İskender, Bergama, Roma'nın ikiye ayrılmasından sonra Bizans (Doğu Roma) egemenliklerini tanıyan, yeni yerleşimlerle gelişen ilçe, Anadolu Beylikleri döneminde Türk egemenliği altına girmiştir. Bütün Anadolu'nun Türkleşmeye başladığı bir sırada, Batı Anadolu'ya bir uçbeyi olarak atanan Saruhanoğulları Gaza ve Cihad geleneği ve fethedilen yerlerin fethedenlere yurt olarak verilmesi geleneği içinde, Demirci ve çevresi 1310 yılından sonra Karesi egemenliğine girmiştir.

Karesioğullarının Osmanlı'ya bağlanmasından sonra Yıldırım Beyazıt, Saruhanoğlu Hızır Şah'a Demirci, Adala, Gördes, Kayacık ve Kemaliye taraflarının yönetimini bırakmıştır. Hızır Şah döneminde Demirci, İcikler, Borlu ve çevre köylerinde birçok vakıf yapılmıştır. Kültürel yatırımlar gerçekleşmiştir.

Osmanlı belgeleri Hızır Şah'ın adından da çok söz etmektedir. 141O'da Hızır Şah'ın öldürülmesiyle Devlet Han'ın oğlu Yakup Bey, Demirci'de hüküm sürmüştür. Saruhanoğulları'nın hâkimiyetinin 1412'de sona ermesi sonucu o tarihten 1920 tarihine kadar, yani Yunan işgaline kadar Osmanlı egemenliğinde kalan Demirci, Saruhan Sancağı'na bağlı olarak 1595 yılına dek veliaht şehzadelerin yönetimi altında bulunmuş bir kaza merkeziydi.

Kadılık idaresi 1754 yılına kadar sürmüş, o tarihten sonra Demirci, ayanların eline geçmiştir. Voyvoda Kocabaşı ile başlayan ayanlık yönetimi, Demirci'de belediye yönetimi kurulana kadar devam etmiştir.

Demirci, Kurtuluş Savaşı yıllarında sürekli işgal altında kalamamış ve özellikle Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem’in örgütlediği akıncılarla Yunanlara karşı başarılı bir direniş gösterilmiştir. Demirci, Kurtuluş Savaşı'nın en sıkıntılı günlerinde ümit ışığının parıldamasına neden olmuştur. Demirci zaferinin kazanılması; Bursa'nın Yunan işgali altına düştüğü, bu yüzden TBMM'nin heyecanla çalkalandığı ve bazı üyelerinin kendilerini tutamayarak ağladığı, Bursa Komutanı Bekir Sami Bey'in ve Alaşehir Havalisi Komutanı Aşir Bey'in görevlerinden alındığı bir dönemde bu olayların yatışmasına sebep olmuştur.

Coğrafya

İlçe, Ege Bölgesinin iç batı Anadolu bölümünde yer alır. İl merkezine 165 km. uzaklığı nedeniyle diğer ilçelere nazaran en uzak ilçe konumundadır.

Doğu ve kuzeydoğusunda Kütahya, kuzeyinde Balıkesir ili ile sınır teşkil eder ve güneyinde Manisa ilçelerinden Selendi, Kula, batısında ise Gördes ile kısmen de Köprübaşı ilçeleri ile çevrili bir konuma sahiptir.

Kapalı havza konumunda olan ilçe; Simav Dağları ve 1475 m. yükseklikteki Akçakertik Sırtı, 1487 m: yükseklikteki Türkmen Dağı, 1535m. yükseklikteki Asi Tepesi bulunmaktadır.

Demirci Simav Dağlarında Damcık, Ziyaret Tepe 1795 m. yüksekliktedir. İlçede kuzeyden güneye akmakta olan Demirci Çayı bulunmaktadır. İlke çayının kollarını ise Asi Tepesi dağının güney ve doğusuna düşen sahalarda sırayla Gümele Deresi, Değirmen Dere ve Iklıkçı Derelerinin birleşmesiyle Alaağaç Deresi ve nihayet daha doğuda Minnetler deresi oluşturmaktadır.

Bir Manisa ilçesi olmasına rağmen kültürel yapısı Kütahya'ya daha yakın durmaktadır. Zaten, Demirci ilçe merkezi Kütahya il sınırına 20 km. uzaklıktadır.

Bu nüfus Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin kurulmasıyla 20.000'in üzerine çıkmıştır. Öğrenci sayısının fazlalığı ilçeye hem sosyolojik hem de ekonomik bir katkı sağlar.

İlçenin 96 köyü bulunmaktadır. Köyleri ile beraber 1.233 km² alana sahiptir. Demirci halıları diğer bir manisa ilçesi olan Gördes'in halıları gibi meşhurdur. Dağlık bir bölge olmasından ve ulaşım sıkıntıları yüzünden yıllardır bir türlü büyük bir gelişme gösterememiştir. Celal Bayar Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin kurulmasıyla gözle görülür bir gelişme gösterdiği de bir gerçektir.

Ekonomi

Başlıca geçim kaynakları az miktarda hayvancılık ve tarımdır. Tütün, üzüm, kiraz, zeytin ve elma başlıca tarım ürünleridir. Bunun dışında, öğrenciler ekonomiyi oldukça olumlu yönde etkiler. Ayrıca, dünyaca ünlü halı fabrikalarıyla da ekonomiye büyük katkıda bulunur.

Son yıllardaki en büyük geçim kaynaklarından birisi de yün cami halısı üretimidir. Dünyanın her kıtasında Demirci'de üretilen yün cami halılarına rastlamak mümkündür. İhracat kaydı ile yapılan satışlar, Demirci'ye giren döviz miktarında da çok önemli bir artış olmasını sağlamıştır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Demirci)

Demirci Resmi Kurum Telefon Numaraları

Demirci Kaymakamlığı:0 236 462 13 01
Demirci Belediyesi:0.236.4621322-23
Demirci Devlet Hastanesi:0 236 462 13 08
Demirci İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0236) 462 1310
Demirci İlçe Emniyet Müdürlüğü:(0236) 462 1311
Demirci Adalet Sarayı:(0236) 462 0200
Demirci İlçe Jandarma Komutanlığı:(0236) 462 3550
Demirci Askerlik Şubesi:(0236) 462 1552
Demirci Mal Müdürlüğü:02364625347
Demirci Vergi Dairesi:0236 462 2370

Gölmarmara

Yüzölçümü:288 km²
Nüfus:15,449
Posta Kodu:45550
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45P

Gölmarmara: Manisa ilinin bir ilçesidir.

Gölmarmara. Manisa ilinin en küçük ilçelerinden biridir.İsmini 12 Kilometre yakınında bulunan ve lezzet bakımından eşsiz Sazan balığıyla Türkiye'de ün yapan Marmara Gölü'nden alan Gölmarmara Ege Bölgesi'nin Kuzey Batısı'nda yer alır. İlçemizin Batısında Saruhanlı ve Manisa Kuzeyinde Akhisar ve Gördes,Güney doğusunda Salihli Güney batısında Ahmetli ve Turgutlu ile sınırlanmıştır. Yüzölçümü 226 kilometre karedir. Marmara Dağı'nın eteğinde kurulsa da zamanla düzlük alanlara da yerleşim yapılmıştır.

Marmara Gölü

Marmara gölü Gölmarmara ile Salihli arasındadır. Teknoteknik kökenli bir oluk üzerinde oluşmuş, Alüviyal bir set gölüdür. Gölün bulunduğu oluk Gediz Depresyonuna bağlanan bir çukurluktur. Kuzeybatıdan Güney doğuya doğru uzanan fayların sınırlandırdığı bu alanda, Menderes masifinin formasyonları ve alüvyonlar yaygındır. Marmara gölü doğal bir set gölü olmasına rağmen,yapay kanalları vasıtasıyla baraj gölü fonksiyonu kazanmış bir göldür. Göle bağlanan kanallar kış aylarında önemli miktarda suyun depolanmasını sağlarken, gölden tarım alanlarına yönelmiş olan kanallarda yaz aylarında sulamaya katılmaktadır. Marmara Gölüne Gediz ırmağından su aktarılmaya başlanmıştır.Gölün sulak alan olarak önemi artmaktadır.Marmara Gölünün bulunduğu sahada Paleozoik yaşlı araziler yaygındır.Bunlar şist ve mermerlerden oluşan fomasyonlardır.Gölün Kuzey batısındaki tepelerde vaktiyle işletilen mermer ocakları şimdi terkedilmiştir.Evliya Çelebinin Mermere (Mermercik) diye bahsettiği Gölmarmara adı bu ocaklardan almıştır. Gölmarmara’nın yanıbaşındaki bu tepeye ‘Marmara dağı’ adı verilmiştir. Marmara Gölünün drenaj alanının 1780 kilometrekare olmasına karşılık kurak iklim koşullarının etkisi altındadır.

Gölmarmara yarı nemli ve park görünümlü kuru orman vejetasyonu (Bitki örtüsü) olarak çıkmaktadır. Marmara Gölüne su toplama alanındaki yazın kuruyan küçük derelerden ve Akpınar kaynaklarından su gelmektedir.Kurak geçen yıllarda göl seviyesi düşerken,nemli geçen yıllarda yükselmektedir

Sanayi Ve Ticaret

Bunun için sebze ve meyve alıp satan tüccarların uğrak yeridir. Yaz döneminde özellikle Kavun, karpuz, sanayi tipi domates, sofralık domates, sanayi tipi kırmızı biber, yeşil biber, üzüm hasadı yoğun olarak yapılırken, son dönemlerde mısır ekimi de önemli bir alan kapsamaktadır, bu dönemde ilçenin kır kesimlerinde zeytin önemli bir ekim alanını oluşturmakla birlikte, tütün işletmeciliği de devam etmektedir. Kış ayında ise lahana, brokoli, karnıbahar v.b. ürünler başta olmak üzere birçok ürünü rahatlıkla tüccarlar bulabilir. Yaz ayında bakımı yapılan zeytin ise bu dönemde hasat edilerek kuyularda sofralık olarak basılır veya zeytin yağı üretimi yapılır. Zeytin yağı asit oranı bakımından türkiye nin en kaliteli zeytin yağları arasındadır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6lmarmara)

Gölmarmara Resmi Kurum Telefon Numaraları

Gölmarmara Kaymakamlığı:0 236 515 10 10
Gölmarmara Belediyesi: (0236) 515 10 06
Gölmarmara Devlet Hastanesi:(0236) 515 10 25
Gölmarmara Adalet Sarayı:(0236) 515 2650
Gölmarmara İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0 236 515 17 87
Gölmarmara İlçe Emniyet Müdürlüğü: (0236) 515 3097
Gölmarmara İlçe Jandarma Komutanlığı:(0236) 515 1370
Gölmarmara Askerlik Şubesi:0236 413 77 55
Gölmarmara Mal Müdürlüğü:515 11 59515 13 79

Gördes

Yüzölçümü:947 km²
Nüfus:30,341
Posta Kodu:45750
İl Alan Kodu:547
İl Plaka Kodu:45

Gördes, Manisa iline bağlı bir ilçedir.

Tarihçe

Gördes ilçesinin ne zaman kurulduğu ve ilçenin nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. İlk çağlardan bu yana önemli bir yerleşim bölgesi üzerinde bulunan Gördes, Şarl Leksiyon'un 1842 tarihinde yazdığı "Küçük Asya" adlı kitapta iyonluların Atina kralı Kadüz'ün oğlu tarafından kurulduğu yazılmaktadır.

İlk çağlarda Gördes'e Anadolu’nun birçok yerleşim yerlerinde isim olarak kullanılan "Gördes" denilmekteydi. Bugünkü Gördes Lidya'da bir şehir olup, daha sonraki devirlerde " Julia Gordes" adını almıştır.

Gördes ismi yabancı kaynaklarda Guerdez olarak geçer. Evliya Çelebi Gördes'ten "Gördes şehri Köritöz" olarak söz eder. Halk arasında ise, bölgeye ilk yerleşen "Kördost" adlı göçebelerin adının zamanla Gördes'e dönüştüğü ve bölgenin isminin buradan geldiği anlatılmaktadır.

Gördes, sırasıyla Persler, Makedonyalılar, Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluklarının egemenliklerinde kalmış; 1071 Malazgirt Savaşı'ndan kısa bir süre sonra Türklerin eline geçmiştir. Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra Karesi Beyliği'nin sınırları içinde kalmıştır. 1641 yılında Gördes'ten geçen Evliya Çelebi'nin belirttiği gibi; Büyük İskender tarihinden sonra Yankoa Kralının Veledi Nakeplerinden Köritöz adlı kral'ın elinden Saruhanoğlu Yakuphan tarafından fethedilmiştir. Bedesti Ulaş Bey'e daha sonra Yakup Şah'ın Kızının nikahı sonrasında çeyiz yoluyla Yıldırım Bayezid'ın eline, dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.

Gördes Kurtuluş Savaşı sıralarında sürekli savaş sahası olmuş ve ilk defa 15 Temmuz 1920'de Yunan kuvvetleri tarafından istila edildikten sonra, 14 ay kadar Yunan işgalinde kalmış ve 5 Eylül 1922'de kurtarılmıştır. Kurtuluş Savaşı tarihinde adından en çok söz edilen kişilerde Gördes kızı Makbule hanım (Şehit Makbule Hanım) ile Ege'de Kuva-yı Milliye Teşkilatını kuran Hacı Ethem Büke Gördes'in yetiştirdiği iki önemli isimdir.

Kurulum Safhaları

23 Ocak 1940 tarihinde eski (aşağı) Gördes'te şiddetli bir toprak kayması olmuş, yabancı uzmanlarca yapılan çalışmalar sonucu 1948 yılında bugünkü yerleşim, yeni ilçenin kurulması çalışmalarına başlanmış ve şehir 1948 yılında yeni yerleşim yerine taşınmıştır.

Gördes’in yeni yerleşim yerine nakli ile ilgili olarak 9 Ocak 1950 tarihli 5511 sayılı, 6 Haziran 1952 tarihli ve 5948 sayılı yasalar çıkarılmıştır. (Her iki yasa 27 Ekim 1988 tarih ve 3488 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.) Yapım çalışmaları kademe kademe sürdürülmüş, en son 101 evler yapılarak 1966 yılında sonuçlandırılmıştır.

Coğrafi Durumu

Gördes İlçesi, Ege Bölgesi'nin İçbatı Anadolu Bölümü'nde 38° 55' kuzey enlemi, 28° 18' doğu boylamı üzerindedir. İlçe Ege Bölgesinde, Manisa iline bağlı olup, Manisa'nın Kuzey-Doğusuna düşmektedir. İlçenin doğusunda Demirci ve Köprübaşı, güneyinde Salihli, Batısında Akhisar ve Kuzeyinde ise Balıkesir iline bağlı Sındırgı ilçeleriyle komşudur.

Gördes, deniz seviyesinden 680 Metre yüksekliktedir. İlçe toprakları küçük akarsu vadileriyle yarılmış bir yayla görünümündedir. İlçenin yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlı bir iklimi vardır. Yıllık yağış ortalaması 500 – 700 m³ arasında değişmektedir. Ortalama sıcaklık 11 - 13 c° dir. Ormanlık alanları ilçemizin toplam alanında %45 gibi önemli bir yer tutmaktadır. En önemli akarsuyu Gördes (Kum çayı) deresidir.

Sosyal Durumu

İlçe merkezinde 8 mahalle toplam 3500 civarında konut vardır. Konutlar genelde tek katlı ve bahçeli olup, tek tip yapı tarzı hakimdir. Bu konutların büyük çoğunluğu Gördes ilçesinin yeni yerleşim yerine nakli safhasında yapıldığı için tek tip konut yapımına egemen olmuştur. Ancak son yıllarda çok katlı binalarda yapılmaya başlanmıştır

Ekonomik Yapı

Gördes ilçesinin sosyal yaşantısı ile iş ve çalışma hayatı komşu ilçeler ile bağlantılıdır. İlçenin en temel kaynağı tütüncülük, haşhaş üretimidir. Bunların dışında buğday, arpa yetiştirilmektedir. Son yıllarda kiraz üretimi, çilek üretimi ve yayla bağcılığı çalışmaları ve belli bölgelerinde de patates, bezelye, domates ve salatalık üretimi yapılmaktadır.

Zeytinciliğin geliştirilmesi için zeytin ağacı dikimine de başlanmıştır.

Madencilik

M.T.A Ege Bölgesi Maden Envanteri’ne göre yörede kömür, kaolen, nikel-demir, titan, zeolit yatakları mevcuttur. Ayrıca feldspat, mermer, disten, kalsedon, krom, kuvarsit, bor tuzları yöredeki madenler arasındadır.

Kalemoğlu ve civarındaki kömür yatakları : Kapalı işletmeye müsait olup, açık işletmeye ekonomik yönden uygun değildir. Kapalı işletmelerden şimdiye kadar en kalın damar 2,8 m. (ortalama 1 m.) tespit edilmiştir. Kömür damarlarında sık sık faylanmalar neticesinde kesintiler görülmekte ve killi ardalanmalar yer almaktadır. Ortalama derinlik 45 m.’dir. Kalemoğlu yatağının muhtemel + mümkün rezervi 1.350.000 ton tespit edilmiştir. kaynak:1- M.T.A Ege Bölgesi Maden Envanteri

Zeolit: Kıranköy, Oğulduruk, Kuşluk, Akdere, Arkatlı Damları, Güneşli, Evciler, Fındıcak Sahalarındaki zeolit yataklarında 63.331.375 ton görünür rezerv, 307 574 000 ton. mümkün rezerv tespit edilmişse de; Gördes çevresindeki görünür rezerv 1 milyar ton, örtülü rezerv ise 10 milyar tonun üzerindedir. (kaynak:1- M.T.A Ege Bölgesi Maden Envanteri, 2- Esenli, F. (2005) “Gördes ve Zeolit (Klinoptilolit)”, Düğüm Dergisi, Sayı: 2, s. 19.

İlçede zeolit yataklarını işleten 4 adet şirket bulunmaktadır. Zeolit yataklarının işletildiği alanlar Bayat alanı, Bodomaz mevkii, Oğulduruk köyü, Softalar-Kıran köyü’dür.

Zeolit madenin kullanım alanları şunlardır: Tarım- hayvancılık ve peyzaj, enerji, madencilik ve metalurji, kâğıt sanayi, inşaat sektörü, sağlık sektörü, deterjan sektörü, kirlilik kontrolü ve günlük hayatta ve ev içlerinde kullanılmaktadır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6rdes)

Gördes Resmi Kurum Telefon Numaraları

Gördes Kaymakamlığı:0 236 547 1006
Gördes Belediyesi:0 (236) 547 15 20
Gördes Devlet Hastanesi:(0236) 547 3161
Gördes İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0 236 547 10 09
Gördes İlçe Emniyet Müdürlüğü:0236 5471054
Gördes İlçe Jandarma Komutanlığı:(0236) 547 3151
Gördes Askerlik Şubesi: (0236) 547 31 49
Gördes Vergi Dairesi Müdürlüğü:(0236) 547 11 53

Manisa

Manisa, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık on dördüncü kenti. 2013 itibarıyla 1.359.463 nüfusa sahiptir. Ege Bölgesinde yer almaktadır. 17 ilçesi vardır. Nüfus sayısına göre Ege bölgesinin ikinci büyük ilidir. "Şehzadeler Şehri" şeklinde de bilinir. Şifalı Mesir Macunu ve Sultaniye Üzümü ile tanınır. Antik çağda "Magnesia", Roma İmparatorluğu döneminde tam ismiyle "Magnesia ad Sipylum" olarak anılmıştır.  Magnezyum ile mıknatıs , dünya dillerinde kullanıldığı hallerinin kökeni Manisa adından gelmektedir.
 
İzmir'e yakınlığının da sağladığı üstünlüklarla hızla gelişen bir merkezdir. Ülkemizin en gelişmiş ve büyük organize sanayi alanlarından birisi Manisa'da bulunmaktadır.  Üzüm , mesir macunu ve kavunları ilin en meşhur ürünleridir.  Indesit, Vestel grubu Bosch, Schneider, ECA, Eczacıbaşı, Ülker gibi çoğu marka ve firma, üretim üssü olarak Manisa'yı tercih etmektedir. Bölgenin İzmir'den sonra ikinci büyük sanayi ve ticaret merkezidir. Kent merkezi olarak Türkiye'nin en yoğun göç alan kentlerinden birisidir. 6 Aralık 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanan 6360 No'lu kanun ile Manisa Büyükşehir Belediyesi'ne dönüştürülmüştür.
 
Tarihçe
 
Antik kaynaklar kentin kurucuları olarak, günümüz Yunanistan’ın Teselya bölgesindeki Pelion dağı etrafında yaşayan Magnetleri göstermektedir. Magnetler, Batı Anadoluya göç ettiklerinde önce Menderes nehri kıyısındaki Magnesia’yı, sonra kuzeyindeki Sipylos dağı eteğindeki Magnesia’yı kurdular. Sonra kurulan kenti Menderes Magnesia’sından ayırt etmek için “Magnesia ad Sipylum” adını kullanmışlardır. Magnesia, Türk hâkimiyeti sırasında zaman içinde Mağnisiye, Mağnisa, Manisa olarak dönüşmüştür. Anlamı “Büyük kent” demektir.
 
Manisa dağı eteğinden Gediz ovasına bakan kent sırayla Hititler, Frigler,Yunanlar, Lidyalılar, İranlılar, Romalılar, Bizanslılar, Saruhanoğulları ve Osmanlıların hâkimiyetinde kalmıştır.
 
Tarihçilerin büyük bölümüne göre , Harzemşahlara mensup bir emirin torunu olan Saruhan Bey, Manisa’yı başşehir yapmış, topraklarını genişletmiş, donanma kurarak Yunanistan sahilleri ve Trakya kesimine seferler yapmış, çevresindeki beylik ve devletlerle ittifaklar kurmuş, donanma vasıtası ile elde ettiği ganimetlerle ekonomik durumu düzeltip cami, medrese, zaviye, tekke ve kütüphaneler yaptırarak Manisa’nın bir Türk İslam kenti kimliği kazanmasını sağlamıştır.
 
Saruhanoğlu Beyliğinin başında bulunan Hızırşah, Yıldırım Beyazıt’ın Anadoludaki birliği sağlamak için 1390 yılında başlattığı Batı Anadolu harekatı sırasında , Yıldırım’ı karşılayarak barış yoluyla Manisa’yı Osmanlılara teslim etmiş; şehre hâkim olan Yıldırım Bayezit ise kentin doğusunun yönetimini Hızırşah’a bırakıp Manisa’yı da Karesi ile birleştirerek oğlu Ertuğrul’un idaresine vermiştir.
 
Timur'un Anadolu'ya girip Yıldırım Bayezit’i Ankara Savasında mağlup etmesi üzerine, Timur'a sığınmış Hızırşah'ın kardeşi Orhan Bey, Manisa'ya gelip bağımsızlık simgesi olarak 1403 yılında adına para bastırmıştır. Fakat Timur'un ordusunun ayrılmasından sonra yeniden Hızırsah'ın yönetimi ele geçirdiği, Osmanlı devletinin ikinci kurucusu olarak kabul edilen Çelebi Mehmet'in Anadolu birliğini sağlamak gayesiyle 1405-1406 yıllarında giriştiği Batı harekatı sırasında beyliğinin başında bulunduğu ve Çelebi Mehmet'in Manisa’yı alması üzerine idam edildiği bilinmektedir.
 
Tarih süresincehemen her büyük medeniyetin dikkatini çekecek kadar zengin olmuş Manisa topraklarının geçmişi yontma taş devrine kadar uzanır. Bölge Lidya bölgesi olarak bilinen bölgenin tamamına yakına Manisa’dadır. Bölgede diğer Sard (ya da Sardis) olmak suretiyle sayısı yirmiyi aşan antik şehir mevcuttur. Osmanlılarda ise Manisa Sancağı, geleceğin padişahlarının Osmanlı dönemi adıyla Saruhan Beylerbeyliği ilk görev yeridir. Şehzadeler Manisa bölgesinin yönetiminde sorumlu tutulup, idarecilik yeteneklerini geliştirirlerdi.
 
Manisa kenti Yunan ordusu tarafından 26 Mayıs 1919'da işgal edildi ve 8 Eylül 1922 tarihinde Türk ordusu tarafından geri alındı. Yunan ordusu Batı Anadolu'dan geri çekilirken yakıp yıkma taktiği uyguladı. Orta Doğu tarihçisi Nettleton Fisher konu ile ilgili, "Geri çekilen Yunan ordusu bir yakıp yıkma politikası benimsedi ve önüne gelen tüm savunmasız Türklere karşı vahşilikler uyguladı." yazdı. İskoçyalı tarihçi Kinross Yunan geri çekilişini, " Zaten onun (Yunan ordusu) önünde bulunan çoğu kasaba harap içindeydi. Tarihi kutsal kent Manisa'da 18 bin binadan yalnızca 500'ü ayakta kalabilmişti." sözleriyle tasvir etmiştir.
 
Katakekaumene
 
Strabon tarafından Katakekaumene (Yanık Ülke), olarak anılan Kula yakınlarında 1,1 milyon yıl ile 12 bin yıl arası süreçte gerçekleşen vokanik patlamalar sebebiyle oluşmuş geniş bir arazi vardır. Araştırmalar sonucu bölgede Yontma Taş Devrinden kalma 15 bin ile 25 bin yıl öncelerine ait ayak izleri bulunmuştur.
 
Hititler
 
Hitit döneminde bölgenin Arzava adıyla anıldığı düşünülüyor. Dönemin en önemli eseri "Kybele Kaya Anıtı" dır. MÖ 13. yy ait eserin, bölgeye yapılan bir Hitit seferi sırasında yapılmıştır.
 
Lidya
 
Tarihte ilk altın parayı basan Lidya Krallığının başşehri bugün Salihli ilçesi sınırlarında bulunan Sard şehridir. Bin tepeler bölgesinde Lidyalılardan kalma Tümülüsler ve kral mezarları bulunmuştur. Antik ticaret yolu Kral Yolu 'da İran ve Mezopatamyandan başlayarak ve il sınırları girerek Lidya Krallığının merkezi Sard kentine uğrardı.
 
Roma
 
Hristiyanlar için önemli olan 7 kiliseden, 3'ü bu ildedir;
 
Sardes
Philadelphia
Thyateira
 
Osmanlı
 
İlin Osmanlı dönemindeki adı "Saruhan" dır. Adını Saruhan Beyliğinden almaktadır. İldeki önemli türk-Osmanlı eserleri şunlardır;
 
Tarihi Kula Evleri, Osmanlı sivil mimari örnekleri.
Darphane, Saruhan Beyliği darphanesi.
Mevlevihane
Sinan Bey Medresesi
Manisa'nın en eski camisi olan Ulu Camii Külliyesi
 
Cumhuriyet dönemi
 
2012 yılında meclisten çıkan 6360 sayılı kanun ile Manisa'da sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye mahalli seçimlerinin sonrasında büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.
 
Coğrafya
 
Manisa ili dağlarla çevrilidir; batısında Yunt Dağı ve Yamanlar Dağı, güneyinde Bozdağlar , kuzey ve doğuda ise Simav Dağları bulunmaktadır. Spil Dağı Millî Parkı da Manisa sınırlarında bulunmaktadır ve önemli bir gezi alanıdır. Kula tarafı sönmüş bir yanardağ bölgesidir ve peri bacalarına rastlamak mümkündür. Bölge mahalli belediyenin girişimleriyle jeoparka dönüştürülüyor.
 
İlinin başlıca akarsuları kollarıyla beraber Gediz Nehri ve Bakırçaydır. Doğal bir göl olan Marmara Gölü 'de Manisa'dadır. Yine Manisa da bulunan Demirköprü Barajı Ege Bölgesinin en önemli barajlarındandır. Demirköprü'nün yanı sıra Afşar Barajı ve Sevişler Barajı , Manisa'nın diğer barajlarıdır.
 
İklim
 
Ege bölgesinin batı kesiminde geniş bir alanı kaplayan Manisa ilinin batı kesimlerinde ve Gediz Nehri havzası süresince karasal nitelikli Ege-Akdeniz iklimi hakim olmakla, bilhassa doğu ve dağlık bölgelerinde İç Anadolu'nun karasal iklimi de görülür. Batıdan doğuya doğru gidildikçe, toprak, iklim ve topografya aşamalı olarak değişmeye başlar. Buna bağlı olarak, bitki örtüsü de değişim gösterir. Bitki örtüsü batıdan doğuya doğru sırayla, ova bitkileri, makiler, ormanlar ve alpin bitkilerinden oluşur. Fakat bunların aşamaları birbirlerini derli toplu bir şekilde izlemez. Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.
 
İl'de ortalama sıcaklık 16.8 °C'dir. En sıcak aylar, ortalama sıcaklığın 30 °C'nin üzerine çıktığı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması kışın (Ocak Ayı) 6 °C'nin altına düşmez. Yılda ortalama 25 gün don(lu) geçer. Yılda ortalama 107.5 gün sıcaklık 30 °C'nin üzerindedir. Yıllık yağış ortalaması 91 gündür. Yıllık ortalama yağış miktarı m² ye 750.3 kg'dır. En aşırı yağış Aralık, Ocak ve Şubat aylarında görülür. Genel olarak bitki örtüsünü maki olarak tanımlayabiliriz.
 
İdari yapı
 
Ana madde: Manisa'nın ilçeleri
 
Manisa ilinin ilçeleri (merkez ilçe Şehzadeler ve Yunusemre olmak suretiyle ikiye bölündü)
Manisa ilinde 17 ilçe bulunur. Manisa ilinin ilçeleri şunlardır:
 
Ahmetli
Akhisar
Alakent
Demirci
Gölmarmara
Gördes
Kırkağaç
Köprübaşı
Kula
Salihli
Sarıgöl
Saruhanlı
Selendi
Soma
Şehzadeler
Turgutlu
Yunusemre
 
Nüfus
 
Manisa'nın TÜİK verilerine göre 2013 nüfusu 1.359.463 kişidir. Manisa'nın ilçelerinin 2013 nüfusu şu şekildedir :
 
Ahmetli: 16.266
Akhisar: 161.918
Alakent: 99.504
Demirci: 43.628
Gölmarmara: 15.449
Gördes: 30.341
Kırkağaç: 46.160
Köprübaşı: 14.045
Kula: 45.892
Salihli: 156.330
Sarıgöl: 36.209
Saruhanlı: 53.821
Selendi: 22.047
Soma: 105.391
Şehzadeler: 164.649
Turgutlu: 148.130
Yunusemre: 199.683
 
Ekonomi
 
Kula'daki peri bacaları ile turizm geliri elde edilir.
Gediz Ovasının bereketli topraklarının da etkisiyle tarımsal üretim sıralamasında ilk üç ilden biridir. Yüzyıldır dokumacılık, gıda, dericilik ve tarım konusu ile ilgili faaliyet gösteren Manisa’da bugün sanayi önemli bir geçim kaynağıdır.
 
Koruma altına alınmış bir milli parka sahip olan Sipil dağı eteklerinde bir yayla evinde konaklamak müthiş bir deneyim olabilir. Sipil dağı dağcılık , trekking  ve yamaç paraşütü için son derece makul,  bilhassa dağcılık sporu bakımından zirveye varılıp inilebilen seyrek alanlardan biridir. Manisa tarihi ve doğal güzellikleriyle turizm kulvarında da adından söz ettirmektedir. Zengin şifalı suları olan bir bölgede bulunan Manisa’daki jeotermal su kaynakları asırlardır bilinmektedir ve yerli yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Salihli’de bulunan Kurşunlu ve Sard kaplıcaları Manisa’nın sağlık turizmine önemli bir katkı sağlamaktadır. Yörenin en tanınan ürünü ise hiç şüphesiz herkesce bilinen üzümüdür.  Ülkemizin en verimli topraklarından Gediz Ovası Manisa’da zengin bir bitkisel üretim çeşitliliği olmasını sağlamaktadır. Ünlü Akhisar zeytinleri, kaliteli pamuk üretimi, tütünü ve kirazıyla Manisa tarımsal üretim sıralamasında ilk üç ilden biridir. Son yıllarda artan organik tarım üretimi, baraj ve gölleriyle Manisa, eko turizm alanında da önemli potansiyele sahiptir.
 
Manisa’nın bir öteki önemli özelliği ise semer yapımı, bakırcılık ve demircilik gibi geleneksel el sanatlarının devam ettiği bir şehir olmasıdır.
 
Financial Times tarafından dünyanın İdeal yatırım şehri seçilmiştir. Manisa 2011 yılında gerçekleştirdiği 7.116.049.087 TL ihracatla Türkiye'de Gaziantep'ten sonra en fazla ihracat yapan 7. kent özelliğini taşımaktadır.
 
Eğitim
 
Celal Bayar Üniversitesi(CBÜ)
Adını; Milli Mücadele yıllarında Atatürk'ün yanısıra silah arkadaşı olarak bulunan, Osmanlı'nın son Mebusan Meclisi'nde Saruhan Mebusluğu da yapmış olan Celal Bayar'dan alan Celal Bayar Üniversitesi, çevrenin  kültürel , sosyal beklentilerine ve gereksinimlerine yanıt verecek araştırma merkezlerini de açmış ve bunları fonksiyonel hale getirmiştir. Bugün 5 fakültesi, 4 yüksek okulu, 15 meslek yüksek okulu, 3 enstitüsü, 9 araştırma merkeziyle 17 yerleşkede eğitim ve öğretime devam eden Celal Bayar Üniversitesi, 1156 akademik personeli, 732 idari personeli ve 26500 öğrencisiyle, Ege Bölgesi'nin en büyük 3 üniversitesinden biridir.
 
Simge olarak Manisa Lalesi (Anemon)'ni alan üniversite, bu simge ile sevgi, bilgi ve gelişmeyi geçmişten geleceğe taşımayı temsil etmektedir.
 
Manisa tarihi ve kültürel dokusu ile Türkiye'nin ve Ege Bölgesi'nin en zengin illerinden biridir. Celal Bayar Üniversitesi ile ve bu üniversitenin bilimsel çalışma ve araştırmaları ile gelecekte de daima ön planda olacak ve bir üniversite kenti olarak anılacaktır.
 
Kültür
 
Manisa Tarzanı
 
Asıl adı Ahmet Bedevi olan Manisa Tarzanı'nın nüfus kayıtlarındaki adı Ahmeddin Carlak'tır. 1888'de Bağdat'da doğmuş, Türk ordusunda askerlik yapmış Carlak, daha sonra milli mücadeleye katıldı, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırıldı. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında Manisa'ya gelip yerleşen Bedevi, sessiz garip bir insandı. Belediyede süpürgeci olarak göreve başladı, bahçıvan yardımcısı, itfaiye eri olarak çalıştı. Manisa'yı yeşillendirmek için bütün gayretiyle çalışan Bedevi, önceleri havanın çok sıcak olduğu zamanlarda atlet ve kısa pantolon, sonraları yaz kış demeden siyah şortla dolaşmaya başladı. Manisa Tarzanı diye adlandırılan çevre lideri, Spil'de kulübede yaşamaya başladı, 31 Mayıs 1963'te hayatını kaybetti.
 
Mesir Macunu
 
Mesir Macunu Festivali 2010
Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Manisa’da hastalandığında saray hekimları bir türlü tedavi edemezler ve sonunda Sultan,41 çeşit baharatın karışımından hazırlanan mesir macunuyla şifa bulur. Padişah'ta hadiseyi kutlamak için kalan macunu halka dağıtır. Bu olayda gelenekselleşir ve "Mesir Festivali" olarak kutlanır. Mesir şenliği 471(2011 yılında) yıldır Manisa’da devam edip yaşatılmaktadır.
 
Diğerleri
 
Manisa ilinin, Türkiye çapında ün yapmış öteki ürünleri
 
Sultaniye üzümü
Kırkağaç kavunu
Akhisar zeytini
Salihli kirazı
 
Kardeş kentler
 
Makedonya Cumhuriyeti Üsküp, Makedonya
Bosna-Hersek Prijedor, Bosna ve Hersek
Almanya İngolstadt, Almanya
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güzelyurt, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
 
Yüzölçümü:13,269 km2 (5,1 mi2)
Nüfus:1,359,463
Posta Kodu:45000
İl Alan Kodu:(+90) 236
İl Plaka Kodu:45
 
Manisa Resmi Kurum Telefon Numaraları
 
Manisa Valilik:(0236) 231 3727
Manisa Belediyesi:0530 327 1104
Manisa Devlet Hastanesi:0 236 - 231 45 96
Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü:(0236) 239 8911
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü:(0236) 231 4601
Manisa İl Jandarma Komutanlığı:(0236) 231 5792
Manisa Askerlik Şubesi:0.236.232 48 00
Manisa Adalet Sarayı:0 236 2363310
Manisa Vergi Dairesi Müdürlüğü:236 231 46 43

Köprübaşı

Yüzölçümü:318 km²
Nüfus:14,045
İl Posta Kodu:45900
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45

Köprübaşı, Manisa iline bağlı bir ilçedir.

Tarihçe

İlçe civarında bulunan mağaralardaki insan yaşantısı belirtilerinden İlçe çevresinin bakır ve tunç devirlerini de yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bölgede bulunan “Sidas Harabeleri” Frig, Lidya ve Pers İmparatorluklarına ait medeniyetlerin varlığına işaret etmektedir. Bazı tarihçilere göre Köprübaşı çevresinde Etiler'in hüküm sürdüğü kabul edilmektedir. Sonradan yöre Lidya, Pers, Bergama Krallığı ve Saruhanoğullarının egemenliğinde kalmıştır. M.Ö. 333 yılından itibaren Makedon Kralı Büyük İskender, M.Ö. 190 yılından sonra ise; Bizans (Doğu Roma) dönemlerini gören yöremiz, 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra 1074 yılından itibaren Türklerin egemenliğine girmiştir. 131O yılından sonra Anadolu Beylikleri’nin egemenliğine girmiştir. Saruhanoğlu Çuha Bey, onun ölümünden sonra oğlu Devlethan, onun ölümünden sonra da Yakup Çelebi yörenin hakimi olmuştur. Saruhanoğulları’nın hakimiyeti 1412 yılında son bulmasıyla 1920 yılına kadar Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Gediz Nehri üzerinde kurulan Demirköprü Barajının su tutmaya başlaması ve suyun hızla doğu istikametine ilerleyerek Borlu Nahiyesi topraklarını su altında bırakması sonucu, Borlu halkının bir kısmı 1958 den itibaren şu anki Köprübaşı İlçesinin kurulduğu yere yerleşmişlerdir. Esas yerleşim ise 1959 yılında olmuştur. O yıllarda şu anki demir köprünün yerinde iki gözlü beton bir köprü olduğu ve İlçenin adının buradan geldiği bilinmektedir. 1967 yılında Belediyelik olan Köprübaşı 20 Mayıs 1990 tarih ve 20523 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3644 sayılı 130 ilçe kurulması hakkındaki kanun ile ilçe olarak 25 Ağustos 1991 tarihinden itibaren fiilen ilçe faaliyetlerine başlamıştır. Kaynak: Köprübaşı Tanıtım Kitabı - Armağan Ünlü

Coğrafi Konumu Yeryüzü Şekilleri

Köprübaşı ilçesi Manisa ilinin kuzeydoğusunda, Salihli - Demirci karayolu üzerinde yer alır. Kuzey batısında Gördes, kuzeydoğusunda Demirci, batısında Gölmarmara, güneydoğusunda Demirköprü Baraj Gölü, güneybatısında Salihli, güneyinde Kula ve Alaşehir, doğusunda da Selendi ilçesi ile çevrilidir. İlçe topraklarını Dibek ve Çomak Dağlarının güney uzantıları, doğusunda Toprak tepe, batısını da Tülüce ve Kayran dağları engebelendirir. Kayran Dağlarının eteklerinde kurulan ilçenin büyük bir bölümü Demirköprü Barajı’nın içerisindedir. Gediz ve Demirci Çayı vadisi ilçenin belli başlı düzlükleridir. İl merkezine 120 km ,Salihli ilçesine 53 km., Demirci ilçesine 50 km. uzaklıktadır. İlçenin yüzölçümü 25.200 ha.olup, Köprübaşı İlçesinin merkezi 14 paftadan oluşan 225 hektarlık imar planı mevcuttur. İlçemiz Köprübaşının mücavir alanı 900 hektar olup, bunun 150 hektarı yerleşim alanıdır. İlçenin rakımı 250 Metredir. Köprübaşı İlçesi Gediz çöküntü havzası üzerinde yer alır. İlçenin güney batısında Dibek Dağları, kuzey doğusunda Çanak Dağları ve kuzeyinde Kayran Dağları yer alır. Baraj sahası içerisinde kalan ve halk tarafından ova olarak bilinen Gediz ve Demirci çayı vadisi en düz ve en verimli arazisidir.

İklim Ve Bitki Örtüsü

İlçede, Akdeniz iklimi hüküm sürmekte olup, Akdeniz iklimi ile kara ikliminin etkisi altındadır. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Hava sıcaklığı –1 ile +35 derece arasında değişir. İlçe tipik Akdeniz iklimi özelliklerini taşır. En çok görülen ağaç türü palamut ağacı da denilen meşe cinsidir.

İdari Durumu

İlçenin 7 mahallesi (Atatürk, N.Kemal, Temrek, Çamyurdu, Avşar, Karabük, M.Akif Ersoy) ve 29 köyü bulunmaktadır. İlçenin merkez nüfusu 5100, köylerin nüfüsu 7043'tür. Son yapılan belediye seçimlerini Adalet ve Kalkınma Partisi kazanmış olup belediye başkanı Zafer MERGEN'dir.Ayrıca 2010 yılında yapılan halk oylaması sonucu Demirci ilçesinin Çavullar ve Rağıllar köyleride ilçemize katıldılar.

Ekonomik Durum

İlçe halkının geçim kaynağı tarıma dayanmaktadır. Genel olarak susuz tarım yapılır. Yetiştirilen ürünler arasında çilek, buğday, arpa, zeytin,haşhaş, üzüm ve tütün yetiştiriciliğide yer almaktadır. Özellikle son 5 yılda ilçenin kaderi çilek sayesinde değişti. Ekonomi yüzde 80 canlandı, göç önlendi. Hatta göç edenlerin bir kısmı da döndü. 10 yıl önce 2 serada başlayan üretim, 2 bin dekar araziye yayıldı. Üretimin gelecek yıllarda daha da yaygınlaşacağı ümit ediliyor. Ayrıca son yıllarda tavukçuluk da yaygın olarak yapılmaktadır. İlçenin baraj gölü kıyısında bulunması sebebiyle tatlı su balıkçılığı da ilçe ekonomisine büyük katkı yapmaktadır. İlçede kurulan su ürünleri kooperatifi, baraj gölünden elde edilen bu balıkların üretim fazlasını ilçe dışına pazarlayarak ilçe ekonomisine katkı yapmaktadır.

Eğitim

İlçede 4 İlköğretim Okulu (Atatürk, Yavuz Selim, Şehit Şenol Uçtu, V. Muzaffer Ecemiş), 1 Çok programlı Lise ,1 Anadolu Lisesi ve Celal Bayar Üniversitesi'ne bağlı 1 Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır. anadolu lisesi 2005 yılında açılmış durumdadır.Ayrıca 2010 Yılında Yapılan 1 Kapalı Spor Salonu mevcuttur.

Sağlık

İlçede 1 adet Devlet Hastanesi Bulunmaktadır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6pr%C3%BCba%C5%9F%C4%B1,_Manisa)

Köprübaşı Resmi Kurum Telefon Numaraları

Köprübaşı Kaymakamlığı:0236 571 20 01-21 01
Köprübaşı Belediyesi:(0236) 571 2007
Köprübaşı Devlet Hastanesi: 0236 571 22 13
Köprübaşı Adalet Sarayı:(0236) 571 3352
Köprübaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0236 571 26 31
Köprübaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü:0236 571 26 25
Köprübaşı İlçe Jandarma Komutanlığı:0236 571 22 87
Köprübaşı Askerlik Şubesi:0.236.713 15 63
Köprübaşı Mal Müdürlüğü:(0236) 571 2501
 

.

Manisa

Manisa, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık on dördüncü kenti. 2013 itibarıyla 1.359.463 nüfusa sahiptir. Ege Bölgesinde yer almaktadır. 17 ilçesi vardır. Nüfus sayısına göre Ege bölgesinin ikinci büyük ilidir. "Şehzadeler Şehri" şeklinde de bilinir. Şifalı Mesir Macunu ve Sultaniye Üzümü ile tanınır. Antik çağda "Magnesia", Roma İmparatorluğu döneminde tam ismiyle "Magnesia ad Sipylum" olarak anılmıştır.  Magnezyum ile mıknatıs , dünya dillerinde kullanıldığı hallerinin kökeni Manisa adından gelmektedir.
 
İzmir'e yakınlığının da sağladığı üstünlüklarla hızla gelişen bir merkezdir. Ülkemizin en gelişmiş ve büyük organize sanayi alanlarından birisi Manisa'da bulunmaktadır.  Üzüm , mesir macunu ve kavunları ilin en meşhur ürünleridir.  Indesit, Vestel grubu Bosch, Schneider, ECA, Eczacıbaşı, Ülker gibi çoğu marka ve firma, üretim üssü olarak Manisa'yı tercih etmektedir. Bölgenin İzmir'den sonra ikinci büyük sanayi ve ticaret merkezidir. Kent merkezi olarak Türkiye'nin en yoğun göç alan kentlerinden birisidir. 6 Aralık 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanan 6360 No'lu kanun ile Manisa Büyükşehir Belediyesi'ne dönüştürülmüştür.
 
Tarihçe
 
Antik kaynaklar kentin kurucuları olarak, günümüz Yunanistan’ın Teselya bölgesindeki Pelion dağı etrafında yaşayan Magnetleri göstermektedir. Magnetler, Batı Anadoluya göç ettiklerinde önce Menderes nehri kıyısındaki Magnesia’yı, sonra kuzeyindeki Sipylos dağı eteğindeki Magnesia’yı kurdular. Sonra kurulan kenti Menderes Magnesia’sından ayırt etmek için “Magnesia ad Sipylum” adını kullanmışlardır. Magnesia, Türk hâkimiyeti sırasında zaman içinde Mağnisiye, Mağnisa, Manisa olarak dönüşmüştür. Anlamı “Büyük kent” demektir.
 
Manisa dağı eteğinden Gediz ovasına bakan kent sırayla Hititler, Frigler,Yunanlar, Lidyalılar, İranlılar, Romalılar, Bizanslılar, Saruhanoğulları ve Osmanlıların hâkimiyetinde kalmıştır.
 
Tarihçilerin büyük bölümüne göre , Harzemşahlara mensup bir emirin torunu olan Saruhan Bey, Manisa’yı başşehir yapmış, topraklarını genişletmiş, donanma kurarak Yunanistan sahilleri ve Trakya kesimine seferler yapmış, çevresindeki beylik ve devletlerle ittifaklar kurmuş, donanma vasıtası ile elde ettiği ganimetlerle ekonomik durumu düzeltip cami, medrese, zaviye, tekke ve kütüphaneler yaptırarak Manisa’nın bir Türk İslam kenti kimliği kazanmasını sağlamıştır.
 
Saruhanoğlu Beyliğinin başında bulunan Hızırşah, Yıldırım Beyazıt’ın Anadoludaki birliği sağlamak için 1390 yılında başlattığı Batı Anadolu harekatı sırasında , Yıldırım’ı karşılayarak barış yoluyla Manisa’yı Osmanlılara teslim etmiş; şehre hâkim olan Yıldırım Bayezit ise kentin doğusunun yönetimini Hızırşah’a bırakıp Manisa’yı da Karesi ile birleştirerek oğlu Ertuğrul’un idaresine vermiştir.
 
Timur'un Anadolu'ya girip Yıldırım Bayezit’i Ankara Savasında mağlup etmesi üzerine, Timur'a sığınmış Hızırşah'ın kardeşi Orhan Bey, Manisa'ya gelip bağımsızlık simgesi olarak 1403 yılında adına para bastırmıştır. Fakat Timur'un ordusunun ayrılmasından sonra yeniden Hızırsah'ın yönetimi ele geçirdiği, Osmanlı devletinin ikinci kurucusu olarak kabul edilen Çelebi Mehmet'in Anadolu birliğini sağlamak gayesiyle 1405-1406 yıllarında giriştiği Batı harekatı sırasında beyliğinin başında bulunduğu ve Çelebi Mehmet'in Manisa’yı alması üzerine idam edildiği bilinmektedir.
 
Tarih süresincehemen her büyük medeniyetin dikkatini çekecek kadar zengin olmuş Manisa topraklarının geçmişi yontma taş devrine kadar uzanır. Bölge Lidya bölgesi olarak bilinen bölgenin tamamına yakına Manisa’dadır. Bölgede diğer Sard (ya da Sardis) olmak suretiyle sayısı yirmiyi aşan antik şehir mevcuttur. Osmanlılarda ise Manisa Sancağı, geleceğin padişahlarının Osmanlı dönemi adıyla Saruhan Beylerbeyliği ilk görev yeridir. Şehzadeler Manisa bölgesinin yönetiminde sorumlu tutulup, idarecilik yeteneklerini geliştirirlerdi.
 
Manisa kenti Yunan ordusu tarafından 26 Mayıs 1919'da işgal edildi ve 8 Eylül 1922 tarihinde Türk ordusu tarafından geri alındı. Yunan ordusu Batı Anadolu'dan geri çekilirken yakıp yıkma taktiği uyguladı. Orta Doğu tarihçisi Nettleton Fisher konu ile ilgili, "Geri çekilen Yunan ordusu bir yakıp yıkma politikası benimsedi ve önüne gelen tüm savunmasız Türklere karşı vahşilikler uyguladı." yazdı. İskoçyalı tarihçi Kinross Yunan geri çekilişini, " Zaten onun (Yunan ordusu) önünde bulunan çoğu kasaba harap içindeydi. Tarihi kutsal kent Manisa'da 18 bin binadan yalnızca 500'ü ayakta kalabilmişti." sözleriyle tasvir etmiştir.
 
Katakekaumene
 
Strabon tarafından Katakekaumene (Yanık Ülke), olarak anılan Kula yakınlarında 1,1 milyon yıl ile 12 bin yıl arası süreçte gerçekleşen vokanik patlamalar sebebiyle oluşmuş geniş bir arazi vardır. Araştırmalar sonucu bölgede Yontma Taş Devrinden kalma 15 bin ile 25 bin yıl öncelerine ait ayak izleri bulunmuştur.
 
Hititler
 
Hitit döneminde bölgenin Arzava adıyla anıldığı düşünülüyor. Dönemin en önemli eseri "Kybele Kaya Anıtı" dır. MÖ 13. yy ait eserin, bölgeye yapılan bir Hitit seferi sırasında yapılmıştır.
 
Lidya
 
Tarihte ilk altın parayı basan Lidya Krallığının başşehri bugün Salihli ilçesi sınırlarında bulunan Sard şehridir. Bin tepeler bölgesinde Lidyalılardan kalma Tümülüsler ve kral mezarları bulunmuştur. Antik ticaret yolu Kral Yolu 'da İran ve Mezopatamyandan başlayarak ve il sınırları girerek Lidya Krallığının merkezi Sard kentine uğrardı.
 
Roma
 
Hristiyanlar için önemli olan 7 kiliseden, 3'ü bu ildedir;
 
Sardes
Philadelphia
Thyateira
 
Osmanlı
 
İlin Osmanlı dönemindeki adı "Saruhan" dır. Adını Saruhan Beyliğinden almaktadır. İldeki önemli türk-Osmanlı eserleri şunlardır;
 
Tarihi Kula Evleri, Osmanlı sivil mimari örnekleri.
Darphane, Saruhan Beyliği darphanesi.
Mevlevihane
Sinan Bey Medresesi
Manisa'nın en eski camisi olan Ulu Camii Külliyesi
 
Cumhuriyet dönemi
 
2012 yılında meclisten çıkan 6360 sayılı kanun ile Manisa'da sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye mahalli seçimlerinin sonrasında büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.
 
Coğrafya
 
Manisa ili dağlarla çevrilidir; batısında Yunt Dağı ve Yamanlar Dağı, güneyinde Bozdağlar , kuzey ve doğuda ise Simav Dağları bulunmaktadır. Spil Dağı Millî Parkı da Manisa sınırlarında bulunmaktadır ve önemli bir gezi alanıdır. Kula tarafı sönmüş bir yanardağ bölgesidir ve peri bacalarına rastlamak mümkündür. Bölge mahalli belediyenin girişimleriyle jeoparka dönüştürülüyor.
 
İlinin başlıca akarsuları kollarıyla beraber Gediz Nehri ve Bakırçaydır. Doğal bir göl olan Marmara Gölü 'de Manisa'dadır. Yine Manisa da bulunan Demirköprü Barajı Ege Bölgesinin en önemli barajlarındandır. Demirköprü'nün yanı sıra Afşar Barajı ve Sevişler Barajı , Manisa'nın diğer barajlarıdır.
 
İklim
 
Ege bölgesinin batı kesiminde geniş bir alanı kaplayan Manisa ilinin batı kesimlerinde ve Gediz Nehri havzası süresince karasal nitelikli Ege-Akdeniz iklimi hakim olmakla, bilhassa doğu ve dağlık bölgelerinde İç Anadolu'nun karasal iklimi de görülür. Batıdan doğuya doğru gidildikçe, toprak, iklim ve topografya aşamalı olarak değişmeye başlar. Buna bağlı olarak, bitki örtüsü de değişim gösterir. Bitki örtüsü batıdan doğuya doğru sırayla, ova bitkileri, makiler, ormanlar ve alpin bitkilerinden oluşur. Fakat bunların aşamaları birbirlerini derli toplu bir şekilde izlemez. Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.
 
İl'de ortalama sıcaklık 16.8 °C'dir. En sıcak aylar, ortalama sıcaklığın 30 °C'nin üzerine çıktığı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması kışın (Ocak Ayı) 6 °C'nin altına düşmez. Yılda ortalama 25 gün don(lu) geçer. Yılda ortalama 107.5 gün sıcaklık 30 °C'nin üzerindedir. Yıllık yağış ortalaması 91 gündür. Yıllık ortalama yağış miktarı m² ye 750.3 kg'dır. En aşırı yağış Aralık, Ocak ve Şubat aylarında görülür. Genel olarak bitki örtüsünü maki olarak tanımlayabiliriz.
 
İdari yapı
 
Ana madde: Manisa'nın ilçeleri
 
Manisa ilinin ilçeleri (merkez ilçe Şehzadeler ve Yunusemre olmak suretiyle ikiye bölündü)
Manisa ilinde 17 ilçe bulunur. Manisa ilinin ilçeleri şunlardır:
 
Ahmetli
Akhisar
Alakent
Demirci
Gölmarmara
Gördes
Kırkağaç
Köprübaşı
Kula
Salihli
Sarıgöl
Saruhanlı
Selendi
Soma
Şehzadeler
Turgutlu
Yunusemre
 
Nüfus
 
Manisa'nın TÜİK verilerine göre 2013 nüfusu 1.359.463 kişidir. Manisa'nın ilçelerinin 2013 nüfusu şu şekildedir :
 
Ahmetli: 16.266
Akhisar: 161.918
Alakent: 99.504
Demirci: 43.628
Gölmarmara: 15.449
Gördes: 30.341
Kırkağaç: 46.160
Köprübaşı: 14.045
Kula: 45.892
Salihli: 156.330
Sarıgöl: 36.209
Saruhanlı: 53.821
Selendi: 22.047
Soma: 105.391
Şehzadeler: 164.649
Turgutlu: 148.130
Yunusemre: 199.683
 
Ekonomi
 
Kula'daki peri bacaları ile turizm geliri elde edilir.
Gediz Ovasının bereketli topraklarının da etkisiyle tarımsal üretim sıralamasında ilk üç ilden biridir. Yüzyıldır dokumacılık, gıda, dericilik ve tarım konusu ile ilgili faaliyet gösteren Manisa’da bugün sanayi önemli bir geçim kaynağıdır.
 
Koruma altına alınmış bir milli parka sahip olan Sipil dağı eteklerinde bir yayla evinde konaklamak müthiş bir deneyim olabilir. Sipil dağı dağcılık , trekking  ve yamaç paraşütü için son derece makul,  bilhassa dağcılık sporu bakımından zirveye varılıp inilebilen seyrek alanlardan biridir. Manisa tarihi ve doğal güzellikleriyle turizm kulvarında da adından söz ettirmektedir. Zengin şifalı suları olan bir bölgede bulunan Manisa’daki jeotermal su kaynakları asırlardır bilinmektedir ve yerli yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Salihli’de bulunan Kurşunlu ve Sard kaplıcaları Manisa’nın sağlık turizmine önemli bir katkı sağlamaktadır. Yörenin en tanınan ürünü ise hiç şüphesiz herkesce bilinen üzümüdür.  Ülkemizin en verimli topraklarından Gediz Ovası Manisa’da zengin bir bitkisel üretim çeşitliliği olmasını sağlamaktadır. Ünlü Akhisar zeytinleri, kaliteli pamuk üretimi, tütünü ve kirazıyla Manisa tarımsal üretim sıralamasında ilk üç ilden biridir. Son yıllarda artan organik tarım üretimi, baraj ve gölleriyle Manisa, eko turizm alanında da önemli potansiyele sahiptir.
 
Manisa’nın bir öteki önemli özelliği ise semer yapımı, bakırcılık ve demircilik gibi geleneksel el sanatlarının devam ettiği bir şehir olmasıdır.
 
Financial Times tarafından dünyanın İdeal yatırım şehri seçilmiştir. Manisa 2011 yılında gerçekleştirdiği 7.116.049.087 TL ihracatla Türkiye'de Gaziantep'ten sonra en fazla ihracat yapan 7. kent özelliğini taşımaktadır.
 
Eğitim
 
Celal Bayar Üniversitesi(CBÜ)
Adını; Milli Mücadele yıllarında Atatürk'ün yanısıra silah arkadaşı olarak bulunan, Osmanlı'nın son Mebusan Meclisi'nde Saruhan Mebusluğu da yapmış olan Celal Bayar'dan alan Celal Bayar Üniversitesi, çevrenin  kültürel , sosyal beklentilerine ve gereksinimlerine yanıt verecek araştırma merkezlerini de açmış ve bunları fonksiyonel hale getirmiştir. Bugün 5 fakültesi, 4 yüksek okulu, 15 meslek yüksek okulu, 3 enstitüsü, 9 araştırma merkeziyle 17 yerleşkede eğitim ve öğretime devam eden Celal Bayar Üniversitesi, 1156 akademik personeli, 732 idari personeli ve 26500 öğrencisiyle, Ege Bölgesi'nin en büyük 3 üniversitesinden biridir.
 
Simge olarak Manisa Lalesi (Anemon)'ni alan üniversite, bu simge ile sevgi, bilgi ve gelişmeyi geçmişten geleceğe taşımayı temsil etmektedir.
 
Manisa tarihi ve kültürel dokusu ile Türkiye'nin ve Ege Bölgesi'nin en zengin illerinden biridir. Celal Bayar Üniversitesi ile ve bu üniversitenin bilimsel çalışma ve araştırmaları ile gelecekte de daima ön planda olacak ve bir üniversite kenti olarak anılacaktır.
 
Kültür
 
Manisa Tarzanı
 
Asıl adı Ahmet Bedevi olan Manisa Tarzanı'nın nüfus kayıtlarındaki adı Ahmeddin Carlak'tır. 1888'de Bağdat'da doğmuş, Türk ordusunda askerlik yapmış Carlak, daha sonra milli mücadeleye katıldı, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırıldı. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında Manisa'ya gelip yerleşen Bedevi, sessiz garip bir insandı. Belediyede süpürgeci olarak göreve başladı, bahçıvan yardımcısı, itfaiye eri olarak çalıştı. Manisa'yı yeşillendirmek için bütün gayretiyle çalışan Bedevi, önceleri havanın çok sıcak olduğu zamanlarda atlet ve kısa pantolon, sonraları yaz kış demeden siyah şortla dolaşmaya başladı. Manisa Tarzanı diye adlandırılan çevre lideri, Spil'de kulübede yaşamaya başladı, 31 Mayıs 1963'te hayatını kaybetti.
 
Mesir Macunu
 
Mesir Macunu Festivali 2010
Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Manisa’da hastalandığında saray hekimları bir türlü tedavi edemezler ve sonunda Sultan,41 çeşit baharatın karışımından hazırlanan mesir macunuyla şifa bulur. Padişah'ta hadiseyi kutlamak için kalan macunu halka dağıtır. Bu olayda gelenekselleşir ve "Mesir Festivali" olarak kutlanır. Mesir şenliği 471(2011 yılında) yıldır Manisa’da devam edip yaşatılmaktadır.
 
Diğerleri
 
Manisa ilinin, Türkiye çapında ün yapmış öteki ürünleri
 
Sultaniye üzümü
Kırkağaç kavunu
Akhisar zeytini
Salihli kirazı
 
Kardeş kentler
 
Makedonya Cumhuriyeti Üsküp, Makedonya
Bosna-Hersek Prijedor, Bosna ve Hersek
Almanya İngolstadt, Almanya
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güzelyurt, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
 
Yüzölçümü:13,269 km2 (5,1 mi2)
Nüfus:1,359,463
Posta Kodu:45000
İl Alan Kodu:(+90) 236
İl Plaka Kodu:45
 
Manisa Resmi Kurum Telefon Numaraları
 
Manisa Valilik:(0236) 231 3727
Manisa Belediyesi:0530 327 1104
Manisa Devlet Hastanesi:0 236 - 231 45 96
Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü:(0236) 239 8911
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü:(0236) 231 4601
Manisa İl Jandarma Komutanlığı:(0236) 231 5792
Manisa Askerlik Şubesi:0.236.232 48 00
Manisa Adalet Sarayı:0 236 2363310
Manisa Vergi Dairesi Müdürlüğü:236 231 46 43

Salihli

Yüzölçümü:1.302 km2 (502,7 mi2)
Nüfus:156,861
İl Posta Kodu:45300
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45

Salihli, Büyükşehir olan Manisa ilinin en kalabalık ilçelerinden bir tanesidir. Odun Köftesi, Kirazı ve Üzümü ile meşhurdur. Tarihte ilk paranın basıldığı Sardes bu ilçede bulunmaktadır. İlçe bölgenin tarih, doğa ve termal turizmi bakımından en önemli merkezlerindendir.

Coğrafya

Salihli, Izmir-Ankara (E-96) karayolu ve İzmir-Uşak-Afyon demiryolu üzerindedir. Ayrıca İstanbul - Antalya Karayolu ile İzmir - Ankara Karayolları Salihli'nin doğu çıkışındaki köprülü kavşakta kesişirler. Yapımı devam eden Ankara - İzmir hızlı tren hattının ilçeden geçmesi ve burada da bir istasyonun yapılması planlanmaktadır. Proje aşamasında olan Ankara - İzmir Otoyolunun da ilçeden geçmesi planlanmaktadır. Manisa il merkezine 72 km ve İzmir il merkezine yaklaşık 96 km uzaklıkta bulunan ilçe, batıdan Ahmetli, kuzeybatıdan Gölmarmara, kuzeyden Gördes ve Köprübaşı, kuzeydoğudan Demirci, doğudan Kula, güneydoğudan Alaşehir ve güneyden Ödemiş tarafından çevrilmiştir. Salihli ilçesi, güneyinde Bozdağlar Silsilesi, (2.157 m) kuzeyinde Gediz Ovası ile kaplı olup, ovanın kuzeyinde Dibek dağları (1.120 m), kuzeydoğusunda Üşümüş Dağları (2095 m) bulunmaktadır. Şehrin nüfusu 2013 yılı sonuçlarına göre 156.330'dur. 1973'te 67.000 olan nüfusu 1990'da 83.861'e, 2000'de 96.600'e, 2007'de 101.000'e çıkmış, 2013 yılında Manisa'nın Büyükşehir olması ve Salihli'nin de Büyükşehir ilçesi haline gelmesi ile birlikte nüfusu 156.330'a ulaşmıştır.

Tarih

Yöre tarihinin çok eskilere dayandığı, baraj gölü yakınlarındaki Sindel ve Çarıklar köylerinin civarında bulunan fosil ayak izlerinden anlaşılmaktaysa da, bilinen en eski önemli yerleşim merkezi, Salihli'nin 7 km kadar batısında yer alan Sardes’tir. Dünya tarihinde paranın ilk basıldığı yer de burasıdır. MÖ 547 yılına kadar Lidya toprakları olan bölge, bu tarihte Perslerin eline geçmiş ve MÖ 334 yılına kadar Pers yönetiminde kalmıştır. Kralların mezarı olan Bin Tepeler (Anadolu Piramitleri) Salihli-Gölmarmara yolu üzerinde olup yağmalanmış haldedir. Bu tarihten sonra sırayla Makedonya, Bergama, Roma ve Bizans egemenliğinde kalan yöre, 1300'lerin başında Saruhanoğulları’nın, 1400'de Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimine giren Sart, Aydın Sancağı’na bağlı bir kaza olmuştur. O tarihlerde Sart Kazası’na bağlı bir köy olan ve Veled-i Salih (Salihoğlu) adıyla anılan şimdiki ilçe merkezinin, zaman içinde Sart’a oranla daha hızlı bir gelişim göstererek 18. yüzyıl başlarında kasaba, 1872’de ise Saruhan Sancağı’na bağlı kaza olduğu belgelerden anlaşılıyor. 1927 yılında Saruhan Sancağı’nın adının değiştirilmesinden sonra Manisa’ya bağlı en büyük ilçelerden biri durumunda olan Salihli, 24 Haziran 1920–5 Eylül 1922 tarihleri arasında işgal altında kalmıştır. Salihli'nin Yunan işgali sırasında dönemin Belediye Başkanı Hacı Davut ULAŞ ve encümen üyesi 2 arkadaşı Yunan Manda'sını(diplomasi)(yetki,görev)kabul etmedikleri için sürgün gitmişler ve savaş sonrasındada esir mübadelesinde geriye gelmişlerdir.

Ekonomi

İlçe ekonomisi, tarım ve tarıma dayalı ticaret ve sanayi ağırlıktadır.

Başlıca yetiştirilen tarımsal ürünler çekirdeksiz üzüm, buğday, arpa, pamuk, tütün ve mısırdır. Ayrıca çeşitli sebze ve meyve yetiştirilmekte olup, bunlardan Gökköy ve Allahdiyen köylerinde yetiştirilen kiraz çevrede "Napolyon" kirazı ,Üniversitelerdede "SALİHLİ" kirazı adıyla literatüre geçmiştir.Hayvancılık da, önemli gelir kaynağı olup, 2000'li yıllardan sonra besicilik sayısında artış görülmüştür.

İlçe merkezindeki sanayi çarşısına ek olarak; Salihli-Alaşehir-Kula üçgeninde 111 hektarlık alan üzerinde kurulan Salihli Organize Sanayi Bölgesi'nin Salihli'nin ekonomik yaşamına önemli ölçüde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

İlçede birçoğu 2001'den sonra açılmış 32 adet tuğla ve kiremit fabrikası, 2 adet un fabrikasi, 2 adet valeks fabrikası, 10 adet pamuk-çırçır fabrikası, 2 adet üzüm işleme tesisi, 2 adet yem fabrikası, 1 adet tüp fabrikası,1 adet salça fabrikası, 4 adet zeytinyağı fabrikası, 2 adet meşrubat fabrikası,2 adet salamura gıda fabrikası, 3 adet ham pamuk yağı fabrikası, 1 adet su şişeleme fabrikası, 1 adet maden suyu fabrikası ve 1 adet zımpara taşı fabrikası bulunmaktadır.İlçe topraklarında tuğla, kiremit hammaddesi içeren yatakları ile altın ve uranyum içeren cevher yatakları da vardır. Yeraltı zenginliklerinden maden suyu kaynakları, sıcak su kaynakları, kaplıca turizmi açısından yöresel önem taşır.

Sıcak su kaynaklarının turizme dönüştürülmeye çalışıldığı (Salihli Belediyesi denetiminde) Kurşunlu Kaplıcaları ; ve Çamur Banyoları; romatizmal hastalıklar, siyatik, lumbago, kireçlenmelerde,nevrid, nevralji gibi hastalıklarda, kırık çıkık sekeleri, çeşitli cilt hastalıklarında, bazı kadın hastalıklarında, böbrek rahatsızlıkları ile taş ve kum dökümünde yarar sağlamaktadır. Ayrıca,bu sıcak su kaynakları sayesinde Salihli kentinin Jeotermal enerji ile ısıtılması projesi başlamış, kentin bir kısmına bağlanan sistem çalışmaları devam etmektedir.

Ayrıca, Salihli'ye İhlas Holding tarafından 2009 yılında faaliyete geçecek,Türkiye'nin en büyük maden tesisi kurulması kararlaştırılmıştır. Mersindere köyü mevkiinde 111 milyon 541 bin (21 tonu altın) rezerve sahip bu alana kurulacak tesiste, altın, gümüş, krom, kurşun, çinko, titanyum, zirkonyum, magnezyum ve kuvars işlenecektir.

Salihli Organize sanayi bölgesinde 42 fabrika bulunup bunların içinde ünlü fabrikalarda vardır. Bunlar Sardes Gıda, Tukaş, Frida Maden Suyu, Okyap, Bimisblok, Ünalan Kollektif, Özbaş Demir Çelik, Keskinoğlu Rusya Beyaz Et İhracat AŞ vb şirketlerdir. Ayrıca Türkiye'nin en büyük modern serası olan Lider Gıda Sera İşletmeleri burada bulunur.

Eğitim

Salihli'de Altınordu, Beşeylül, Atatürk, Namık Kemal, Kırveli ilkokulları en eskiler olmak üzere birçok ilkokul bulunmaktadır. Orta öğretimde Salihli Lisesi Ortaokulu ve 50. Yıl Ortaokulu ilk orta okullardı. Sonradan orta öğretim ilokullarla birleşti. Salihli Lisesi Salihli'nin en eski lisesidir. Yatılı bölümü de vardrı. 1942-1943 öğretim yılında 2 Kasım 1942 tarihinde ortaokul olarak öğretime başlamıştır. Salihli’de bir liseye duyulan ihtiyaç nedeniyle ikinci binanın yapımına başlanmış ve 1958-1959 öğretim yılında ortaokulla birlikte Salihli Lisesi olarak hizmete açılmıştır. Ancak öğrenci sayısının hızla artması nedeniyle üçüncü binanın yapımına ihtiyaç duyulmuş, 1967-1968 öğretim yılında üçüncü binamızın da yapımı tamamlanarak hizmete girmiştir. Ayrıca Endüstri Meslek Lisesi de bulunmaktadır. Daha sonra Sakine Evren Anadolu Lisesi açıldı. Salihli Sekine Evren Anadolu Lisesi Manisa'nın en eski anadolu lisesidir.. Okulun yapılmasında 7. Cumhurbaşkanı Kenan EVREN ile ilçe Ticaret ve Sanayi Odasının büyük katkıları olmuştur. Sekine evren anadolu lisesi 150 kişilik erkek pansiyonu ile civar ilçe ve köylerden gelen öğrencilere barınma imkânı sağlar.

Ayrıca 10 adet dershanesi olan Salihli bu sayı ile Manisa Merkez'i bile geçmektedir. Pek çok ünlü dershanenin şubeleri bazı il merkezlerinde bile yokken Salihli'de vardır.

Salihli'de eğitim, sağlık ve kültür hizmetleri birçok komşu ilçeye de hizmet verir konumda olup bölgesel niteliktedir. C.B.Ü. Salihli Meslek Yüksekokulu, 2 özel okul ve 10 adet dershane ile Salihli, eğitimde iyi bir yerdedir. Salihli’de 92 okul ve 1 Meslek Yüksek Okulu mevcut olup 92 okulun açılımında 81 adet İlköğretim okulu 11 lise mevcuttur. 81 ilköğretim okulunda toplam öğrenci sayısı 19.880, öğretmen sayısı 793, derslik sayısı 1004’tür. 11 lisede öğrenci sayısı 6959 öğretmen sayısı 445 derslik 772’dir. Salihli ilköğretim okullarında derslik başına düşen öğrenci sayısı 27 öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 21’dir.

Ulaşım

Salihli'nin ulaşımdaki en büyük artısı İzmir-Ankara karayolu ve İzmir-Uşak (daha sonra doğu-güneydoğu hattıyla da bağlandı.) demir yolu üzerinde olmasıdır. İlçeye en yakın deniz ve hava limanları ise 96 km'lik uzaklıktaki İzmir'dedir.

Ayrıca Salihli Güven Turizm'de İzmir'e her gün belirli saatlerde sefer düzenlemektedir. Minibüslerle şehir içi çalıştığı gibi, günde birkaç kezde köylere sefer düzenlemektedir.

Kent içinde ise, Özel Halk Otobüsleri sürekli hareket halindedir.

İklim

Salihli'de Akdeniz İklimi hakimdir. Yıllık sıcaklık ortalaması 16,4 °C dir (kış: 3-4 °C, yaz: 17 °C). İstisnalar haricinde sıcaklık yıl boyu +5 ila 30 °C arasında seyretmektedir. Cephe sistemlerinin bazen fazlaca etkili olması durumunda bahar aylarında günde 4 mevsim yaşanabilmektedir. En yüksek nem ocak, şubat aylarında, en düşük nem ise, temmuz, ağustos aylarında ölçülür. Yıllık ortalama yağış miktarı 500 mm civarındadır. Akdeniz yağış rejiminde olması dolayısıyla yağışın %48'i kış,27'si ilkbahar, %8'i sonbahar, %7'si de yaz mevsiminde düşmektedir.Ancak bazı yaz aylarında hiç yağış düşmediğide görülebilmektedir.

Yatırım

Salihli ilçesi; konumu, iş gücü, doğal kaynakları ve diğer imkanları itibariyle Ege'nin birçok il ve ilçesine göre yatırıma daha elverişlidir. İlçede kurulan her sektörden firma-atölye için gerekli "eğitimli personel" rahatlıkla temin edilebilmektedir. İlçenin, elde edilen ürünün bölge, ülke ve dünya pazarına sunulması için gerekli nakliye yollarını ihtiva etmesi, üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürmekle birlikte pazar alanını da genişletmektedir. Salihli'de halen gıda, otomotiv, turizm ve tarım başta olmak üzere birçok sektörden firmalar iş hayatına devam etmektedir.

Bunun yanında Alaşehir yolu üzerine kurulan Organize Sanayi Bölgesinin kullanıma açılması ile eski sanayi bölgesinde bulunan işyerlerinin taşınma süreci 2012 yılı itibariyle devam etmektedir.

Halihazırda Türkiye'nin tuğla-kiremit ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamakta, tarım açısından da dünyaca meşhur "Bahçecik Kirazı" Salihli'de yetişmektedir.

Ayrıca Kurşunlu bölgesinde çıkarılan jeotermal su, kolaylık sağlaması nedeniyle bölgede yeni sera alanlarının kurulmasında etkili olmuştur. Kurulan sera alanlarının büyüklüğü nedeniyle seracılık, ilçenin ekonomisine yakın gelecekte önemli katkılarda bulunacak gibi görünmektedir.

Alışveriş

Salihli'de en büyükleri Tesco Kipa AVM ve Salihli Festiva Outlet olmak üzere çeşitli mağazalar bulunmaktadır. Ayrıca kent pazarı da oldukça revaçtadır. Şehrin Alışveriş ihtiyacının çoğunluğu buralardan karşılanmaktadır. (Çarşamba günleri merkez pazaryeri ve Cumartesi - Pazar günleri de semt pazarları kurulmaktadır) İzmir yolu üzerinde EGE Max Outlet Mağazaları da bulunmaktadır.

Eğlence

Salihli'nin muhteşem manzarısını izleyebileceğiniz, bir seyir terası konseptindeki "Bizim Ev Sosyal Tesisleri", bir kent ormanı konseptindeki Büyük Park (Binbaşı Fevzi Tüzünalp Parkı) içerisindeki Bizim Kafeterya, Çınarlı Caddesindeki Kahve Diyarı Salihli'de vakit geçirebileceğiniz nezih mekanların başında gelmektedirler. Çınarlı (Atatürk Caddesi), Şüheda Caddesi, Sevgi Yolu (Mithatpaşa Caddesi) ve Kurudere caddesi en hareketli bölgelerdir. Şehir içinde dinlenebileceğiniz Salihli Belediyesi tarafından düzenlenmiş ve devamlı bakımı yapılan çok güzel parklar-bahçeler (Kenan Evren Parkı vb.) vardır. Bu caddeler üzerinde hoşça vakit geçirebileceğiniz simit sarayı, kafeterya ve pastane gibi mekanlar mevcuttur. Özellikle de Sevgi Yolu (Mithatpaşa Caddesi) üzerinde çorbacıları ve Salihli'nin meşhur Odun Köftesini tadabileceğiniz restaurantlar da bulubilirsiniz.

İç Bağlantılar

Sardes (Sart Harabeleri)
Bintepeler (Kral mezarları]
Kurşunlu Kaplıcaları (Mesire yerleri ve yeşil alanlar)
Çamur Banyoları (Mesire yerleri ve yeşil alanlar)
Napolyon Kirazı-Salihli Kirazı
Odun köfte (Meşe odununda pişen)
Şiir İkindileri (Salihli Belediyesi)
Jeotermal Enerji (Salihli Belediyesi)
Yeni Salihlispor
Sultaniye (üzüm)
Kırkoluklar (Salihli-Bozdağ kara yolu üzerinde)
Bozdağlar
Bozdağ Kayak Merkezi
Demirköprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali
Salihli tren garı(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Salihli)

Salihli Resmi Kurum Telefon Numaraları

Salihli Kaymakamlığı: ( 0236 )  713 37 71 - 713 37 72
Salihli Belediyesi:0 236 713 26 40
Salihli Devlet Hastanesi:(0236) 713 1500
Salihli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0 (236) 713 33 77
Salihli İlçe Emniyet Müdürlüğü:0 (236) 714 20 06-07
Salihli Adalet Sarayı: 0 (236) 714 98 95
Salihli İlçe Jandarma Komutanlığı:( 0236 )7133771
Salihli Askerlik Şubesi:(0236) 713 1563
Salihli Mal Müdürlüğü: ( 0236 )  713 37 71 - 713 37 72
Salihli İlçe Vergi Dairesi Müdürlüğü:0 236 713 30 01

Sarıgöl

Yüzölçümü:423 km2 (163,3 mi2)
Nüfus:36,206
Posta Kodu:45470
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45 H

Sarıgöl, Türkiye'nin Manisa ilinin bir ilçesi.

Tarihçe

Sarıgöl İlçesinin ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.

Halk arasındaki rivayetlere göre ilçenin bu yerleşim alanı deniz seviyesinden alçakta bir göl imiş. Gerek ilçe çevresinde gerekse ilçenin köylerindeki ören yerleri çevre tarihçesinin çok eski olduğunu göstermektedir. Yazılı kitabelere rastlanmamakta birlikte Dadağlı köyü Alafakı mevkiinde (Han Çeşmesi) ve buradaki konaklama yerinin izleri (temel yıkıntıları) ve çevresindeki mezarlık buralarda milattan önceki bir medeniyetin var olduğunu göstermektedir.

Dindarlı köyünün Çarsak yöresinde yanmış bir köy kalıntıları ve bu köye ait Buldan yolu üzerindeki mezarlık (sonradan tarla haline getirilmiş) bu mezarlıktaki taşlarda bulunan latince yazılar aynı köyün Kulu çeşmesi ve çevresindeki bina yıkıntıları burada bulunan bakır paralar, küpler, çeşitli testiler, buralarda İyonların veya lidyalıların egemen olduğunu açıkça belirtmektedir. Emcelli köyü doğu kesiminde süğmezli çeşmesi ve çevresindeki bina kalıntıları, buradaki dört köşeli bir kuyu kalıntısı, kayalara oyulmuş deniz araçlarını bağlama yerleri, şimdiki ovanın göl olduğunun delilleridir.

Baharlar köyünün doğusundaki Gavur damı denilen yerde ve toprak tepe mevkisi arasındaki Derbent çayının iki yakasında taşkından koruma bentleri bugün halen mevcuttur. Bahadırlar köyü yakınında Çingil, Sığırtmaçlı köyünün kuzeyinde Karain ve Kahramanlar köyü yakınındaki Öreniçi, Selimiye köyünün kuzey tepelerindeki Kara kaya eski medeniyetin izlerinin taşır.

Sarıgöl ilçesi bugünkü yerine burada mevcut gölün kurutulmasından sonra kurulmuştur. Çünkü Saiyra (İZMİR) Magnesia (MANİSA), Sardes (SART), Filedelfia (ALAŞEHİR) ve Hiyerapolis (PAMUKKALE)'ye ulaşan kara yolu Sarıgöl'den geçmekte ve Sarıgöl bu yol üzerinde üçüncü konaklama yeri olarak kullanılmaktaydı. Recep AKINCI, eski Filetelfia (Alaşehir kitabından) ikinci yüzyılın sonlarına kadar başkenti Sart olan lidyalıların egemenliğinde kalan Sarıgöl çevresin daha sonra Romalıların eline geçti. Roma imparatorluğunun 395'te ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma (Bizanslıların) eline geçti. 1071'de Alpaslan komutasındaki Selçuklu ordularının Bizansı yenmesiyle Anadolu'nun fethinde Alaşehir ve Sarıgöl çevresi Selçuklu hakimiyetine girmedi. Bağımsız bir tekfurlu alarak Selçukluların yıkılmasına kadar kaldı. Ancak 1393'de Osmanlı hükümdarı Yıldırım BEYAZIT'ın Alaşehir ve çevresini Osmanlı topraklarına katmasıyla Sarıgöl'de Osmanlı hakimiyetine geçti.

Halk arasında bir rivayete göre, Yıldırım BEYAZIT Sarıgöl ve çevresine yüksek bir yerden bakarken burası neresi diye sormuş. Komutanları ise attan inde gör demişler. O zaman Yıldırım tıpkı İNEGÖL (Bursa-İnegöl) demiş. O zamandan sonra buranın adı İNEGÖL olarak kalmış. Osmanlı topraklarına katılan Sarıgöl ve çevresi Yıldırım BEYAZIT tarafından komutanlarına zeamet arazisi olarak paylaştırılmış ve o zamanki adıyla üzüm ovası Dündar beye, Bereketli köyü çevresi Afşar aşiretine, Baharlar, Bahadırlar köyleri Bahadır beye verilerek buraları aşiretlerin iskanına tahsis edilmiştir. Uzun yıllar Osmanlı imparatorluğunun Aydın sancağına bağlı bir zeamet beyliği olan Sarıgöl çevresi, 1 Meşrutiyetten sonra Alaşehir ilçesine bağlı bir köy, Balkan savaşından (1913-1916) sonra Belediyelik olmuştur. 15 Mayıs 1919'da İzmir'in Yunanlar tarafından işgal edilmesi ve Yunan ordularının İlçelere doğru ilerlemesi üzerine 23 Ağustos 1919'da Alaşehir'de Yarbay Muhittin Bey Başkanlığındaki toplanan ilk Kuavi Milliye Teşkilatına Afşaroğlu Mehmet bey, Alemşahlı köyünden Mazlum bey, Dindarlı köyünden Çavuş oğlu Hüseyin, Sarıgöl'den üçkez belediye başkanlığı yapmış olan Etem Hoca,Hacı İsa oğlu Halil ağa, Arap Süleyman ve Halil Kardeşler, Özpınar (Cabertarar) köyünden Hacı Yitik temsilci olarak katılmışlardır.16-25 1919 Ağustos tarihleri arasında yapılan Alaşehir Kongresi'ne Sarıgöl'den(İnegöl) Etem Hoca (Sarıhan), Alemşahlı Köyü'nden Mazlum Bey (Ulu) ilçe delegesi olarak katıldılar. 2010 yılında ise Alaşhir Kongresi'ne katılan Etem Hoca'nın (Sarıhan) mezarı Sarıgöl Belediyesi tarafından anıt mezara dönüştürüldü.

Düşmana karşı ilk direniş teşkilatını kurmuşlardır.Her ne kadar bölük pörçük kuvvetlerle düşmana karşı çete savaşları verilmişse de 23 EYLÜL 1919'da Sarıgöl'de düşman işgaline uğramış, türlü zulüm ve vahşeti yaşamış. 6 AĞUSTOS 1922 sabahı AFYON cephesinden taarruza geçen Mustafa KEMAL komutasındaki Türk orduları düşman cephesini bozmuş, 4 EYLÜL 1922 sabahı şafakla beraber Çolak İbrahim Bey komutasındaki süvari birlikleri Sarıgöl'ü düşman işgalinden kurtarmış, 2 yıl 11 ay 17 gün süren zulüm ve vahşet Türk ordusu ve onun mümtaz komutanı Mustafa KEMAL ile halkın direnişi sayesinde sona ermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti döneminde bir Belediyelik olarak kalan İnegöl 1938'de SARIGÖL adını alarak Bucak (Nahiye) ve 4 EYLÜL 1957'de 7033 sayılı kanunla MANİSA İline bağlı tam teşkilatlı bir ilçe olmuştur. Sarıgöl ilçesi MANİSA İline bağlı ve Gediz ovasının başlangıç noktasının doğusundadır.İlçenin doğusunda Denizli İline bağlı Güney ilçesi ve Uşak iline bağlı Eşme ilçesi, Güneyinde Buldan ve Kuyucak, Batısında ise Alaşehir ilçesi vardır. Arazi yüzölçümü 423 kilometrekaredir. Denizden yüksekliği 320 metredir. İç Ege'nin tüm özelliklerini taşıyan bir çoğrafi yapıya sahiptir.

Sosyal Ve Kültürel Faaliyetler

Belediye tarafından her yıl 4 Eylül Bağ Bozumu Şenlikleri yapılmaktadır. Sarıgöl'de 2004 yılında Sarıgöl 1. Sultaniye Üzüm Festivali başlatıldı. İlçede 1993 yılında kurulan, Sarıgöl FM adını taşıyan radyo istasyonu 1996 yılında faliyetine son verdi. 1998 yılında kurulan Sarıgöl Gazetesi yayın hayatına halen devam etmekte ve 2008'de kurulan Sarıgöl 4 Eylül Gazetesi ise kapanmıştır. Son olarak ise ilçede haftalık Sarıgöl Gündem Gazetesi yayın hayatına başladı. Sarıgöl'de eski bir gelenek olan Olcak Dede her yıl Mayıs ayının ilk Cumartesi günü yapılmaktadır. Sarıgöl İlçesi'nin Ayan Mahallesi halkı tarafından hert yıl Muharrem ayında, aşure ve keşkek günü düzenlenmekte. Bu gelenek 200 yıldan bu yana devam etmekte olup, son 20 yılda bu geleneğe yemekler de ilave edilerek, tüm ilçe halkı tarafından yenmektedir.

Coğrafya

Sarıgöl ilçesi MANİSA İline bağlı ve Gediz ovasının başlangıç noktasının doğusundadır.İlçenin doğusunda Denizli İline bağlı Güney ilçesi ve Uşak iline bağlı Eşme ilçesi, Güneyinde Buldan ve Kuyucak, Batısında ise Alaşehir ilçesi vardır. Arazi yüzölçümü 423 km² dir. Denizden yüksekliği 320 metredir. İç Ege nin tüm özelliklerini taşıyan bir coğrafi yapıya sahiptir.

İlçenin Güneyinde Boz dağları uzantısı olan Karacaali köyü yakınlarındaki Çal dağı (1430 m) ve devamı olan Aktaş yaylası daha sonra Kovanoluk ve Süleymaniye dağları uzanarak Denizli ili topraklarına ulaşır. Yine Bozdağları uzantısı ve Dadağlı köyünün Kuzey tarafındaki Türkmen tepesi (900 m) Dindarlı köyünün kuzeyini kapatan erikli (KOCADAĞ-1400 m)dir. Daha sonra ise Salihli Kula dağlarının uzantısı olup, Çimentepe (ÇÖPKÖY)'den başlayarak doğuya doğru uzanan Uysal dağı (1314 m) İlçenin önemli dağlarıdır. Erikli dağı, Aktaş, Çaldağı arasında yüksek bir plato olan üzüm ovası, Erikli dağı ile Uysal dağı arasındaki vadiye Baharlar ovası, Alaşehir çayının güneydoğusundaki Bereketli ve Afşar ovaları belli başlı ovalarıdır.

Sarıgöl İlçesi hudutları içerisinde yaz kış akan akarsu mevcut değildir.Ancak ilçenin kuzeyinden geçen ve doğudan, batıdaki Alaşehir çayına karışan Koca çayın yatağına yapılan Buldan Barajı ile İlçenin Alemşahlı köyü civarından çıkıp batıya doğru akarak, Alaşehir Örencik köyüne geçip kuzeye dönen Bayıtlı çayının Afşar köyü hudutları içinde Afşar Sulama Barajı ilçe ovalarını hem sulamakta hem de taşkınlardan korumaktadır. Ayrıca Eşme ilçesinin Taşköy köyünden çıkan ve birçok dereleri aldıktan sonra Batıya doğru akarak Alaşehir çayına karışan Avulu Boğazı Çayı, Kocaçaya Bahadırlar köyü yakınlarında karışan Eziler Deresi ilçenin önemli çaylarıdır.

Sarıgöl İlçesinde tipik bir Akdeniz iklimi vardır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Yağışlar ekseri yağmur, Aralık ve Ocak aylarında kar şeklindedir. İlçe merkezine nadiren kar yağar. Kasım-Nisan aylarındaki yağışlar ve Buldan-Afşar barajlarından sulanan ilçe ovası her türlü tarıma elverişlidir. Yaz dönemi altı aylık sıcaklık ortalaması 32 derece, kış dönemi en düşük altı aylık sıcaklık ortalaması eksi 3 derecedir.

Sarıgöl ilçesi bitki örtüsü bakımından Akdeniz iklimi bitkilerinin özelliğini taşır. Çaldağı-Aktaş yöresinde çam ve meşe ormanları, diğer yerlerde ise piynar, kavak her çeşit meyve, az miktarda söğüt ve çınar ağaçları mevcuttur.

İlçenin toprakları her çeşit ürünün yetişmesinde elverişlidir. İlçenin Güney doğusunda bulunan ve ilçeye göre 494 m kadar yüksek olan üzüm ovasında tütün yetiştirilir. Bu ovada ayrıca arpa-buğday, Alemşahlı köyünde en çok tütün yetiştirilir. Çavuşlar köyünde kavun ve kapari'de yetişir. İlçeye bağlı Dindarlı Köyü'nde son yıllarda sertifikalı domates yetiştilmeye başlandı. Dindarlı Köyü domates ile haklı bir ün kazandı. Yurt içersine önemli domates sevkiyatı yapılmaktadır. Dindarlı Köyü'nde ayrıca MTA tarafından sıcak su araması yapılmakta olup olumlu sonuç alındığı ifade edilmektedir.

Kızılçukur köyünde mısır darısı, elma, şeftali, erik, ceviz, badem, kestane ve sofralık üzüm yetiştirilir. İlçe çerçevesindeki köylerde ise çekirdeksiz üzüm, pamuk, tahıl, susam, her türlü yazlık ve kışlık sebze, narenciye dışında her türlü meyve ve zeytin yetiştirilir. Sarıgöl Ovası, dünyanın en kaliteli çekirdeksiz sofralık Sultaniye üzümlerinin yetiştirildiği tek ovadır. Yılda ortalama 210 bin ton yaş üzüm yetiştirilmektedir. Bu üzümlerin 50 Bin tonu kuru üzüm olarak değerlendirilmektedir. Yüzde 60'ı yaş olar ihraç edilmektedir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Sar%C4%B1g%C3%B6l)

Sarıgöl Resmi Kurum Telefon Numaraları

Sarıgöl Kaymakamlığı:0236 867 1001
Sarıgöl Belediyesi:0 236 867 5001
Sarıgöl Devlet Hastanesi: 0 236 867 1393
Sarıgöl Adalet Sarayı:(236) 3572959
Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0236) 867 1710
Sarıgöl İlçe Emniyet Müdürlüğü: (0236) 867 4598
Sarıgöl İlçe Jandarma Komutanlığı:(0236) 867 3255
Sarıgöl Askerlik Şubesi:(0236) 653 1139
Sarıgöl Mal Müdürlüğü:0236 8671351
Sarıgöl Vergi Dairesi Müdürlüğü:(0236) 867 1165

Saruhanlı

Yüzölçümü:890 km2 (343,6 mi2)
Nüfus:53,684
Posta Kodu:45800
İl Alan Kodu:0 236
İl Plaka Kodu:45

Saruhanlı, Manisa il merkezine 19 km uzaklıkta yer alan ilçe.

Deniz seviyesinden 43 m yükseklikte kurulmuş olan Saruhanlı'ın genel nüfusu 64.134 merkezi 14900'dür. 890 km2 yüzölçümüne sahip ilçenin 13 belde belediyesi ve 28 köyü bulunmaktadır. Osmanlılar zamanında 150 haneli bir köy olan Saruhanlı, 1956 yılında Manisa'ya bağlı bir ilçe haline geldi. İlçe halkının büyük bir kısmını Balkan Yarımadası'ndan gelen göçmenler oluşturur. İlçedeki halkın çoğu gelirini tarımla sağlamaktadır. Bölgede en çok çekirdeksiz üzüm, pamuk, mısır ürünleri yetişmektedir.

Saruhanlı düz ve verimli arazi olan Gediz ovasında yer alır. Gediz nehrinin önemli bir kolu olan Kumçayı, ilçenin kenarından geçmektedir. İlçe Ege’yi İstanbul’a bağlayan İzmir-İstanbul devlet karayolunun üzerinde Manisa'ya 19 km, Akhisar’a 33 km uzaklıktadır. Batıyı Anadolu’ya bağlayan demiryolu, topraklarını ikiye bölerek İç Anadolu’ya doğru uzanır. Saruhanlı’nın yüzölçümü 890 km2, denizden yüksekliği 43 m’dir. İlçe kuzey ve kuzeydoğusundan Akhisar’a ve Gölmarmara’ya batısından Kınık-Bergama, güneyinden Turgutlu ve Ahmetli, güneybatısından Manisa ile çevrelenmiştir. Akdeniz ikliminin etkisindedir.

Saruhanlı’nın kesin kuruluş tarihi bilinmiyorsa da (1313-1437) Saruhan Beyliği döneminde kurulduğu düşünülmektedir.Bölgeye ilk yerleşenler göçebelik geleneğinden geliyordu.Giderek yerleşik yaşama alışarak tarımla uğraşmaya başladılar Sevr anlaşmasından sonra Yunanlar önce İzmir’i sonra (26 Mayıs 1919) Manisa’yı işgal ettiler Saruhanlı’ların büyük direnci yüzünden ancak on dört ay sonra 1920 Haziranında girebildiler. 7 Eylül 1922’de işgalden kurtulan bölgeye, Balkan ülkelerinden ve doğudan gelen Türk göçmenleri yerleştirilmeye başlandı. Saruhanlı topraklarının verimli olması ve boş olması nedeniyle bölgeye sürekli bir göç yaşandı. Bu göç 1960 yıllarına kadar devam etti.

Nüfusun73’ü merkez dahil 14 belde merkezinde, geri kalanı köylerde yaşamaktadır.Saruhanlı Nüfusunun60’ı Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya, Arnavutluk göçmeni ve Türk asıllıdır. %35'i yerli halktan, %5’i ise doğu ve güneydoğudan göç eden vatandaşlardan oluşmaktadır. Nüfusu tarım mevsiminde dışarıdan gelen işçiler nedeniyle geçici olarak artmaktadır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Saruhanl%C4%B1)

Saruhanlı Resmi Kurum Telefon Numaraları

Saruhanlı Kaymakamlığı:(0236) 357 1005
Saruhanlı Belediyesi:0 236 357 10 84
Saruhanlı Devlet Hastanesi:0236 357 41 17
Saruhanlı Adalet Sarayı:(0236) 357 2959
Saruhanlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0534 915 5514
Saruhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü:(0236) 357 1089
Saruhanlı İlçe Jandarma Komutanlığı:(0236) 357 1008
Saruhanlı Askerlik Şubesi:0.236.232 48 00
Saruhanlı Mal Müdürlüğü:0 236 357 1005
Saruhanlı Vergi Dairesi Müdürlüğü:0 236 357 1005

Selendi

Yüzölçümü:8.411 km2 (3.247,5 mi2)
Nüfus:21,437
Posta Kodu:45970
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45

Selendi. Manisa ilinin en küçük ilçelerindendir. 1954 yılında, 6324 numaralı karar ile kurulmuştur. Manisa'ya 155 km., Uşak'a ise 70 km. mesafede yer alır.İlçe sınırlarından Gediz Nehri'nin önemli kollarında biri olan Selendi çayı geçer. Asıl geçim kaynağı tütüncülük, hayvancılık ve tarımdır. Ayrıca Pınarlar, Eskin, Terziler, Kürkçü ve Hacıhaliller köylerinde son yıllarda kirazcılık artmıştır. Kınık köyü piknik alanı, Gavur evleri kaya mezarları, Bayraklı anıtı Selendi'nin gezilebilecek yerleridir. Merkez nüfusu 8.108'dir. Köyleri de dahil toplam nüfusu 26.500!dür fakat son 50 yıldır sürekli göç veren ilçenin göç eden kişileri de hesaba katıldığında nüfusu 77.000'i geçmektedir. Manisa'nın en az yoğunluklu ilçesidir. Ayrıca ilçede eskin köyünde bulunan altın-kurşun-krom karışımı maden rezervi bir müddet işletilmiş fakat madenin 49 yıllık kullanım hakkını elinde bulunduran bulgaristanlı firmanın bu ülkede iflas etmesi sonucu maden kapatılmıştır ve yıllardır atıl olarak durmaktadır. Bunların yanında gediz nehrinin en büyük kolu olan selendi çayı kış aylarında gediz nehrinden daha fazla su taşır. İlçenin tarihinde aldığı en büyük yatırımlar; tekel yaprak tütün depolama işletmeleri ve yatılı ilköğretim bölge okuludur. Selendi'nin tarhana, höşmerim, keşkek ve yufkası meşhurdur. ilçede üretilen Amerikan tipi küçük yapraklı tütünler çok değerlidir.

Kurtuluş Savaşında aşağı güllüce ve kınık mevkiinde şiddetli çatışmalar geçmiştir. 44 köyü, 11 mahallesi bulunmaktadır.

Tarihçe

Kasabanın adı, Kara Selendi civarında kalıntılarına rastlanmış, eski Lidya kenti, Slandos'tan gelir. Lidya şehri, başkent Sard'a bağlı idi. MÖ 7. yüzyılda Pers Kralı Kross'un baskıları ile gerilemeye geçmiştir. Bu süreç sonunda perslerin yönetimine geçmiştir. Büyük İskender'in ilerlemesiyle, şehir MÖ 332 yılında makedon egemenliğine girmiştir. Makedon egemenliğinin zayıflamasıyla Bizans İmparatorluğu'nun hükmüne girmiştir.

İlçedeki Türk egemenliğini ancak, Germiyanoğulları sağlayabilmiştir. Germiyan oğlu Yağız Ali Şir Bey Selendi'yi, Kula ve Alaşehir ile birlikte 1282 yılında ele geçirmiştir. Bu dönemde, yönetimsel olarak, kent Kula'ya bağlıdır. Daha sonra, Osmanlı Devleti'nin gelişimi ile kontrolü osmanlılara geçmiştir.

I. Dünya Savaşı'ndan sonraki Yunanistan işgalinden sonra, Türkiye hakimiyetine 3 Eylül 1922 yılında geçmiştir.

1954 yılında ilçe olmuştur. İlk kaymakamı Selahattin Aydemir'dir. 2010 yılı ocak ayında romanlar ile yerel halk arasında olaylar çıkmış. Bu olayların sonucunda romanlar ilçeyi terk etmek zorunda kalmıştır.

Mahalleler

Bekirağalar Mahallesi
Eski Cami Mahallesi
Hacıhaliller Mahallesi
Fatih Mahallesi
İnnice Mahallesi
Kurtuluş Mahallesi
Şerefiye Mahallesi
Yeni cami Mahallesi
Yıldız Mahallesi
Karşıova Mahallesi
Zafer Mahallesi

Eğitim

Selendi merkezde 5 lise bulunmaktadır.Bunlar;

Selendi çok Proğramlı Lisesi
Selendi Anadolu Öğretmen Lisesi
Selendi Anadolu Lisesi
Selendi Sağlık Meslek Lisesi.
Selendi imam hatip lisesi.
Selendi merkezde 5 ilköğretim okulu bulunmaktadır.

Atatürk ilköğretim okulu
Üçeylül ilköğretim okulu
Cumhuriyet ilköğretim okulu
Fatih ilköğretim okulu
Yatılı bölge ilköğretim okulu.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Selendi)

Selendi Resmi Kurum Telefon Numaraları

Selendi Kaymakamlığı:0(236)788 10 01-788 33 52
Selendi Belediyesi:0 236 7881005
Selendi Devlet Hastanesi:(0236) 788 1371
Selendi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0236) 788 1010
Selendi İlçe Emniyet Müdürlüğü:0 (236) 788 10 23
Selendi İlçe Jandarma Komutanlığı:(0236) 788 1398
Selendi Askerlik Şubesi:0236 816 11 20
Selendi Mal Müdürlüğü:(0236) 788 1591
Selendi Vergi Dairesi Müdürlüğü:0236 788 13 10 

Soma

Yüzölçümü:862 km2 (332,8 mi2)
Nüfus:105,518
Posta Kodu:45500
İl Alan Kodu:0 236
İl Plaka Kodu:45

Soma, Manisa ilinin bir ilçesidir.

Soma, Yunt Dağı silsilesinin eteklerine kurulmuştur. Savaştepe Fay Hattı da denilen ve Balıkesir'in Pamukçu beldesinden başlayıp Bergama'ya kadar uzanan Türkiye'nin en aktif fay hatlarından birinin üstündedir. Soma'nın tahin helvası, cevizli lokumu meşhurdur ve maden ocakları ile tanınır.

Adı

Soma ilçesi adının "sumak" bitkisinden geldiği de söylenir ve gittikçe Somaklı'dan Soma ismine dönüştüğü rivayetleri de vardır.

Konum

Manisa ilinin kuzey kapısıdır. Kuzeyden, Balıkesir'in Savaştepe ve İvrindi ilçelerine komşudur. Güneyinde Manisa'nın Akhisar ilçesinin Akhisar belediyesi, doğusunda Kırkağaç ilçesi bulunur da Manisa'yı bir başka ile daha komşu eder. Soma, batısındaki Kınık ve Bergama ilçeleri ile İzmir'e 135 kilometre mesafedeki Soma'nın ilçe merkezi, Kırkağaç-Kınık-Savaştepe karayollarının kavşak noktasında ve Bergama-Akhisar karayolu ile İzmir-Bandırma demiryolu üzerindedir. İklim ise yazlar sıcak ve kurak. Kışları ılık ve yağmurlu geçer.

Enerji Üretimindeki Yeri

İlçede linyit kömürü madenleri bulunur. Ayrıca bir adet termik santral vardır ve ikincisi yapım aşamasındadır.Türkiye'nin elektrik ihtiyacının %10'unu karşılamaktadır.13 Mayıs 2014 tarihinde madende yangın çıkmış ve 301 kişi hayatını kaybetmiştir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Soma,_Manisa)

Soma Resmi Kurum Telefon Numaraları

Soma Kaymakamlığı:02366131028-02366136000
Soma Belediyesi:0 236 613 24 16 ( 9 Hat )
Soma Devlet Hastanesi:(0236) 613 2490
Soma Adalet Sarayı:(0236) 612 8478
Soma İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0236 6132014
Soma İlçe Emniyet Müdürlüğü:(0236) 613 2252
Soma Jandarma Komutanlığı: (0236) 613-6363
Soma Askerlik Şubesi:(0236) 613 1030
Soma Vergi Dairesi Müdürlüğü:0236 613 12 92

 

.

Turgutlu

Yüzölçümü:530 km2 (204,6 mi2)
Nüfus:150,460
Posta Kodu:45400
İl Alan Kodu:0236
İl Plaka Kodu:45

Turgutlu (eski adı: Kasaba Osmanlıca: قصبه / Yunanca: Κασαμπά ) Manisa'nın bir ilçesi. Turgutlu; doğusunda Ahmetli, batısında Manisa, Kemalpaşa, kuzeyinde Saruhanlı, güneyinde Ödemiş ve Bayındır ilçeleri ile çevrilidir. Ege Denizi'nin 55 km doğusunda olup, denizden yüksekliği 78 metredir. Yüzölçümü 530 km'dir.

Tarihi

Turgutlu, Sultan II. Murat devrinde Dalbahçe Köyü dolaylarına yerleşen Turgud Aşireti tarafından kurulmuştur. Önce Dalbahçe Köyü civarında kurulmuş, zamanla ovaya inerek bugünkü yerini almıştır. Yunanlar, İzmir'i işgalden 10 gün sonra da Turgutlu'yu işgal etmişlerdir. Bu tarihten, 7 Eylül 1922 yılına kadar ilçe işgal altında kalmıştır. Kurtuluş Savaşımızın başarı ile sonuçlanması üzerine kurtulmuş ancak Yunan askeri giderken Bozkurt ve Küllük mahallelerini yakmıştır.

Nüfus

İlçe merkezlerinin nüfusları baz alındığında Turgutlu 122.383 merkez nüfusuyla, Manisa ilçeleri içerisinde 98.618 nüfusu olan Salihli ve 107.086 nüfusu olan Akhisar’ın önünde ilk sırada yer almaktadır. Manisa'nın merkez nüfusu en büyük ilçesidir. 31 Aralık 2012 verilerine göre köyleriyle birlikte toplam nüfusu ise 146.087'dir.

Turgutlu, 1940'lı yıllardan sonra ilk kez 2007 yılında yapılan nüfus sayımında Ege Bölgesi'nin en büyük ilçesi konumuna tekrar yükselebilmiştir. 1950'de 25.000 olan nüfusu ancak 1980'de 50.000'i aşmıştır. 1990'da ise 74.000'e yükselmiştir. Bu dönemde nüfus bakımından Türkiye'nin birçok il ve ilçe merkezinin gerisinde kalmış olan nüfus, 1990'lı yıllarda hız kazanan sanayileşme ile birlikte tekrar hızla artışa geçmiştir. Önceki yıllarda gerisinde kaldığı bazı kentleri ise son yıllarda tekrar nüfus açısından geçmiştir.

İklim

Turgutlu ilçesi, Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Bu iklimin etkisine bağlı olarak, yazlar sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. Kar yağışı ve don olayları nadir olarak gerçekleşmektedir. Yıllık ortalama sıcaklık 17 °C civarındadır. En düşük sıcaklık ortalaması 3 °C, en yüksek sıcaklık ortalaması 31 °C olarak gerçekleşmektedir. En yüksek sıcaklık Temmuz'da 44 °C[hangileri?] olarak tespit edilmiştir. Günlük rüzgâr verileri incelendiğinde, en yüksek frekans (%30) batı sektörlü rüzgârlara aittir. Bunun ardından güneybatı ve kuzeybatı yönlü hava akımları gelir. Turgutlu'nun ortalama nispi nem değerleri, kış aylarında %70–75, Temmuz'da en düşük (%44–49) seviyesinde gerçekleşmektedir. Bulutluluk değerleri genel olarak düşüktür. Kış aylarında 5,3 ile 6,4 arası, ilkbaharda 3,6 ile 5,3 arasında yer alan bulutluluk değerleri, yaz aylarında (Ağustos) 1,1 gibi oldukça düşük değerlere ulaşmaktadır. Turgutlu ve çevresinde, yıl içinde elde edilen yağışın önemli bölümü kış mevsiminde gerçekleşmektedir. Yaza girildiğinde bölge kuru hava kütlelerinin etkisi altına girmektedir. Yıllık yağış ortalaması 660–670 mm. düzeyindedir.

Turizm

İlçenin en önemli turistik tesisi Urganlı Kaplıcaları'dır. Urganlı Kaplıcaları, suları karbondioksitli ve bikarbonatlıdır. Sıcaklığı 62 ile 67 santigrat derece arasında değişmektedir. Evliya Çelebi, bu kaplıcaya övgü dolu sözlerle, Seyahatname'de yer vermiştir.

Eğitim

Üniversite Eğitimi:

Celal Bayar Üniversitesi Hasan Ferdi Turgutlu Teknoloji Fakültesi
Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksek Okulu
Ortaöğretim Eğitimi

Besime Elagöz Anadolu Lisesi
Halil Kale Fen Lisesi
Hasan Ferdi Turgutlu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi
İnci Üzmez Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi
Niyazi Üzmez Lisesi
Selman Işılak Sağlık Meslek Lisesi
Senem Aka Anadolu Lisesi
Turgutlu Anadolu Lisesi
Turgutlu İmam-Hatip Lisesi
Turgutlu Kız Teknik ve Meslek Lisesi
Turgutlu Lisesi
Turgutlu Ticaret Meslek Lisesi
Urganlı Çok Programlı Lisesi
Zübeyde Hanım Kız Teknik ve Meslek Lisesi
Özel Gündüzalp Anadolu Lisesi
Özel Hatem Sağlık Meslek Lisesi
Özel Rabia Hatun Anadolu Lisesi
Özel Rabia Hatun Sağlık Meslek Lisesi

Ulaşım

Turgutlu'nun Manisa'ya uzaklığı 30 km, İzmir'e uzaklığı ise 50 km'dir. İlçe merkezinin güneyinden E–23 (İzmir-Ankara) karayolu, kuzeyinden ise İzmir-Uşak-Afyon demiryolu geçmektedir. Demiryolunun İzmir'den Turgutlu'ya kadar olan 32 km'lik ilk kısmı 1863–1865 tarihleri arasında yapılmış, 1866’da işletmeye açılmıştır. 1873–1875 yılları arasında da 76 km daha yapılarak Alaşehir'e kadar uzatılmıştır. E–93 karayolu ise oldukça yoğun bir trafiğe sahip olup 2 geliş–2 gidiş olarak bölünmüş yoldur. Bütün köylerin yolu mevcut olup köy yollarının tamamı asfalt kaplamadır. Yollar her mevsim ulaşıma açıktır.

Ekonomi

Turgutlu'nun ekonomik yapısı, tarıma ve sanayiye dayalıdır. İlçenin %54'ünde tarım yapılmaktadır. Turgutlu'da Gediz Havzası'nın verimli topraklarının bulunması ve Akdeniz çekirdeksiz üzüm, pamuk, tütün, domates, buğday, kiraz, şeftali, erik ve zeytin, ziraatı yapılan başlıca ürünlerdir. Sofralık üzüm üretimi önem kazandığından yayla bağcılığı gelişmektedir. Pamuk tarımı Gediz Havzasında yapılmaktadır. Tütün, kırsal kesimin geçim kaynağıdır. Kapari, kekik gibi alternatif bitkiler ekimi tanıtılmaktadır. Hububat; kırsal alanlarda tütün, taban arazilerde pamukla münavebeye girmektedir. Arpa üretimi, hayvanların yeşil ot ihtiyacını karşılamak için yapılmaktadır. Meyvecilikte şeftali, kiraz, erik ve incir üretimi önemlidir. Kiraz ve incir ihraç edilmektedir. Zeytin ağacı sayısı azdır. İlçede konserve fabrikalarının etkisi ile domates, biber ve hıyar ekimi önem kazanmıştır. Hayvancılık bitkisel üretim kadar önemli değildir.

Spor

İlçenin SporToto 2. Lig'de takımı bulunmaktadır. Çeşitli amatör küme takımlarının yanı sıra Turgutlu Belediyesi'nin bünyesinde kurulu belediyespor bulunmaktadır. Çeşitli branşlarda spor faaliyetlerinin bulunduğu Turgutlu Belediyespor'da başta voleybol, basketbol ve hentbol olmak üzere çok sayıda başarısı bulunmaktadır. Şu an Turgutluspor'da Selahaddin Dinçel antrenör olarak görev yapmaktadır.

Mahalleleri

7 EylülAcarlarAkçapınarAkköyAlbayrakAltayAşağı BozkırAtatürkAvşarAyvacıkBaktırlıBozkurtCumhuriyetÇampınarÇepnibektaşÇepnidereÇıkrıkçıDağyeniköyDalbahçeDerbentErgenekonGökgedikGüneyHacıisalarIrlamazİstasyonaltıİstiklalİzzettinKabaçınarKaraköyKaraolukKurudereKurtuluşKuşlarMusacalıMusalaryeniköyOsmancıkÖrenköyÖzyurtSarıbeySelvilitepeSelvilitepe OSBSinirliSivriceSubaşıŞehitlerTemrekTuranUrganlıYakuplarYaykınYeniYeniköyYiğitlerYıldırımYukarı BozkırYunusdere(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Turgutlu)

Turgutlu Resmi Kurum Telefon Numaraları

Turgutlu Kaymakamlığı:0 236 3132606 - 0 236 3131144
Turgutlu Belediyesi: 0 (236) 313 27 27 - 0 (236) 313 21 21
Turgutlu Devlet Hastanesi:0236-3122295
Turgutlu Adalet Sarayı:0 236 3131011
Turgutlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0236) 313 2246
Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğü:(0236) 313 1300
Turgutlu Jandarma Komutanlığı:(0236) 312 0434
Turgutlu Askerlik Şubesi:0236 313 11 00
Turgutlu Mal Müdürlüğü:(236) 313-4786
Turgutlu Vergi Dairesi Müdürlüğü: 0236 313 13 79 

Kırkağaç

Yüzölçümü:543 km2 (209,7 mi2)
Nüfus:46,160
Posta Kodu:45700
İl Alan Kodu:0 236
İl Plaka Kodu:45

Kırkağaç, Manisa ilinin ilçesi.

Şehir 1400'lü yıllarda Türkler tarafından kurulmuş ve zaman içinde Rumlar, Ermeniler ve Yahudilerin yerleşimine uğramıştır. Yunan işgalinden sonra şehirde yaşayan gayri müslimler de işgalciler ile birlikte şehri terk etmiştir.[kaynak belirtilmeli]Mübadele ile beraber; Yunanistan'dan gelen mübadiller şehre yerleştirilmiştir. Özellikle Midilli, Drama'nın Pravişte kazasının Esirli, Paliohor, Dranova köyleri ile Selanik Avrethisar Paprat muhacirleri Kırkağaç'a iskan edilmiştir.

Manisa'nın küçük ilçelerinden biridir. Nüfusu 20 900 civarındadır. Kendi adıyla anılan ova ve yunt dağı eteklerinde kurulmuştur. 13 km. mesafedeki Soma nedeniyle fazla gelişememiştir. Ekonomisi tamamıyla tarıma dayalıdır. Küçük çaplı sanayi kuruluşlarıda hammadde olarak bölgede üretilen zeytin, domates, üzüm vb.işler. Ülke çapında ünlü Kırkağaç kavunlarının memleketidir. Ayrıca traktör galerileri ilçede oldukça faaldir. Beylikler döneminde Karesi Beyliği'ne bağlı bir ilçedir.

Kırkağaç 6. Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığı Kırkağaç çıkışında Soma istikametindedir ve Alay'dan hemen sonra Kırkağaç'ın mesire yeri, panayırı şeklini alan Kırkağaç çamlığı bulunmaktadır. Son birkaç senedir resmiyet kazanan Kırkağaç Çam Mesiresi çok uzun yıllardır yöre insanının tek ve en önemli eğlence kaynağıdır. Bir panayır görünümündeki mesirenin en önemli farkı ilçe insanının panayır boyunca çamlık içinde çadırlar kurarak burada konaklamasıdır. Son zamanlarda şehir dışından da misafirler ağırlamaya başlayan Kırkağaç Çam Mesiresi yavaş yavaş tanınmaya başlamasına rağmen kendini geliştiremediği için yöre insanının gözünde eski önemini kaybetmektedir.[kaynak belirtilmeli] Ayrıca Kırkağaç'ta Gençlik ve Spor Müdürlüğüne bağlı bir tesis bulnur. İzci ve sporcuların kullandiği bu tesis ilçede bulunan Sarıkız Mezarlığı yakınında bulunur.

Zengin bir yerel kültüre sahip olan Kırkağaç maalesef bu kültüre yeterince sahip çıkamadığı için eski renklerini yavaş yavaş yitirmektedir. Kırkağaç insanının yemek kültürü son derece gelişmiş olup kendine has değişik lezzetlere sahiptir.

Türkiye Amatör Futbol Ligi'nde Acar İdman Yurdu adında futbol takımı vardır.

Kırkağaç'ın gezilip görülmesi gereken yerlerinden bazıları Nakrasa, Stratonikeia, Khliara, Yortan ve Firig türü kaya mezarları ile tarihi Çiftehanlar Camii, Kırık Minaresi,Sarı Hoca Camii ve eski Rum/Ermeni evleridir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1rka%C4%9Fa%C3%A7)

Kırkağaç Resmi Kurum Telefon Numaraları

Kırkağaç Kaymakamlığı: 0 236 588 10 15
Kırkağaç Belediyesi:0850 222 0724
Kırkağaç Devlet Hastanesi:(0236) 588 1103
Kırkağaç İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(236)588 20 81
Kırkağaç İlçe Emniyet Müdürlüğü:(0236) 588 1040
Kırkağaç Askerlik Şubesi:0236 613 10 30
Kırkağaç Adalet Sarayı:(0236) 588 2304
Kırkağaç Mal Müdürlüğü:0 236 588 14 05
Kırkağaç Vergi Dairesi: 0236 588 24 47

Şehrini Seç