Milas

Yüzölçümü:2.167 km2 (836,7 mi2)
Nüfus:129,128
İl Posta Kodu:48200
İl Plaka Kodu:48
İl Alan Kodu:0 252

Milas, Muğla ilinin 13 ilçesinden birisi. 2014 senesine kadar 13 mahallesi, 114 köyü ve 5 beldesi olan kent yeni çıkan büyük şehir yasası ile ilçe sınırları içerisindeki bütün yerleşim birimlerinin mahalle olmasıyla ilçe sınırları içerisinde toplam 132 mahalle sayısıyla ayrı bir konuma gelmiştir. 2012 yılında 55.348 ilçe merkezi 72.658 kırsal olmak üzere toplam 128.006 nüfusa sahipken 2014 yılında bütün belde ve köylerin mahalle olmasıyla ilçe nüfusu 129.128 oldu.

Karya Uygarlığı'na ve Menteşe Beyliği'ne başkentlik yapmış ilçe merkezi ve yanı başında yer alan, tarihin pek çok döneminde Milas'ın müstahkem kalesi işlevi görmüş Beçin başta olmak üzere ilçede tarihleri derin, köklü bir geçmişe uzanan pek çok yerleşim bulunmaktadır. Düzenli kent merkezi, antik kalıntıları, tarihî değeri bulunan eserleri ve evleri, canlı çarşısı, dünyaca ünlü Milas halıları ile turistik açıdan pek çok ilginç özelliği bulunan, ancak Bodrum'a giden yolcuların bazen kenarından geçerek gözden kaçırdığı bir yerdir. Günümüz Milas'ının yerleşiminin belkemiğini Yörük-Türkmenler oluşturmaktadır. Şu anda ilçenin belediye başkanı CHP'li Muhammet Tokat'dır. İlçe Bodrum güzergâhının üzerinde olduğu için hızla gelişip, göç almaktadır.
Anadolu dillerinde yerleşim yerlerinin tipik bir soneki olan -asa, Milas'ın tarihî ismi Mylasa'da kendini gösterdiği için, kentin çok erken tarihlerde kurulmuş olduğuna işaret etmektedir. Bazı dilbilim araştırmacıları, Milas isminin ilk hecesi olan Mil- 'in Likyalıların kendileri için kullandığı isim olan Trmili 'de de zuhur ettiğine dikkat çekerek bu halkın Milet (Millawanda) yöresinden güneye sonradan Likya olarak bilinecek Teke Yarımadası'na göçleri döneminde kurulmuş olabileceğini ileri sürmektedirler.[3]. İsmin Sisifos'un ve Aeolus'un neslinden geldiği iddia edilen bir Mylasa'dan kaynaklanmış olabileceğine dair savlar ise mesnetsiz bulunmaktadır.
Milas şehri, hükmettiği geniş ve verimli ova, ve sırtını dayadığı dağlardaki, günümüzde de işletilmeye devam eden, zengin mermer yatakları ile tarih boyunca avantajlı bir konumda olmuş, bulunduğu mevkiden sahil şeridine kolaylıkla erişilebilmesi de ilave bir şansını oluşturmuştur.

Milas kent merkezi içindeki en eski eser Hisarbaşı mahallesinde, Hisarbaşı tepesinin doğusunda bir podyum üzerine inşa edilmiş olan Karyalı Zeus (Zeus Karios) Tapınağıdır. Tapınağın Korent başlıklı tek sütunu hala ayaktadır.

Kentin eski surlarından bugüne ulaşan tek kalıntı ise, yörede Baltalıkapı olarak bilinen kapı kemeridir. Kapı M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenmektedir. Kemerinin kilit taşı üzerindeki çift yüzlü balta motifinden dolayı yörede Baltalıkapı olarak anılmaktadır.

Kentteki bir başka antik çağ kalıntısı ise M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiş ve çok iyi korunmuş bir mezar anıtı olan Gümüşkesen Anıtı dır. Dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Halikarnas Mozolesi'nin daha küçük bir modelidir. Sodra Dağı eteklerinde Gümüşlük mahallesindeki mezar anıtı yüksek bir kaide ve basamaklı bir çatıdan oluşmaktadır.

Milas'ın doğusunda Milas ovasında uzanan iki katlı su kemerleri erken Bizans dönemine aittir. Kemerlerin inşaatında antik dönem mimari parçalar da kullanılmıştır.

Kent merkezindeki önemli mimari yapılar arasında aşağıdakiler sayılabilir:

Çöllüoğlu Hanı: 1719-1720 yıllarında yapılmıştır. Hisarbaşı mahallesindedir.
Milas Ulu Camii: Milas’ın en büyük camisidir. 1378’de Menteşe Beyliği döneminde yapılmıştır. Hoca Bedrettin mahallesindedir.
Belen Camii: Duvar örgüsü tuğla-taş karışımı olup, antik dönem eserlerinden yararlanılmıştır. 14. yüzyıla tarihlenen cami, Hisarbaşı mahallesinde, aynı adı taşıyan tepenin üstündedir.
Milas Ağa Camii: Hacı Abdi mahallesindedir.
Firuzbey Camii (Kurşunlu Cami olarak da anılır): Bölgenin yönetiminin Menteşe Beyliği'nden Osmanlı İmparatorluğu'na geçtiği dönemde inşa edilmiş mimari açıdan çok önemli bir eserdir. Osmanlı dönemine ait yapılar ise şunlardır. Firuzpaşa mahallesi ndedir.
Milas'ta ayrıca Osmanlı dönemi eseri olan iki köprü bulunmaktadır. Bunlardan biri kent merkezinden geçen Balovca deresi üzerindedir. İzmir yolundaki Sarıçay üzerindeki tarihi köprü ise acilen restorasyona ihtiyaç göstermektedir. Milas'a bağlı Selimiye beldesindeki Osmanlı dönemine ait iki eserden biri olan Abdülfettah Camii ise, hanı ve hamamı ile bir külliye görünümündedir.
Milas kent gezilerinin ana eksenini 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın ilk yıllarında yapılan ve büyük bölümü restore edilerek kullanılmaya devam eden Milas evleridir. İki katlı avlulu evlere giriş avludan yapılır. Evlerin ahşap destekli çıkmaları sokağa taşar. Zemin katlar genellikle depo ve kiler olarak kullanılır. Mutfak,tuvalet,ahır avlunun bir köşesindedir. Avludan üst kata ahşap ya da mermer merdivenle çıkılır.

İlçe merkezinde Nedime Beler, Murat Menteşe, Selahattin Oğuz, Servet Akgün evleri olarak tanınan evler ise Cumhuriyet'in ilk döneminde Avrupa’dan gelen Macar ve İtalyan mimarların katkılarıyla yapılmıştır. Bu evler Milas evlerinden farklı olarak dışa açık olarak yapılmıştır. Mutfak ve tuvalet Avrupai tarzda yapı içindedir.

Milas'ta 1950'li yıllara kalan varlığını sürdürmüş bir Yahudi cemaati bulunduğunu da belirtmek gerekir. Sonradan İsrail'e göçen bu Milaslılar, anavatanlarına ziyaretlerini bugün de sürdürmektedirler.
Beçin Kalesi: Menteşeoğulları Beyliği'nin idari başkentidir. Milas'a 5 km uzaklıktadır.Milas ovasına hâkim bir plato üzerindeki Mutluca Beçin mahallesindeki Beçin kalesi Bizans yapısıdır. Kale Menteşe oğulları döneminde onarım görmüştür. Milas’ı merkez yapan Menteşe oğulları Beyliği, hükûmet merkezini savunması kolay olduğu için Beçin'e taşımıştır. Kaledeki asıl yerleşim 200 metre yukarıdaki iç kale bölümündedir. Bu bölümde bir Bizans şapeli, Menteşe oğulları döneminden Karapaşa Medresesi, türbe, Ahmet Gazi Medresesi, Orhan Bey Camii, hamam, Bey Hamamı, Kızılhan, Yelli Camii ve medresesi günümüze ulaşan yapılar arasındadır.
Çomakdağ: Tarihî evleri ve başta halıcılık olmak üzere geleneksel sanatları bütün canlılığıyla yaşatan bir köydür. Milas'a yakın bir mesafededir. Çomakdağ köyü Beşparmak dağlarına sırtını dayamışdır. Çomakdağ evleri, dünle bugünü ustaca kaynaştıran mimari üslup taşımaktadır. Taştan yapılmış evlerde bacalar estetik görünüşüyle ilgi çeker. Baca tepelerinde yer alan yarım ay ya da kartal başı şeklindeki figürlere rastlanır. Antik yapılardaki akroterlerden esinlenmiş bacalara başka yerde rastlamak mümkün değil. Kendi içine kapalı köy, gelenekleriyle yaşamaktadır. Düğünler 4 gün sürer. Dibekte buğday dövülür, ovalarda atış yapılır, en iyi atışı yapana oğlak hediye edilir, kadınlar kendi aralarında eğlenir, gelin alma ve duvak günü yapılır.
Labranda: Milas'ın kuzeyindeki Koca yayla'da (14 km) bulunan Labranda Türkiye'nin en iyi korunmuş antik kentlerinden biridir. Çam ve çınar ağaçları arasında,hemen her zaman tatlı bir esintiyle serinleyen havada çok güzel bir antik kenttir. Labranda antik çağda 8 metre genişliğindeki bir kutsal yolla Mylasa'ya bağlıydı. Yolun izlerini bugün de görmek mümkün. M.Ö. 5. yüzyılda kentte bir kutsal olduğu biliniyor. Güney ve güneydoğu’da bulunan iki giriş kapısı ayaktadır. Zeus Tapınağı, stoa, tapınağın güneyindeki büyük teras duvarı, kült yemeklerinin yendiği andron, saray olduğu sanılan büyük yapılar, teras evleri kalıntıları görülmektedir. Kazılarda ortaya çıkarılan Andron pencereli bir yapıdır ve Helen döneminde pencere kullanıldığı kanıtlanmaktadır. Kentte Roma Çağı kalıntıları da görülmektedir. Kutsal alanın 200 metre batısında arkası istinat duvarıyla sağlamlaştırılmış stadyum vardır. Kutsal alanda her yıl yapılan ve 5 gün süren şölenler sırasında stadyumun yarışlara sahne olduğu sanılıyor. Yarışların başlama ve bitiş taşları bugün de yerli yerinde. Labranda’ya çıkarken Kargıcak mahallesindeki kır lokantasında karnınızı doyurabilirsiniz. Saçta yapılan oğlak kavurması ile mis kokulu domatesle hazırlanan menemeni tavsiye ederiz.
Bafa Gölü: Söke ovası 2000 yıl kadar önce denizdi, burada büyük bir körfez vardı. Büyük Menderes ırmağının getirdiği alüvyonlar körfezi doldurdu ve ova haline getirdi. Bugünkü Bafa Gölü denizden bir parça olarak arada kaldı. Gölün üzerinde iki ada bulunuyor. İkiz adalardan biri aslında tam ada değil, bir kumulla karaya bağlı. Bafa Gölü’nde kefal, levrek, yılan balığı tutuluyor. Eskiden çok sazan tutulurmuş, fakat gölün suyu tuzlandığı için artık sazan kalmamış. Gölde gezmek isterseniz dolmuş usulü motorlara binebilirsiniz. Adalar, Kapıkırı mahallesindeki Heraklia antik kenti geziliyor. Göldeki adalarda manastırlar, kiliseler kurulmuş. Bunlardan "Yediler Manastırı" en eskisi. Gölün çevresi zeytinliklerle çevrili. Kıyıdaki lokantalarda da bütün yemekler zeytinyağı ile yapılıyor.
Euromos antik kenti: Selimiye mahallesinde bulunmaktadır.
Iasos antik kenti: Güllük Körfezi kuzeyindeki Kıyıkışlacık mahallesi ile iç içe bulunan İasos antik kenti Milas sınırları içindeki diğer bir tarihi mekandır.
Tuzla Kuş Cenneti: Bodrum yolundan sapılarak varılan Boğaziçi (eski adıyla Bargylia) mahallesindedir.
Uyku Vadisi: Bodrum yolu üzerindeki Gökçeler mahallesindedir. Mağaralar bulunur.
Gökova Körfezi: Ören mahallesi ve buradaki Keramos harabeleri, Ören'in ötesindeki Çökertme zeybeği ne adını vermiş enfes manzaralı Çökertme, Milas ilçesi içindeki ve ayrı maddelere konu olacak diğer turistik yerlerdir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Milas)

 

Milas Resmi Kurum Telefonları

Milas Belediyesi:0 (252) 512 14 16 - 0 (252) 512 10 25
Milas Devlet Hastanesi:(0252) 513 57 01
Milas Emniyet Müdürlüğü:(0252) 512 1491
Milas Adalet Sarayı:(0252) 512 1468
Milas Zabıta Müdürlüğü: 0 252 512 12 81
Milas Jandarma Komutanlığı:(0252) 512 6828
Milas İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0252) 512 1047
Milas Kaymakamlığı: 0 252 512 1001 - 0 252 513 3641
Milas Askerlik Şubesi:0.252.214 10 41
Milas Savcılık: 0252 512 14 67-68
Milas Vergi Dairesi:(0252) 512 25 77
Milas Mal Müdürlüğü: 0252 512 26 73
Milas İtfaiye Müdürlüğü:0 252 512 23 34

Bodrum

Yüzölçüm:557 km2 (215,1 mi2)
Nüfus:140,716
Posta Kodu:48400
İl Alan Kodu: 0 258
İl Plaka Kodu: 48

Bodrum'un antik çağdaki adı Halikarnassos'dur. Türkçe Halikarnas olarak okunmuştur. Aziz Petrus Kalesi (Castle of St. Peter) adı verilen kale ile birlikte şehrin Aziz Petrus'a adanmasıyla şehre Petrium adı verilmiştir. Bu isim zaman içerisinde önce petrum sonra potrum ve en sonunda Bodrum olarak okunur olmuştur.

Dünyanın Yedi Harikasından Mausoleum Halikarnassos şehrinde inşa edilmiştir. Depremler ve istilaların etkisiyle zamanla yıkılan mozolenin mermerden taşları Bodrum Kalesinin yapımında kullanılmıştır. Kaleyi 15. yüzyılda Hristiyan Şövalyeler inşa etmiştir. İnşaat 100 yıllık bir sürede tamamlanmıştır. Papa kalenin bitmesi için kalenin yapımında çalışanlara endülijans kağıtları dağıtmıştır. Bodrum şehri Anadolu toprakları üzerinde en son ele geçirilen hristiyan toprağıdır. Şehir II. Mehmed zamanında kuşatıldıysa da ancak I. Süleyman'ın Rodos Seferi sırasında ele geçirilebilmiştir. Bodrum Kalesi bugün Dünyanın en büyük 2. Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir. Doğu Akdeniz'de ayakta kalan en sağlam kaledir. Bodrum şehri ise pek çok kültürel etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

Bodrum, Muğla ili'nin batı köşesinde yer alır. İlçe topraklarının büyük çoğunluğu kendi adını taşıyan bir yarımada içerisinde bulunmaktadır ki ilçe kuzey, batı ve güneyden Ege Denizi ile çevrelenmiştir. Doğusundaki Milas hariç herhangi bir idari sınırı yoktur.

İklim itibariyle Ege ve Akdeniz iklimlerinin sentezinden oluşan bir özelliğe sahiptir. Yarımada olarak mikro klima alan özelliği gösterir. Yaz aylarında neredeyse hiç nem bulunmaz. Kış aylarında ise nem oranı oldukça düşüktür. Yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları oldukça ılık ve yağışlıdır.

Bodrum, dünyaca ünlü bir tatil beldesi olması nedeniyle gelişmiş ulaşım imkanlarına sahiptir. Şehrin hava ulaşımı Milas-Bodrum Havalimanı üzerinden sağlanmaktadır ki şehre uzaklığı 32 km.'dir. Bodrum'da üç büyük marina ve kruvaziyer yanaşma iskelesi de mevcuttur. Marinaların ilk yapılanı Bodrum merkezde bulunan Milta marinadir. İkinci marina Turgutreis beldesinde bulunan D Marin ve üçüncüsü Yalıkavak beldesinde bulunan Palmarina'dır.

Bodrum önemli bir karayolu kavşağında bulunmaz. Bodrum'a karayoluyla ulaşım Milas üzerinden çift şeritli asfalt yol ile sağlanmaktadır.

1960’lı yıllara kadar halk tarım, zeytincilik, balıkçılık ve süngercilik ile geçimini sağlıyordu. Bugün yarımadanın ve modernleşmesi ile tarımda seracılık, tufanda sebzecilik ve narenciye yetiştiriciliği yönünden gelişmiştir. Son yıllarda ülke çapında adını Bodrum mandalinası ile duyurmuştur. Geçen senelerde satışa çıkan Bodrum mandalin gazozu narenciye üretimine katkıda bulunmuştur. Zeytin ve yağı yerli halkın yine geçimini sağlamaktadır.

Milas ilçesinin ünlü halı dokumaları yine köylerde kadınların el emeği ile geçim kaynakları arasında yerini almıştır. İlçe tersanelerinden iyi gelir kapısı açmıştır, Yapım, bakım, onarım ve işletmeciliği kapsayan yat turizminin merkezi Bodrum’dur. İçmeler Tersanesinde bugün gulet tipi tekne yapımı geleneği sürdürülmektedir. Tersane büyüklüğündeki tesislerde de modern teknoloji ile 50 metre uzunluğundaki lüks yelkenli yatlar inşa edilebilmektedir.

1970’li yıllarda bakanlıklar arası turizm komitesinin birinci dereceden öncelikli turizm bölgesi ilanıyla turizm yıllar içinde gelişerek bugün dünya standartlarında tatil imkânı sunmaktadır. Turizm, havaalanın açılması ve gemi yanaşma iskeleleriyle ekonomisine büyük katkılar yapmıştır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Bodrum,_Mu%C4%9Fla-http://www.bodrumlook.com/tr/bodrum-ekonomisi-ve-gecim-kaynaklari/).

Bodrum Resmi Kurum Telefonları

Bodrum Belediyesi:(0252) 316 1009
Bodrum Devlet Hastanesi:(0252) 313 1420
Bodrum Emniyet Müdürlüğü:(0252) 316 8080
Bodrum Adliyesi:(0252) 363 9911 veya (0252) 363 9914
Bodrum Zabıta Müdürlüğü:(0252) 316 10 09
Bodrum Jandarma Komutanlığı:(0252) 317 0586
Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: 0 252 316 10 34
Bodrum Kaymakamlığı: 0(252) 316 10 01- 0(252) 316 60 13
Bodrum Askerlik Şubesi:0.252.316 10 07
Bodrum Vergi Dairesi:(0252) 316 2519
Bodrum Mal Müdürlüğü:252 3139445
Bodrum İtfaiye Müdürlüğü: 316 10 71

Dalaman

Yüzölçümü:617 km2 (238,2 mi2)
Nüfus:35,362
Posta Kodu:48770
İl Alan Kodu:0252
İl Plaka Kodu:48 D 48 E

Dalaman, Muğla ili'nin 12 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.

Atm Dalaman Uluslararası Havaalanı bu ilçe sınırları içerisindedir. Ortaca'nın da ilçe haline getirilmesinden sonra bağlı beldesi kalmamıştır. 16 köyü bulunmaktadır. Akdeniz Bölgesi’nde, Muğla İline bağlı bir ilçe olan Dalaman,aynı ilin Köyceğiz, Ortaca ve Fethiye ilçeleri ile Denizli ili Çameli ilçesi arasında yer almaktadır. Doğu,kuzey ve batı kesimleri dağlık,güneyi ovalıktır. İlçe topraklarını Gölgeli Dağlar (2.295 m.), Boncuk Dağı (2.265 m.) engebelendirmektedir. Fethiye Körfezi ’ne paralel uzanan bu dağların etekleri yapraklı, yüksek kesimleri de iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlarla kaplıdır. Dalaman Ovası, Muğla ilinin en verimli ovasıdır,Türkiye'nin ve dünyanın en verimli ovaları içerisindedir. İlçe topraklarını Dalaman Çayı sulamakta olup, Akdeniz ve Ege Bölgeleri geçiş noktasında bulunmaktadır. Dirmil yakınlarındaki Kocaş Dağından doğan, Dalaman Çayı Marmaris ve Fethiye arasında yer alır. Toplam uzunluğu 229 km.dir. Batı Toroslar’ın Göktepe ve Yaylacık Dağlarından inen kolların birleşmesiyle büyüyen çay, dar ve derin bir vadi içinde akarak, Ortaca’nın 8 km. güneyinden denize dökülür.Deniz seviyesinden yüksekliği 15 m.dir. Yüzölçümü 61.694 hektar olan ilçenin 2009 Yılı Genel Nüfus sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 33.451’dir.
İlçenin tarihiyle ilgili herhangi bir bilgi yeterli arkeoloji kazısı ve yüzey araştırması yapılmadığından dolayı bulunmamaktadır. Ancak Antik Karya bölgesi içerisinde olduğundan ilçe tarihinin çok eskilere dayandığı sanılmaktadır.

Daha önce Köyceğiz İlçesine bağlı olan Atakent ve Dalaman beldelerinin birleşmesiyle tek bir Belediye olan Dalaman, 1983 ’te ilçe konumuna getirilmiştir.

Euhippe antik kentinin Karia bölgesinin kuzeyinde, Dalaman’ın yanı başında Alaçatlı Köyü’nün (Alaca-atlı) bulunduğu yerde olduğu sanılmaktadır.

Ayrıca ilçede tren yolu olmamasına rağmen, tren istasyonu bulunmaktadır.
İlçenin iklimi tipik Akdeniz iklimi olup, Subtropikal iklimi olarak tanımlanabilir. Bu iklim karakteristliğine uygun olarak, yöre kışları ılık ve yağışlı, yazları ise kurak ve sıcaktır. Yıllık ortalama yağış miktarı 1044.5 mm.dir. Dalaman'da 19 Temmuz 1973 te ölçülen 48,5 °C lik sıcaklık Türkiye'de Kahramanmaraş(48,8 °C) ve Şırnak Cizre (48,6 °C) den sonra ölçülen 3. en yüksek sıcaklıktır.
İlçenin ekonomisi turizm, nakliyecilik, tarım ve kâğıt sanayiine dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, ayçiçeği, fiğ, yonca, pamuk ve mısırdır. Bunların yanı sıra narenciye üretilmekte olup, nar, incir ve avokado da üretilen ürünler arasındadır. Hayvancılıkta damızlık inek yetiştirilir. Buna bağlı süt üretimi yapılmaktadır. İlçede bulunan kuruluşların başında 1982’de işletmeye açılan Dalaman Havaalanı, TİGEM ve Seka Kağıt Fabrikası (şimdi Mopak Şirketi) ve Devlet Üretme Çiftliği gelmektedir. Dalaman da Özellikle Kağıt Fabrikası mamullerini ve yörenin tarımsal ürünlerini yurdun dört bir yanına taşıyan canlı bir ulaştırma sektörü vardır.

Dalaman, Muğla’nın turistik yörelerine havaalanı vasıtası ile turist girişlerini, dolayısı ile ilçenin ekonomisini etkilemektedir. Dalaman Havalimanı 'nın artan yolcu trafiğini karşılamak amacı ile yeni tesisler yapılmıştır. Göcek koyları olarak bilinen Dalaman ilçe sınırları içerisinde kalan koylar yat turizmi için çok elverişlidir.

Kurşunlu, Akbükü, Göbün, Boynuzbükü, ve Sarsala koyları bunların başlıcalarıdır. Ayrıca Dalaman Yat Limanı ve Deniz Otobüsü Yanaşma Yeri proje ihalesi tamamlanmış olup, yerin bir bölümü SİT, bir bölümü Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde kalmaktadır.
Havayolu ulaşımı Dalaman Uluslararası Havalimanı ile sağlanmaktadır.

Dalaman ilçesi, Muğla ili'nde bulunan iki uluslararası havaalanından birine ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca İzmir'den Muğla ve Fethiye yönüne uzanan ana karayolu üzerindedir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Dalaman).

DALAMAN RESMİ KURUM TELEFONLARI

Dalaman Belediyesi:(0252) 692 2010
Dalaman Devlet Hastanesi: 0252 692 5026
Dalaman Emniyet Müdürlüğü:(0252) 692 5282
Dalaman Adalet Sarayı:(0252) 692 54 11
Dalaman Jandarma Komutanlığı:(0252) 692 5285
Dalaman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:0 252 692 52 72
Dalaman Kaymakamlık:(0252) 692 5011
Dalaman Askerlik Şubesi:0 252 262 46 66
Dalaman Vergi Dairesi:0 252 213 13 35
Dalaman Mal Müdürlüğü:(0252) 692 52 54
Dalaman Zabıta  252 692 20 10


 

Datça

Yüzölçüm:446 km2
Nüfus:20.513
Posta Kodu:48900
İl Alan Kodu:0252
İl Plaka Kodu:48 R

Datça, Muğla İli'nin 13 ilçesinden biridir. Datça, Muğla' ya 2 saat uzaklıkta şirin bir turizm beldesidir.
Datça Yarımadası'ndaki buluntuların geçmişi MÖ 2000’lere kadar uzanır. Bilinen ilk yerli halk Karyalılar'dır ve burada en parlak dönem Dorlar döneminde yaşanır. Dorlar MÖ 1000 yıllarında Trakya üzerinden güneye inerek Yunanistan üzerinden bölgeye gelirler ve bugünkü Datça ilçe merkezinin 1.5 km kuzeydoğusundaki Burgaz mevkiinde Dor uygarlığının merkezi olan Knidos’u kurarlar. Daha sonra Lidya egemenliğine giren Knidos, MÖ 546’da Lidya Devleti'nin Persler’in eline geçmesinin ardından da Persler egemenliğine girmiştir.
Knidos, ticari nedenlerle MÖ 4. yüzyılda yarımadanın uç noktasına, bugünkü görkemli kalıntıların olduğu yere taşınmıştır. Strabon, Knidos'un kıyı boyu ile önündeki adada kurulduğunu belirtir. Ada ile kara arasındaki deniz doldurularak, iki ayrı liman elde edilmiştir. Kuzeydeki küçük limana "Kuzey Liman" denilmiş ve askeri amaçla kullanılmıştır. Güneydeki liman ise ticaret amaçlı kullanılmıştır. Halen, liman ağzındaki mendirek ile Kuzey Liman'daki kulenin kalıntıları görülmektedir. Dorlar ve Romalılar yeni Knidos’a çok sayıda tapınak yapmışlardır. Şehir Afrodit heykeli ile ünlenmiş, geç Roma ve erken Bizans döneminde tapınaklar yerlerini kiliselere bırakmış ve şehir nüfusu 70.000’lere ulaşmıştır.

Knidos çok önemli bir ticaret merkezi olduğu kadar bir kültür ve sanat merkeziydi. Dönemin en ünlü heykeltraşları arasında yeralan Praxiteles'in yaptığı Knidos Aphrodite Tapınağı'nda bulunan Knidos Afroditi çok önemli bir sanat yapıtıdır. İon kentlerinin de katılımıyla düzenlenen dini festivallerde sanatçılar hep Aphrodite'i ön planda tutmuşlardır. Gezegenlerin hep aynı yörüngede hareket eden yuvarlak cisimler olduğunu bulan ünlü astronom, matematikçi ve filozof Eudoxus, en iyi yontulmuş Çıplak Afrodit Heykeli’ni yapan heykeltıraş Praxiteles, Skopas, Bryaxis ve dünyanın yedi harikasından biri olan Mısır’daki İskenderiye Feneri’nin mimarı Sastratos, Knidos'da yaşamışlardır. Afrodit heykelinin kaidesi, 8000 kişilik tiyatro, güneş saati ve Demeter Mabedi gibi bası eserler, Knidos antik kentinin önemli kalıntılarındandır. Antik çağda çok ünlü olan, insanların onu görmek için çok uzaklardan geldiği Afrodit heykeli bugüne kadar bulunamamıştır.

Knidos Hippodamos'un ızgara plan düzenine göre yapılanmıştır. Doğu-batı doğrultusunda birbirine paralel dört geniş cadde, kuzey-güney doğrultusundaki bir cadde ile dik açılı olarak kesişmiştir. Arazi konumuna uygun bir biçimde cadde ve sokaklar bazen merdivenle, bazen de dik olarak birbirlerini kesmişlerdir. Kuzey-güney doğrultusundaki ilk caddenin batısında agorası yer alır. Sonraki devirlerde askeri limanın kuzeyindeki agoranın her iki tarafına, antik taşlardan yararlanılarak büyük bir kilise yapılmıştır. Kuzeye doğru, Dor Hexaopisi'ne bağlı kentlerin her dört yılda bir festival düzenledikleri Apollon Karneisos Tapınağı'na ulaşılır. Dor üslubundaki tapınağın kuzeyinde yapılan kazılarda dikdörtgen planlı bir sunak bulunmuştur. Sunağın yeraldığı terasın arkasında ise Helenistik duvar işçiliğinin örneği olan başka bir teras daha bulunmaktadır. Oturma kademelerini anımsatan basamakların da bulunduğu alanda 1972 yılında bir tapınak kalıntısı bulunmuştur.

Bu dönemde Knidos, şarap ihraç eden önemli merkezlerden biriydi.

MÖ 450 yılında Polynotos'un yaptığı duvar resimleri çok önemlidir.

Herodot'a göre Spartalılar, Knidos'u bir koloni kenti olarak kabul etmişlerdir. Fakat zamanla güçlenmişler, Fenikeliler sayesinde denizcilikte çok ilerlemişler, tersaneler kurmuşlardır.

Knidoslular, Lidyalıların saldırılarına karşı korunmak için Reşadiye Yarımadası'nı karadan ayırmaya çalışmışlardır. Daha sonradan kazdıkça kaya çıkmıştır ve bu kayaların sertliğinden dolayı kazıları yavaşlamıştır. Bu olayın üstüne Pers saldırıları başlayınca tamamlayamamışlardır. Bu saldırılar sırasında Persler kente zarar vermemiştir.

Knidoslular daha sonra Büyük İskender'e boyun eğmişlerdir. Fakat bu dönemle ilgili pek ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Roma İmparatorluğu ile Seleukos Krallığı arasındaki savaşta Roma'nın tarafını tutmuş, Bergama Krallığı'na katılmışlardır.
Kent, Bizans İmparatorluğu döneminde silik bir yerleşim haline gelse de, bu dönemde bir süre için piskoposluk merkezi olarak kullanılmıştır. Bizans’ın ilerleyen dönemlerinde ise bir yandan depremler, diğer yanda korsan saldırıları ile güçsüz kalan kent MS 7. yüzyılda tümüyle terk edilmiş; yarımada nüfusu ise binlere inmiştir.
Yarımada, 13. yüzyılda Menteşe Beyliği'ne bağlanmış; 15. yüzyılda ise Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılmış ve adı Datça olmuştur.

Son Osmanlı padişahlarından Sultan Reşat döneminde Datça adı Reşadiye olmuş, Cumhuriyet'le beraber ise tekrar Datça’ya dönüştürülmüştür. 1928 yılında ilçe olan Datça’nın ilk merkezi Reşadiye Mahallesi olmuş, 1947’de ise bugünkü yeri olan İskele Mahallesi'ne taşınmıştır. Datça Yarımadası bazı haritalarda hala "Reşadiye Yarımadası" olarak geçer.

Knidos tarihini aydınlatmak amacıyla ilk kazılar, İngiliz Charles Newton tarafından 1856-1858 yılları arasında yapılmıştır.
Datça, coğrafi bölge olarak Ege Bölgesi’ndedir. Dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Datça Yarımadası’nın en yüksek noktalarını Bozdağ (1174), Kalecik Dağı (881), Karadağ (786), Emecik Dağı (704), Yarık Dağı (615) oluşturur. Arazinin66’sı orman alanı, %18’i seyrek çalılık ve kayalık olup sadece16’sı tarım alanıdır. Kızlan Ovası, Burgaz Düzlüğü, Reşadiye Ovası ile kıyı düzlüklerinin en önemlilerinden olan Karaköy, Palamutbükü ve Mesudiye, ilçenin ovalarıdır.

Yüzölçümü 446 km² olan yarımadanın 235 km’lik sahil şeridi, büyüklü küçüklü 52 koyla dantel gibi bezenmiştir. Marmaris ile Datça sınırını oluşturan Balıkaşıran’da (Datça’ya 64 km) kuzey ve güney kıyıları arasıdaki kara genişliği, 1 km’ye kadar inerken yarımadanın en geniş yeri 17 km’dir.

Datça, tipik bir Akdeniz iklimi'ne sahiptir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Üç tarafı denizle çevrili yarımadada yazın esen serin kuzey rüzgarları, kavurucu sıcakları yok eder. Nem oranı ortalama %58 olan Datça’da yılın 300 günü güneşli geçer.

Oksijen bakımından Dünya'nın ikinci, Türkiye'nin en zengin bölgesidir. Ünlü tarihçi Strabon'un bu konuda meşhur bir sözü vardır: Tanrı sevdiği kulunu Datça Yarımadası'na gönderir.
Geleneksel yöntemlerin hakim olduğu tarımsal etkinlikler ilçe ekonomisinin temelini oluşturur. Bu sektördeki girdi; temel ürünler olan badem, zeytinyağı ve güz domatesinden sağlanmakla beraber ilçede narenciye, incir ve üzüm gibi çeşitli meyve türleri ve çok az miktarda da serada turfanda sebze üretilmektedir. İlçedeki bir diğer önemli ekonomik kaynak da arıcılıktır. Üretimi yapılan iç/çağla badem, domates ve balın önemli bir bölümü dışarıya satılırken, üretilen zeytin ve zeytinyağının büyük bir bölümü çiftçinin kendi ihtiyacını karşılamakta, çok az bir bölümünün satılmaktadır.

Tarım ürünleri arasında en eskisi ve önemlisi bademdir. Datça yöresinde yetişen badem türleri;

Nurlu badem

Ak badem

Sıra badem

Fiyat olarak en yüksek Nurlu bademdir. Kalitesi ve tadı diğerlerine göre farklıdır.

 

Zeytinyağı üretilen imalathaneler dışında ilçede sanayi tesisi bulunmamaktadır.
Datça'nın 12 mahallesi bulunmaktadır.Büyükşehir Yasasıyla birlikte köyler mahalle olmuştur. Datçalılar Datça'yı yerel ağızla Datça ve Betçe olarak ikiye ayırırlar.Kısaca hikayesinden de bahsetmek isterim.Zamanın kralının biri kız diğeri erkek iki çocuğu varmış.Kral yaşlandığında ülkesini ikiye ayırıp batı tarafı akşamları temsil eden Bedya'ya, doğu kısmı gündüzü temsil eden Dadya'ya vermiş.Güneşin doğduğu yön Datça güneşin battığı yön Betçe olmuş zamanla.Bu iki bölgeyi ayıran Bozdağın eteklerinde Kralın mezarı olduğu söylenir.


Datça Yarımadası, Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiş olması dolayısıyla bozulmamış doğası, 235 kilometrelik sahil şeridi ve 52 koyu, zengin flora ve faunası, Knidos antik kenti ile gelecekte bölgenin en önemli turizm merkezlerinden birisi olmaya adaydır. Datça’nın birçok mavi bayraklı plajı bulunmaktadır, bunlar Aktur Tatil Sitesi Plajı, Aktur Kamping Plajı, Karaincir Plajı, Hastanealtı Plajı, Taşlık Plajı, Kumluk Plajı, Palamutbükü, Ovabükü, Hayıtbükü, Kızılbük, Periliköşk Plajı, Gebekum Plajı olarak sıralanabilir. Çevre turizmi açısından geniş olanaklar mevcut olup, Bodrum ve Fethiye arasında yoğunlaşan Türkiye yat turizminin odaklandığı bir yer olarak önem taşır. Öte yandan yörelerimizde tatillerini geçiren yerli ve yabancı turistler için trekking, sörf, yelken gibi doğa ve su sporlarının yapılabileceği ideal ortamlara sahiptir. Sürekli esen rüzgarı ile nemin hissedilmediği tatil imkânını sağlaması ve bol oksijeni dolayısıyla sağlık turizmi için de ideal bir yerdir.

Turizm, ilçenin ekonomik hayatında, ilçenin 1970 yılında öncelikli turizm bölgesi ilan edilmesiyle hızla önem kazanmış ve halkın önemli bir gelir kaynağı olmaya başlamıştır. Bu olguya paralel olarak, ilçede konaklama imkânını arttıran tesislerin sayısının yıldan yıla hızla arttığı gözlenmektedir. Datça Yarımadası, Bodrum ve Marmaris’ten "Mavi Yolculuk" düzenleyen tekneler için oldukça önemli bir güzergah olmaktadır. Datça Limanı’na giriş-çıkış yapan tekneler arasında, Ege Adaları'ndan gelen tekne ve yatlar önemli bir yer tutar. Yunan adalarından, özellikle Rodos ve Sömbeki adalarından, ilçeye Cumartesi günleri teknelerle alışverişe gelen Yunanlar, ilçeye döviz girdisi sağlamaktadırlar. Turizm sezonu dışında sürdürülen inşaat çalışmaları, kış aylarında tarımın yanında ekonomik hayatı canlı tutmaktadır.

Hızırşah köyünde Selçuklular’dan kalma bir cami ve seramik atölyelerinin kalıntıları; Reşadiye Mahallesi’nde Mehmet Ali Ağa Konağı ile Reşadiye Camii ve Emecik köyünde tapınak kalıntıları tarihten günümüze kalan bazı eserlerdir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Dat%C3%A7a).

Datça Resmi Kurum Telefonları

Datça Belediyesi:(252) 712 30 98
Datça Devlet Hastanesi:(0252) 712 3082
Datça Emniyet Müdürlüğü: 0 252 712 37 92.
Datça Adliyesi:(0252) 712 9425
Datça Zabıta Müdürlüğü:(252) 712 30 98
Datça Jandarma Komutanlığı:(0252) 712 46 46
Datça İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: 02527122340
Datça Kaymakamlık:0.252.7123001
Datça Mal Müdürlüğü:+90 252 712 30 90

 

 

Fethiye

Nüfus:140,509
Posta Kodu:48300
İl Alan Kodu:(+90) 252
İl Plaka Kodu:48

Tarihi eserlerin ilçe merkezi ile iç içe olduğu, turistik bölgelerin ve denizin hemen yanı başınızda bulunduğu ,Güney Akdeniz turistik bölgelerindeki bozulmuşluğun henüz ulaşmadığı, sadeliğini kaybetmemiş Fethiye düz bir alana kurulu, sakin huzurlu, geniş yolları, geniş alanları olan bir tatil beldesi. Balık hali, pazarı, kalesi, kaya mezarları, Ölüdenizi ile dolu dolu bir tatil için muhteşem şehir. Yazın rüzgarı eksik olmayan Çalış plajı da görülmesi gereken yerlerden. Konaklama ve yemek için sayısız mekan bulabilirsiniz. Gidin ve görün, burada Ege ve Akdeniz'in tüm güzelliklerini bir arada bulacaksınız.

Fethiye hayatta en az bir kez gidilmesi gereken muazzam bir yer yemyeşil dağlar arasına gizlenmiş tarihin denizi seyrettiği şehir Fethiye. Oteller bölgesi çalış ,büyük bir plaja sahip ve ucuz denebilecek pansiyon, apart ve otellerde konaklamak kolay. Fethiye çevresinde kısa mesafelerde bir çok gezilecek ,görülecek yer var. Saklıkent, Xantos, Hisarönü ,Patara, Göcek ,Dalyan vs...dalaman havalimanından 45km uzaklıkta olup ulaşımı kolaydır. Ayrıca mavi yolculuk, tekne turlarınında kalbi konumundadır. Çevresinde bulundurduğu cennet gibi birçok koy gezi imkanı sunmaktadır. 12 adalar tekne turuna çıkılmadan dönülmemesi gereken bir yer Fethiye. Günümüzün tüm meşhur markalarını bulabileceğiniz şehir merkezinde alışverişi unutmamanızı ve dar sokaklarında keyifle dolaşmanızı tavsiye ederim. 1957 de yerle bir olan Fethiye nin tekrar inşa edilmesiyle oluşan bu yer, dolaşmaya değer.

Sahilde ve barlar sokağında canlı müzik yapan güzel mekanlar mevcut. Ayrıca çok iyi rakı balık ortamları da var tam bir sahil kasabası, küçük temiz sakin ve etkileyici. Marinada sahil kenarında çay bahçeleri de bulunuyor. Çarşısında her çeşit ürünlerin satıldığı dükkanların bolluğu dikkat çekiyor. Restaurantlar ve kafeler dolu. Antik kaya mezarlarını mutlaka görmelisiniz. Kordonda çeşitli restaurantlar mevcut. Ayrıca çarşı içinde balık pazarı var. Balık pazarında balığını balıkçıdan satın alıp daha sonra balık pişiricisi yerlere gidip orada balığınızı pişirttirip çok taze meze ve salatalarla yemeğinizi yiyebilirsiniz.

 

Fethiye Resmi Kurum Telefonları


Fethiye Belediyesi:252 6141020
Fethiye Devlet Hastanesi:(0252) 614 4017
Fethiye Emniyet Müdürlüğü:+90 252 614 1309
Fethiye Adliyesi:(0252) 613 6619
Fethiye Zabıta Müdürlüğü:252 614 10 20
Fethiye Jandarma Komutanlığı:(0252) 612 1838
Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0252) 614 1309
Fethiye Kaymakamlık: 0 252 614 10 01
Fethiye Askerlik Şubesi:(0252) 614 1033
Fethiye Vergi Dairesi:(0252) 614 3540
Fethiye Mal Müdürlüğü:0-252-6142303

Kavaklıdere

Yüzölçüm:81 km2 (31,3 mi2)
Nüfus:10,878
Posta Kodu:48570
İl Alan Kodu:0252 592
İl Plaka Kodu:48

Kavaklıdere, Muğla ili'nin 12 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.

Kavaklıdere Muğla ilinin kuzeyinde yer alır ve Aydın iline sınırı vardır. Deniz seviyesinden 850 m yüksekte yer alan Kavaklıdere Muğla il merkezine 52 km uzaklıktadır. %70'i ormanlarla kaplıdır. Osmanlı Devleti zamanında nahiye olan Kavaklıdere 1990 yılında ilçe haline geldi. Kavaklıdere ilçesine bağlı 3 belde belediyesi, 8 köy bulunmaktadır. Halkın başlıca geçim kaynağı ormancılık, tarım, hayvancılık, mermercilik, halı ve el sanatları, bakırcılık, kalaycılık ve marangozluktur.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Kavakl%C4%B1dere,_Mu%C4%9Fla).

Kavkalıdere Resmi Kurum Telefonları

Kavaklıdere Belediyesi:0 252 5927026
Kavaklıdere Devlet Hastanesi:0 252 5927022
Kavaklıdere Emniyet Müdürlüğü:(0252) 592 7826
Kavaklıdere Adalet Sarayı:(252) 5927503
Kavaklıdere Jandarma Komutanlığı:(0252) 592 7901
Kavaklıdere Milli Eğitim Müdürlüğü:0 252 592 71 27-25
Kavaklıdere Kaymakamlık:0 252 5927118
Kavaklıdere Askerlik Şubesi:(0252) 572 5246
Kavaklıdere Mal Müdürlüğü:(0252) 592 7545
Kavaklıdere Halk Eğitim Müdürlüğü:(0252) 592 7144
 

 

 

 

Muğla

Yüzölçüm     :13.338 km2 (5.149,8 mi2)
Nüfus            :866.665
Posta Kodu   :48000
İl alan Kodu : 0 252
İl plaka Kodu: 48

Muğla, Türkiye'nin bir ili. Ege Bölgesi'nde, topraklarının küçük bir kısmı Akdeniz Bölgesi içine giren, Ortaca, Dalaman, Fethiye, Marmaris, Milas, Datça ve Bodrum gibi tatil bölgeleri ile ünlü bir yerleşim yeridir. İlde 13 ilçe bulunur.

Antik Karya bölgesinin en eski yerleşimlerinden biri olan Muğla, bilinen tarihi boyunca başlangıçta Anadolu'nun yerli halkı Karyalıların, ardından kısmen ve kısa dönemler halinde Mısır, Asur ve İskit işgallerinin, zamanla da özellikle kıyılarda Helenistik kolonizasyon hareketinin egemenliği altında kalmıştır. Önce Medler, daha sonra Persler Muğla'yı idareleri altında almışlar ve bölgeyi bir satrap aracılığıyla yönetmişlerdir. Büyük İskender'in ordularıyla gelişinde Muğla bölgesi bir Karya satrapı tarafından yönetilmekte idi.

'Karya' isminin bölgeye MÖ 3400 yıllarında gelen kavimlere önderlik etmiş 'Kar' isimli bir komutandan kaynaklandığına ilişkin tezler öne sürülmektedir. Bölge çağlar boyunca Karya olarak anılmış ve kuzeyde Söke, Aydın, Nazilli üzerinden başlayıp güneyde Dalaman Çayının denize döküldüğü yerde biten Karya bölgesi, kuzeyinde Lidyalıların, güneyinde Likyalıların ve Anadolu içlerinde de Frigyalıların hüküm sürdüğü bölgelere komşu olmuştur.

Kavimleri Karya bölgesine kıyılardan başlayan çok uzun bir süreçte nüfuz etmişlerdir. Knidos (Datça yarımadasının ucu) ve Halikarnas (Bodrum) ile başlayan Helen kolonizasyonu ile zamanla Daldala (Dalaman), Stratonikea (Yatağan Eskihisar), Nakrasa (Karakuyu), Akassos (Bozüyük) ve Fethiye çevresinde de Telmessos, Xantos (Kınık), Patara (Minare) ve Tlos (Eşen) kentleri kurulmuştur.

Muğla, Akdeniz iklimi etkisinde kalmaktadır. Muğla şehrinin içinde bulunduğu Menteşe Yöresi'nde dağlar denize paralel uzanmaktadır. 800 m. yüksekliğe kadar olan alanlarda 'Asıl Akdeniz İklimi' ve daha yüksek alanlarda 'Akdeniz Dağ İklimi' hissedilir. Maksimum-minimum sıcaklık değerleri, nemlilik, yağış miktarı ve hakim rüzgar yönleri yerel coğrafi koşullara göre değişmektedir. Metrekare'ye 1000 mm'den fazla yağış alan Muğla, orman oranı bakımından Türkiye'nin en zengin olan yörelerinden bir tanesidir. Ne var ki yağışların büyük çoğunluğu kış mevsiminde düşer ve yaz kuraklığı belirgindir.

Muğla , Bodrum'dan Seydikemer'e kadar uzanır ve şehiriçi ulaşımında sorun bulunmamaktadır. Eski mahallerden çarşısına araçsız ulaşım mümkündür. Sadece Kötekli, Yeniköy, TOKİ, Gülağzı, OSB, Menteşe ve Akçaova gibi yeni kurulmakta olan semtlerine ve Karabağlar'a ulaşım için şehiriçi araçlara ihtiyaç duyulur.

İlin maden yatakları zengindir. Bu sektörde Yatağan linyit rezervleri ve Fethiye krom yatakları ilk kalemde sayılabilir. Muğla ayrıca önemli bir mermercilik merkezidir. Bu enerji ve madencilik üretim tesisleri dışında sanayiye dönük büyük girişimler bulunmamaktadır. Ekonomi özellikle turizm ve tarıma dayalıdır. Ayrıca Dalaman ilçesinde Kağıt Fabrikası (eski adı SEKA, yeni adı MOPAK) bulunmaktadır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu%C4%9Fla_(il))

Muğla Resmi Kurum Telefonları

Muğla Belediyesi Tel: (0252) 214 18 46
Muğla Devlet Hastanesi:214 12 75-(0252) 214 13 26.
Muğla Emniyet Müdürlüğü:0252 214 19 04 / 05 / 06 / 07 / 08
Muğla Adliyesi:0252 214 19 04 / 05 / 06 / 07 / 08
Muğla Zabıta Md: 444 48 01
Muğla jandarma Komutanlığı:156
Muğla Milli Eğt.Müd:(0252) 214 7385
Muğla Valilik:0252 214 1234
Muğla Askerlik Şubesi:0.252.214 10 41
Muğla Vergi Dairesi:0 252 213 13 35
Muğla İtfaiye Müdürlüğü:0252 214 18 47


 

Marmaris

Nüfus:85,801
İl Posta Kodu:48700
İl Alan Kodu:252
İl Plaka Kodu:48 M,48 N,48 P,48 S,48 SA-SZ

Marmaris, Muğla ili'nin 14 ilçesinden birisi ve bu ilçenin yönetim merkezi olan şehir.

Coğrafi Konum

Marmaris, batısında Reşadiye Yarımadası ve Kerme Körfezi, kuzeyinde Ula, doğusunda Balan Dağı, Karadağ ve Günlük Tepeleri ile güneyinde Akdeniz ile çevrilidir. Körfezin önünde kıyıya ince bir dille bağlı olan Adaköy, onun önünde Bedir Adası, Keçi Adası ve Güvercin Adası bulunur. Kentin en eski kısmı denize doğru uzanmış bir tepe üzerine kurulu olan Kale Mahallesidir. Marmaris daha sonra eteklere doğru ve kıyı boyunda gelişmiştir. Hava ulaşımının yapıldığı Dalaman Havaalanı sadece bir saat uzaklıktadır.Rodos ise sadece 45 dakika uzaklıktadır.

İklim

Akdeniz ikliminin hakim olduğu ilçede yazlar oldukça sıcak ve kurak, kış ayları ise nispeten ılık ve bol yağışlı geçer. Dağların orografik konumu itibari ile Marmaris, Türkiye'nin Rize'den sonra en bol yağış alan bölgelerindendir ve yıllık yağış miktarı 1200 mm üzerindedir. Kış aylarında şiddetli yağışlar yüzünden ilçede zaman zaman su baskınları ve sel görülebilir. Kışın cephe sistemlerinin geçişleri esnasında oldukça sık oraj (şimşek-gökgürültüsü) görülür. Mayıs - Eylül arası dönem pek yağış görülmez ve oldukça kurak geçer. Denizin ılıman etkisinden ötürü kış aylarında çok nadiren don görülür. Kar yağışı ise yüksek dağ yamaçlarında görülmekle beraber, kıyı kesimlere çok nadiren düşer.

Tarihçe

Marmaris'in tarihi MÖ 12000'lere kadar gider. 2007 yılında Bedir Adasındaki Nimara Mağarasında yapılan kazı çalışmaları sonucu bulunan materyaller bunu teyit etmektedir.17 Eylül 2007'de Marmaris Müzesi'ndeki basın toplantısı}... Bölgeye Karia adı Kar'ın ülkesi anlamıda sonradan verilmiştir.Ege ve Akdeniz'in kıyılarının bereketi, bölgeyi devamlı çekici kılmıştır. Şehir Rodos ve Ege adalarına açılan en önemli köprüdür. Böylece Marmaris zaman içinde pek çok medeniyetin hüküm sürdüğü bir yer haline gelmiştir.

Bölgede yapılacak gezilerde Karia, Rodos ve ada uygarlıkları, Mısır, Asur, İon, Pers, Makedon, Suriye, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür.

Fiskos kentin ilk adıdır. Bugün Asartepe denilen mevkide kalıntıları görülebilir.

MÖ 3500 Karya kenti Fiskos'un ilk kent surları yapılıyor. Fiskos kalıntıları Marmaris Beldibi'nin kuzeydoğu yamaçlarında Asartepe'de izlenebilir. MÖ 7. YY Loryma antik kenti (bugün Sömbeki körfezi, Bozukkale, Taşlıca bölgesinde) kuruluyor.
MÖ 546 Bölgede Pers egemenliği başlıyor.
MÖ 334 Büyük İskender bölgeyi işgal ediyor.
MÖ 323 İskender ölüyor. Karya bölgesi Bergama krallığının egemenliğine girsede, Fiskos Mısır/Rodos İmparatorluğu´nun Güneybatı Anadolu´daki en önemli liman kenti oluyor.
MÖ 226 Şiddetli bir deprem oluyor.
MÖ 133 Bölgede Roma egemenliği başlıyor.
395 Bizans döneminin başlangıcı
670 Arap akınları. Çoğu kent bu akınlar sonucunda yakılıp yıkıldı.
1010-1286 Türkmen boyları ve Anadolu Selçuklu Devleti Dönemi. Bu dönemde Tepe Mahallesinde ilk yerleşim birimleri Mermeris ismi verilerek kurulmuştur.
1286 Menteşe Beyliği dönemi. 1300'lü yıllarda Marmaris hem ticari hem de askeri açıdan, antik cağlarda Fiskos´un olduğu gibi, önemli bir liman oluyor.
1300 Yılında Rodos adasının, Menteşe Beyliği tarafından fethinde önemli bir rolü donanma üssü olarak oynuyor. Doğu Akdenizde mermer ve kereste ticaretinin önemli bir yükleme limanı oluyor.
1391 Temmuz 1391 yılında Ahmed Gazi´nin ölümden sonra bölgede Osmanlı Egemenliği başlıyor.
1402 Ankara savaşı sonrası.Timurlenk´in emriyle Menteşe Beyliği egemenliği tekrar başlıyor.
1451 Bölgede yeniden Osmanlı egemenliği başlıyor.
1480 Fatih Sultan Mehmet ve 100.000 askeriyle, Mermeris´e Rodos´u fetih için geliyor. 150 gemilik kuvvetli Osmanlı Donanması'nın 89 gün süren fetih uğraşı boşa çıkıyor.
1517 Mermeris´te nüfus 24 kişi.
1520-1522 Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman, Rodos seferine çıkıyor ve 150.000 kişilik ordusuyla Mermeris'e geliyor ve Rodos´u fethediyor. Bir kale, bir kervansaray ve bir de şimdiki Kısayalı'yı tümüyle kapsayan bir köprü yapımını emrediyor.
1525 Mermeris Muğla Sancağı'na bağlı "kaza" oluyor.
1545 Rodos seferi dönüşünde Sultan Süleyman tarafından buyurulan Marmaris kalesinin, Hafza Sultan Kervansarayın yapımı tamamlanıyor.
1565 Mermeris´ten, Dünya´da yalnız burada çıkarılan ve Avrupa´da büyük sükse yapan Sığla Yağı´nın (Storax orientale) yıllık 100.000 kiloya kadar varan ihracatına başlanıyor.
1789 İbrahim Ağa Camii yapılmıştır.
1801 Tarihte ilk kez, bir donanma tarafından "Çıkartma Tatbikatı" 200 İngiliz savaş gemisi tarafından yaklaşık üç ay süreyle Mermeris´te yapılıyor.
1800-1850 Yıllarında Mısır ve Suriye savaşlarında alınan esirler Mermeris´e getiriliyor.
1890 Mermeris´ten maden ihracatı başlıyor. İthal eden ülkeler Almanya, Fransa ve İtalya oluyor. Yıllık hacmi 50.000 tonu aşıyor.
1913 - 1. Dünya Savaşı 'nda bir Alman zırhlısı Marmaris limanına sığınıyor.
1914 - Fransız donanması Marmaris Kalesi'ni topa tutuyor ve büyük tahribat meydana geliyor.
1919 - Sevr anlaşmasına dayanarak İtalya ve Yunanistan aralarında anlaşıyor ve İtalyanlar bölgeyi işgal ediyorlar.
1922 - 22 Temmuz‘da İtalyan askerleri Marmaris'ten ayrılıyor ve Marmaris kurtuluyor.

Antik Kentler

Marmaris ilçe sınırları içinde yer alan antik kentler ise şöyle sıralanabilir: Physkos (Beldibi, Asartepe), Amos (Hisarönü, Turunç), Bybassos (Hisarönü), Kastabos (Hisarönü), Syrna (Bayırköy), Larymna (Bozburun), Thyssanos (Söğütköy), Phoenix (Taşlıca), Loryma (Bozukkale) Kasara (Serçe Limanı), Kedrai (Sedir Adası), Euthena ve Amnistos (Karacasöğüt). Physkos dahil tüm kentler, küçük Karya kentleri. Ama diğerlerinin neredeyse tamamından bugüne ulaşan kalıntılar kale ve sur parçalarından öteye geçmiyor.Fiskos yörede ilk Karya liman kenti ve diğer yerleşim birimlerinin merkeziymiş.

Fiskos Karya dilinde "Doğakenti" demektir. Bu isme neden de doğanın bütün unsurlarını ve güzelliklerini bünyesinde bulundurmasıdır.

MÖ 3400 yıllarına kadar uzandığına dair izler biliniyor. Antik Karya bölgesinin bu önemli liman kentinin, kalıntıları Marmaris şehir merkezinin kuzeyindeki Asartepe'de görülüyor. Ancak akropol üzerinde sur duvarları günümüze ulaşabildi. Tüm Karya yerlesimleri gibi sarp dağ tepelerinde ve yamaçlarında kurulmuştur. Yerleştiği alan Beldibi ile Camiavlu arasındaki tepeler ile vadi ve yamaçlardır.

Tarihçilerin babası Bodrum´lu Herodot ve ünlü coğrafyacı Amasya´lı Strabo, Fiskos´tan antik dönemde, Efes ve Mylasa´nın Doğu Akdenize açılan limanı olarak bahsederler.

Tarih boyunca Güneybatı Anadolu da varolan egemenliklerin, Akdenize özellikle Doğu Akdenize açılan tek ve önemli limanı olmuştur. Mylasa, Alabanda, Truva, Bergama, Efes ve Miletus gibi önemli antik başkentlerini Fiskos´a bağlayan karayolu ağının eskiden beri var olması, limanın denizler aşırı ilişkilerde, özellikle "ülkelerin anası" Mısır´la, önemini yineleyerek vurgular. Önceleri her türlü ticaretle (Köle, mermer, kereste ve şarap) başlayan Mısır ilişkileri sonraları askeri ve uygarlık olarak genişler. Ünlü Kadeş savaşına Hititlerin saftında katılan Karyalı paralı askerlerin nakli gemilerle Fiskos limanından olmuştur. Daha sonraki savaşlara Mısır´lıların saftında katılmışlardır. Bu paralı askerlerin bir kısmı Nil Deltasına kendi şehirlerini (4 adet) kurarak yerleşmişlerdir. Nitekim ilk karyaca yazıtlar burada bulunmuştur. Mısır´dan Güneybatı Anadolu´ya ve Adalara ilk defa normal insan boyunda heykel yapabilme sanatı Fiskos´tan girmiştir.

Fiskos´un kendi adına parası olması da önemli bir merkez olduğunun başka bir kanıtıdır. Fiskosun çok değerli madeni bir parası, İngiltere´de koleksiyoncu Mr. Borell´in elinde bulunduğu 1828 yılında tespit edilmiştir.. Bu para oldukça geniş, kalın ve olağanüstü uzunluktadır ki yüzeyinde dallanmış boynuzları canlandıran bir kabartma ile 18 karya harfleriyle tek satırda "Phi Upsilon sigma $ Y 2" yazısı vardır.

Büyük İskender´in ölümü sonrasında oluşan Mısır-Rodos İmparatorluğuna bağlanan Fiskos, bu dönemde önemini bir ticari liman olarak daha da arttırmıştır. Ve bu konumunu daha sonraki Roma ve Bizans dönemlerine de taşıyabilmiştir.

İngiliz Kralı VIII. Henry, bir belgede 1513 yılında Fiskos´tan bahsetmesi de enteresan.

Ayrıca Boston Museum müzesinde Marmaris´te ( Eski Physkos) bulunduğu belirtilerek sergilenen, sonra Roma İmparatoru olan, genç Tiberius´un (Bust of Tiberius) mermerden bir büstü vardır. Aşağıda büstün müzedeki ingilizce tanıtımı ve müzeye kadar olan yol haritası.

"Provenance/Ownership HisBoston 1971.393, history: Said to have been found at Marmaris (ancient Physkos) on the southern coast of Caria; by date unknown: with K. J. Hewett, Esq., London (purchased from an English estate); by 1971: purchased by Robert E. Hecht, Jr. from K. J. Hewett; purchased by MFA from Robert E. Hecht, Jr., November 10, 1971"

Milattan önce 4. yüzyıldan kalma sayısız heykelcikler, heykelblokları ve tabletler özellikle Eyiliktaşı civarında bulunmuştur.

Arkeolog George Bean´e göre ezelinden beri çeşitli uygarlıklar boyunca hep önemli bir liman kenti olan Fiskos´tan günümüze kalan şehir kalıntıların azlığının izahı, bunların toprak altında gömülü oldukları değildir. Aksine kentin parça parça gemilere yüklenip başka kent projelerinde kullanılmak üzere nakledildiği olasılığıdır. Çünkü kentin kurulduğu tepe ve yamaçlar günümüzde hâlâ ortadadır ve toprak altında olan Fiskos´un ünlü limanı ve denizidir.

Marmaris'in İsim Kökeni

Şehir şimdi bulunduğu tepede ilk yerleşenleri olan Türkmen´ler tarafından, Bizans döneminde, Mermer-şehri ismiyle kurulmuştur. Menteşeoğulları egemenliği döneminde altın çağını, uluslararası mermer ticareti sayesinde yaşayan bu liman kenti Mermeris adını almıştır. Doğal felaketlerden, yağma ve talandan nasibi alarak yok olan, Fiskos´un eski çağlardaki rolünü Rodos´un fethine yani 1522 yılına kadar üstlenmiştir.

"Mermeris ismi, Yunancaya Marmaras, İtalyancaya (Latinceye) Marmarice/Marmaris, İngilizceye Marmorice olarak, ilgi güncelliklerine göre çevrilmistir. Marmaris ismi, I. Dünya Savaşından sonraki İtalyan işgalinde yoğun olarak kullanılmış ve sonrasında Cumhuriyet dönemiyle birlikte resmiyet kazanmıştır.

Bodrum´lu Herodot ve ünlü coğrafyacı Amasya´lı Strabo, Fiskos´tan antik dönemde, Efes ve Mylasa´nın Doğu Akdeniz'e açılan limanı olarak bahsederler. Her ikisinin yaşadıkları dönemlerde Marmaris´in yerleştiği tepe, ya denizin altında ya da bir adacık olsa gerek. Herodot´un Marmarisos ismi ile Marmaris´i kastetmesi olanaksız.

Bir rivayete göre de Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptırdığı halen de Marmaris'de bulunan kaleyi Kanuni Sultan Süleyman'ın beğenmediği ve kalenin mimarını astırdığı için Marmaris isminin "Mimarı as"'dan geldiği söylense de bu inandırıcılıktan uzaktır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Marmaris)

Marmaris Resmi Kurum Telefonları

Marmaris Belediyesi:0252 412 10 05 - 412 33 04
Marmaris Devlet Hastanesi:(0252)412 10 29
Marmaris Emniyet Müdürlüğü:(0252) 417 8235
Marmaris Adliye:0 252 417 80 00
Marmaris Zabıta Müdürlüğü:0 252 413 54 74 - 413 54 73
Marmaris Jandarma Komutanlığı:(0252) 412 9658
Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0252) 412 1052
Marmaris Kaymakamlık:(0252) 412 1001
Marmaris Askerlik Şubesi: 0.252.412 10 03
Marmaris Vergi Dairesi: (0252) 417 83 44
Marmaris İtfaiye Müdürlüğü: 0252 412 10 05 - 412 33 04

Fethiye

Nüfus:140,509
Posta Kodu:48300
İl Alan Kodu:(+90) 252
İl Plaka Kodu:48

Fethiye, Muğla ilinin 12 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.

Kentin eski adı Meğri'dir. Bu adın, Rumların "uzak diyar" anlamına gelen Makri adlandırmasından türediği düşünülmektedir.

Özellikle turizm açısından gelişmiştir. 2014 yılındaki nüfusu 140,509'dur. Muğla'nın en büyük ilçesi ve Muğla merkezde dahil olmak üzere en büyük yüzölçümüne ve yerleşim alanına sahip ilçedir. Nüfus yoğunluğu açısından da Muğla merkez ve diğer ilçelerden büyüktür.

Coğrafi Konum

Fethiye, Akdeniz Bölgesi'nin batısında, Muğla iline bağlı bir ilçedir. Yüzölçümü 3.059 km²'dir. Muğla ili de dahil en geniş yüzölçümüne sahiptir. Doğu ve Güneydoğu'su Antalya ili, güneyi, güneybatısı ve batısı Akdeniz, kuzeybatısı Dalaman ilçesi, kuzeyi Denizli ve Burdur illeriyle çevrilidir. Antik Telmessos kentini de içinde saklayan Fethiye ilçesi, Fethiye körfezi'nin doğusunda, Fethiye ovası'nın güneybatısında yer alır. İzmir-Muğla üzerinden gelerek; Antalya'ya ulaşan kıyı yolu 1 km. doğusundan geçer. Bu yolla, il merkezi Muğla'ya uzaklığı yaklaşık 130 km'dir.

Fethiye, pek çok önemli depremler geçirmiştir. 1856 yılında bir deprem olduğu bilinmektedir. Ancak, 25.04.1957 tarihinde, saat 04.25 'de 7.1 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş ve 67 kişi ölmüş, 3200 adet binada hasar meydana gelmiştir[4].Tekrar inşa edilen Fethiye'de şu an modern bir liman ve marina vardır.

Tarihçe

Bugünkü Fethiye kenti yakınlarındaki Belen'de, M.Ö. 3000'lerde kurulduğu sanılan antik Telmessos kenti, Likya'nin Karya sınırında yer alıyordu. Uzun bir süre Likya'ya karşı bağımsızlığını koruduktan sonra, M.Ö. 6. yüzyıl ortalarında Pers egemenliğine girdi. M.Ö.5. yüzyılda Delos Birliği'ne, M.Ö.362'de de Likya'ya katıldi. Ardından Likya'yı topraklarına katan Perslerin Karya Satrapı Mausolos'un eline geçti. M.Ö.333'te Anadolu'yu Persler'in istilasından kurtaran İskender'in egemenliğini Selevkoslar'ın yönetimi izledi. M.Ö.3. yüzyıl sonlarında Mısır'daki Lagos Hanedanı'na bağlandı. M.Ö.188'de Pergamon (Bergama) Krallığı'nın egemenliğine girdi. Pergamon Krallığı'nın M.Ö.133'te yıkılmasından sonra kısa bir süre bağımsız kaldı ve Rodos'la işbirliği yaparak Pontus Kralı Mithradates'e karşı koydu. Daha sonra Roma ve Bizans yönetiminde yaşadı. 8. yüzyılda Anastasiuopolis, 9. yüzyıldan sonra da anılmaya başlandı. 1284'te Menteşeoğulları'nın yönetimi altına girdi; 1424'te Osmanlı topraklarına katıldı. Zamanla Meğri'ye dönüşen adı, 1914'te uçağı düşen ilk hava şehitlerinden Fethi Bey'in anısına Fethiye olarak değiştirildi. 19. yüzyıl sonlarında Aydın vilayetinin Menteşe Sancağı'na bağlı bir kaza merkezi olan Fethiye, 11 Mayıs 1919 ile 20 Haziran 1920 tarihleri arasında İtalyan işgali altında kaldı.

Turizm

Ölüdeniz gibi dünyada eşi bulunmayan bir kumsalı bulunan Fethiye, Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biridir. Af Kule gibi dalış bakımından çok uygun yerlere sahiptir. Turizme açılmış birçok mağara mevcuttur. Doğal yapısı ile Yamaç paraşütü gibi alternatif sporlar yapılmaktadır. Kelebekler Vadisi ve Kabak Koyu gibi doğası bozulmamış çok özel bölgeler vardır. Günlük turlar ile 12 Adalar diye adlandırılan adalar ziyaret edilebilir.Ölüdeniz kumsalı 2006 yılında %82 oyla dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir.

 

Likyalılara ait kayalara oyulmuş kral mezarları.
Ölüdeniz dışında Fethiye civarındaki birbirinden güzel kumsalları: Belcekız (Belceğiz), Çalış Kumsalı, İztuzu Kumsalı (Dalyan)

Bu kadar alternatifin yanında antik çağlardan kalmış kent kalıntıları ile kültür turizmine de açıktır. Fethiye çevresindeki antik kentlerin bazıları şöyledir: Telmessos, Kaunos, Kadyanda, Tlos, Pınara, Letoon, Sidyma ve Ksantos. Bunların dışında zengin eserleriyle Fethiye Müzesi de turizme hizmet etmektedir.

Şövalye Adası: Tarihte Meğri adası, Fethiye Adası isimleriyle de anılan Şövalye Adası; Fethiye körfezini kapatan ince uzun, lades kemiği şeklinde bir adadır ve limanı korunaklı bir yer haline getirir. Bölgeyi çevreleyen adalar zincirinde üzerinde yerleşim yeri bulunan tek adadır. Şövalye adasının batısında Kızılada, doğusunda Çalış Kumsalı, güneyinde Fethiye, kuzeyinde açık deniz vardır. Limanın tam göbeğinde olan yerleşiminden dolayı gün boyu güneş ışığını takip eder.

Spor

Şehrin profesyonel futbol takımı Fethiyespor 2013-2014 sezonundan beri PTT 1.Lig'de mücadele etmektedir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Fethiye).

 

Fethiye Resmi Kurum Telefonları


Fethiye Belediyesi:252 6141020
Fethiye Devlet Hastanesi:(0252) 614 4017
Fethiye Emniyet Müdürlüğü:+90 252 614 1309
Fethiye Adliyesi:(0252) 613 6619
Fethiye Zabıta Müdürlüğü:252 614 10 20
Fethiye Jandarma Komutanlığı:(0252) 612 1838
Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0252) 614 1309
Fethiye Kaymakamlık: 0 252 614 10 01
Fethiye Askerlik Şubesi:(0252) 614 1033
Fethiye Vergi Dairesi:(0252) 614 3540
Fethiye Mal Müdürlüğü:0-252-6142303

Ortaca

Yüzölçümü:3,500 km2 (1,4 mi2)
Nüfus:44,227
İl Posta Kodu:48600
İl Alan Kodu:0252
İl Plaka Kodu:48 RA

Ortaca, Muğla ilinin 12 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.

Ortaca, Muğla ili'nin doğusunda yer alır. Batı ve kuzeyinde Köyceğiz, doğusunda Dalaman ve güneyinde Akdeniz bulunur. Muğla ile Fethiye arasındaki ana karayolu ilçenin kuzeyinden geçer.

Önceleri Köyceğiz'e bağlı bir belde iken 1987 yılında ilçe haline getirilmiştir. Bir doğa harikası olan ve dünyaca meşhur Dalyan, Ortaca ilçesi sınırları içinde bir beldedir. İlçenin turistik açıdan önemli pek çok yeri bulunmaktadır. Ortaca, Muğla ilinin en güzel İlçelerinden biridir. Akdeniz ile Ege Bölgesi sınırında olan Ortaca, İzmir ve Antalya’ ya eşit uzaklıktadır. Fethiye ve Marmaris arasının orta yerinde oluşuyla da; adından da anlaşılacağı gibi Ortaca ismini almıştır. Ortaca ticaretin, sanayinin, turizmin, tarım ve hayvancılığın, doğal ve tarihi güzelliğin tümünü bünyesinde kapsayan bir konuma sahiptir. 12 İlçenin bağlı olduğu Muğla İlinde Milas, Fethiye, Marmaris, Bodrum’ dan sonra Ortaca, Ticaret ve Sanayi dalında 5. sıradadır. İlçemizde okuma yazma oranı yüzde yüz olup, sosyal ve kültürel etkinliklerin yoğun olduğu bir yerdir. Gerek iklim gerek toprak yapısı nedeniylede son derece bereketli bir ovaya sahiptir.

Ortaca şehir merkezinden 15 dakikada Sarıgerme Plajı, Aşı Koyu Plajı ve İztuzu Plajına ulaşılır. 30 dakikalık bir sürede de yaylalara ya da Dalaman Çayı üzerinde rafting yapılan merkeze ulaşılabilir. İsteyen hava yoluyla İstanbul Ankara’ ya; isteyen kara yoluyla İzmir ve Antalya’ ya sabah gidip akşama dönebilir.

Ortaca’ nın en belirgin özelliğinden biri de; diğer turistik yörelere göre İlçede yaşamın ucuz olmasıdır. Bu nedenle komşu İlçelerden ve Beldelerden alışveriş için insanlar Ortaca’ ya gelir. Hatta Ortaca dışında başka İlçe ve Beldelerde çalışmakta olan işçi, memur, vatandaşlarımız, evlerini Ortaca’ dan tercih etmekte ve burada oturmaktadırlar.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Ortaca,_Mu%C4%9Fla)

 

Ortaca Resmi Kurum Telefonları

Ortaca Belediyesi:(0252) 282 5049
Ortaca Devlet Hastanesi:0 252 282 5313
Ortaca Emniyet Müdürlüğü:(0252) 282 8130
Ortaca Adalet Sarayı:(0252) 282 30 19
Ortaca Jandarma Komutanlığı:(0252) 282 3893
Ortaca Milli Eğitim Müdürlüğü: 0-252-282 29 76
Ortaca Kaymakamlık:(0252) 282 2970
Ortaca Askerlik Şubesi:0252 262 46 66
Ortaca Vergi Dairesi:0252 282 29 80
 

.

Ula

Yüzölçümü:407 km2 (157,1 mi2)
Nüfus:23,418
İl Posta Kodu:48000
İl Alan Kodu:0252
İl Plaka Kodu:48

Ula, Muğla ili'nin 13 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.1954 yılında ilçe olmuştur. Muğla’nın güneyinde bulunan Ula'nın doğusunda Köyceğiz, batısında Gökova Körfezi, kuzeyinde Muğla merkez ilçesi, güneyinde Marmaris ilçeleri vardır.

Yüzölçümü 407 km²dir. Ula merkez deniz seviyesinden 600 metre yüksekliktedir. Muğla - Ula mesafesi 15 kilometredir. Muğla - Marmaris karayolu üzerinden gidildiğinde, Ula anayoldan 3 km. içeride kalır. Ula ilçesi Muğla il merkezine en yakın ilçedir.

İlçe merkezinin dört tarafı da dağlarla çevrilidir. Arazi engebeli olup %65’i ormanlarla kaplıdır. İlçede merkez, Gökova ve Akyaka olmak üzere toplam 3 belediye ve 24 köy bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye'de kişi başına en çok bisiklet düşen yer Ula'dır.[kaynak belirtilmeli] Bulmacalarda da kendine Muğla'nın 3 harfli ilçesi olarak yer bulur. Ula'da bisiklet turları da düzenlenmektedir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Ula,_Mu%C4%9Fla)

Ula Resmi Kurum Telefon Numaraları

Ula Belediyesi:0(252) 242 30 08 / 0(252) 242 30 92
Ula Devlet Hastanesi: 0252 242 31 06
Ula İlçe Emniyet Müdürlüğü: (0252) 242 3070
Ula Adalet Sarayı:(0252) 242 2774
Ula Jandarma Komutanlığı:(0252) 242 2231
Ula İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: 0(252)2423014
Ula Kaymakamlık:(0252) 242 3001
Ula Askerlik Şubesi:0252 214 10 41
Ula Vergi Dairesi:0252 242 35 17

 

Yatağan

Yüzölçüm:1,772 km2 (0,7 mi2)
Nüfus:45,295
Posta Kodu:48500
İl Alan Kodu:0252
İl Plaka Kodu:48 YA

Yatağan, Muğla ilinin 12 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.

İlçedeki Yatağan Termik Santrali Yatağan halkı için önemli bir kanser kaynağıdır. Eski ve verimsiz yöntemlerle üretim yapmaya devam eden santral nedeniyle çocukların yüzde 95'inin kanındaki kurşun oranı normalin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Santral, zaman zaman Yatağan havasını aşırı derecede kirletmiş ve kapatılmıştır.Yatağan Termik Santralinin yaydığı hastalıklar ve pis hava yüzünden birçok insan bölgeyi terk etmiştir.Bölge nüfusu çok az ve fakir ailelerden oluşmaktadır.

Son yıllarda mermer fabrikaları da çoğalmıştır. Yatağan'da sanayileşmeye örnek mermer fabrikaları bulunur. Ayrıca bu fabrikalarda üretilen mermerler mermer sektöründe ün kazanmıştır. Mermer fabrikalarının akarsulara bıraktıkları mermer tozu akarsulardaki canlı hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca sanayisi gelişmekte olan Yatağan'a fabrikalarda çalışmak üzere dışarıdan birçok gurbetçi vatandaş gelmektedir.

İlçeye bağlı Eskihisar, Yatağanköyü Kral Yolu'nun bittiği yerdir. Bölgede Roma döneminden kalma eserler vardır ve kazı çalışmaları hala devam etmektedir.

Tarihçe

Yörenin ilk çağlardaki adı “Karya” daha sonraları da “Menteşe” anılır. Bölgeye ilk yerleşenler Lelekler ve Karlardır.

Tarihçi Herodot, Karyalılar İ.Ö. 5. yüzyılda Anadolu’da yaşadıklarını söylemektedir. İç Karya’nın zengin maden yatakları, ormanları, verimli toprakları, sahil şeridinin liman kurmaya ve ulaşıma müsait olması, Karya üzerinden saldırıları yoğunlaştırır. Persler, Lidya kralını esir alırlar. İ:Ö. 387’deki “Kral Barışı” ile tüm Anadolu tekrar Perslerin yönetimi altına girer. İ.Ö. 334 yılında Büyük İskender, önce Halikarnassos'u, sonra Muğla’yı Perslerden geri alır. Yöre 200 yıl Karya toprakları olarak kalır. Büyük İskender’in bölgeden çekilmesiyle Karya da karışık dönem başlar. Roma İmparatorluğu 395 yılında doğu ve batı Roma olmak üzere ikiye ayrılır. Karya, Doğu Roma sınırları içerisinde kalır. 800 yılına kadar süren Bizans egemenliği, Abbasi halifesi Harun-u Reşid’in gelmesiyle noktalanır. Yörede, ilk İslami etkiler yayılmaya başlar.

Anadolu 1071 Malazgirt zaferinden sonra, hızlı bir Türkleşme sürecine girer. 1075 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Şah İznik’i alarak Anadolu Selçuklu Devletini kurar.

1231 yılında Moğol imparatoru Cengiz Han’ın Harzem ülkesini istilası üzerine, burada yaşayan Türk boyları ülkelerini terk ederek Selçuklu hükümdarı I. Alaeddin Keykubad’a sığınırlar. I. Alaeddin Keykubad, Kuri Beyin oymağını, denizden gelecek saldırılara karşı koymak üzere Selçuklu sahil ordu komutanlığı emrinde, Milas sahillerine yerleştirir. Bu oymak burada hayvancılık ve tarımla uğraşır. Selçuklular Karya ve çevresini uç beyleriyle yönetmeye çalışırlar. Uç beyi olan Menteşe Bey, Oğuz Türkmen boylarındandır.

Anadolu Selçuklu devleti, 1243 yılında Kösedağ Muharebesinde Moğollara yenik düşünce, Kuri Bey'in torunu Menteşe Bey bu karışıklıktan yararlanarak bağımsızlığını ilan eder. Menteşe Beyliği'ni kurar. Menteşe beyinin adına istinaden bölgeye bu ad verilir. Menteşe Bey, karadan ve denizden Batı Anadolu’yu kuşatarak, Karya bölgesini fetheder. Burası Batı Anadolu’da Türklerin eline geçen ilk bölgedir. Menteşe beyliği 1389 yılına kadar bağımsızlığını sürdürür. Daha sonra Osmanlı devletine bağlanır.

1402 Ankara Savaşı'ndan sonra, Ankara yöresindeki ahiler Moğol baskısından kurtulmak üzere Anadolu’nun çeşitli yörelerine dağılırlar. Ahi Ebubekir ve kardeşi Ahi Sinan cemaatiyle Menteşe bölgesine gelirler. Burada çoğalarak Ahiköy’ü kurarlar.

30 Ekim 1918 Antlaşmasıyla Osmanlı toprakları paylaşılır. Yöre İtalyanların işgaline uğrar. İtalyanlar 5 Temmuz 1921 ’de bölgeyi terk ederler.

Ahiköy ya da şimdiki adıyla Yatağan 1848 yılına kadar, Bozüyük Bucağına bağlı köyü olarak kaldı. 1848-1864 te Ahiköy Bucak, Bozüyük'te ilçe oldu. Daha sonra İlçelik Bozüyük'ten alınıp Çine'ye nakledildi. Ahiköy, Bucak olarak kaldı. 2.6.1944 tarih ve 4662 sayılı kanunla Ahiköy ismi, Yatağan olarak değiştirildi. İlçe merkezi oldu. İlçe; Akyol, Konak olarak iki mahalle, Turgut, Kavaklıdere diye iki bucak ve 48 köyden oluştu. Yatağan İlçesi yeni yerleşim olmasına rağmen hızlı gelişme gösterdi. Gelişmesine en büyük etken, ilçenin ana yolların kesiştiği noktada bulunmasıdır. Yatağan isminin verilmesi ile ilgili birden fazla anlatım vardır. Şöyleki; -Yatağan, 50-100 cm. uzunluğunda kabzasından ucuna doğru hafifçe kıvrılan Türk kılıcıdır. İlk olarak 14. yüzyıl başında kullanılmıştır. Gövdesi kaliteli çelikten, kabzası boynuzdan yapılı ve belde kalın bir kuşak içinde taşınırdı. Bu bıçağın yapıldığı yerler Yatağan ismini alırdı. Denizli Yatağan, bıçakçılığı devam ettirmektedir. Ataları, konar-göçer yörükleridir. Denizli yöresinden gelip buralara yerleşmişlerdir. Bıçakçılık gibi kesme aletlerini belirli bir süre yapmışlardır. Yatağan ismi, Yatıgan dağından almıştır. Yatağan dağı görünüş olarak ince uzun bıçağa andırır. Ahi Sinan'ın mezarı Yatağan dağının zirvesindedir. Orada yatana çağırışım yapacak şekilde "Yatan" denilmiştir. Daha sonra Yatağan olarak söylenmeye başlanmıştır.

Halikarnas Balıkçısı, (Mavi Sürgün sayfa 152 de) Ahiköy o zaman nahiyeydi, şimdi kaymakamlık oldu. Ben Bodrum'dayken Yatağan adlı bir kayığım vardı. Ahiköy'ün ilk kaymakamının karısı Bodrumluymuş. Yeni kaymakamlığa yeni bir ad takmak gerekince, oraya "Yatağan" diye kayığımın adını vermişler. demiştir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Yata%C4%9Fan,_Mu%C4%9Fla)

Yatağan Resmi Kurum Telefonları

Yatağan Belediyesi:(0252) 572 5900
Yatağan Devlet Hastanesi:0252 572 50 34
Yatağan Adalet Sarayı:(0252) 572 3620
Yatağan İlçe Emniyet Müdürlüğü: (0252) 572 8402
Yatağan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: 0 (252) 572 50 21
Yatağan Kaymakamlık:(0252) 572 5001
Yatağan Jandarma Komutanlığı:(0252) 572 3755
Yatağan Askerlik Şubesi:(0252) 572 5246
Yatağan Vergi Dairesi Müdürlüğü: (0252) 572 54 03

.

Milas

Yüzölçümü:2.167 km2 (836,7 mi2)
Nüfus:129,128
İl Posta Kodu:48200
İl Plaka Kodu:48
İl Alan Kodu:0 252

Milas, Muğla ilinin 13 ilçesinden birisi. 2014 senesine kadar 13 mahallesi, 114 köyü ve 5 beldesi olan kent yeni çıkan büyük şehir yasası ile ilçe sınırları içerisindeki bütün yerleşim birimlerinin mahalle olmasıyla ilçe sınırları içerisinde toplam 132 mahalle sayısıyla ayrı bir konuma gelmiştir. 2012 yılında 55.348 ilçe merkezi 72.658 kırsal olmak üzere toplam 128.006 nüfusa sahipken 2014 yılında bütün belde ve köylerin mahalle olmasıyla ilçe nüfusu 129.128 oldu.

Karya Uygarlığı'na ve Menteşe Beyliği'ne başkentlik yapmış ilçe merkezi ve yanı başında yer alan, tarihin pek çok döneminde Milas'ın müstahkem kalesi işlevi görmüş Beçin başta olmak üzere ilçede tarihleri derin, köklü bir geçmişe uzanan pek çok yerleşim bulunmaktadır. Düzenli kent merkezi, antik kalıntıları, tarihî değeri bulunan eserleri ve evleri, canlı çarşısı, dünyaca ünlü Milas halıları ile turistik açıdan pek çok ilginç özelliği bulunan, ancak Bodrum'a giden yolcuların bazen kenarından geçerek gözden kaçırdığı bir yerdir. Günümüz Milas'ının yerleşiminin belkemiğini Yörük-Türkmenler oluşturmaktadır. Şu anda ilçenin belediye başkanı CHP'li Muhammet Tokat'dır. İlçe Bodrum güzergâhının üzerinde olduğu için hızla gelişip, göç almaktadır.
Anadolu dillerinde yerleşim yerlerinin tipik bir soneki olan -asa, Milas'ın tarihî ismi Mylasa'da kendini gösterdiği için, kentin çok erken tarihlerde kurulmuş olduğuna işaret etmektedir. Bazı dilbilim araştırmacıları, Milas isminin ilk hecesi olan Mil- 'in Likyalıların kendileri için kullandığı isim olan Trmili 'de de zuhur ettiğine dikkat çekerek bu halkın Milet (Millawanda) yöresinden güneye sonradan Likya olarak bilinecek Teke Yarımadası'na göçleri döneminde kurulmuş olabileceğini ileri sürmektedirler.[3]. İsmin Sisifos'un ve Aeolus'un neslinden geldiği iddia edilen bir Mylasa'dan kaynaklanmış olabileceğine dair savlar ise mesnetsiz bulunmaktadır.
Milas şehri, hükmettiği geniş ve verimli ova, ve sırtını dayadığı dağlardaki, günümüzde de işletilmeye devam eden, zengin mermer yatakları ile tarih boyunca avantajlı bir konumda olmuş, bulunduğu mevkiden sahil şeridine kolaylıkla erişilebilmesi de ilave bir şansını oluşturmuştur.

Milas kent merkezi içindeki en eski eser Hisarbaşı mahallesinde, Hisarbaşı tepesinin doğusunda bir podyum üzerine inşa edilmiş olan Karyalı Zeus (Zeus Karios) Tapınağıdır. Tapınağın Korent başlıklı tek sütunu hala ayaktadır.

Kentin eski surlarından bugüne ulaşan tek kalıntı ise, yörede Baltalıkapı olarak bilinen kapı kemeridir. Kapı M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenmektedir. Kemerinin kilit taşı üzerindeki çift yüzlü balta motifinden dolayı yörede Baltalıkapı olarak anılmaktadır.

Kentteki bir başka antik çağ kalıntısı ise M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiş ve çok iyi korunmuş bir mezar anıtı olan Gümüşkesen Anıtı dır. Dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Halikarnas Mozolesi'nin daha küçük bir modelidir. Sodra Dağı eteklerinde Gümüşlük mahallesindeki mezar anıtı yüksek bir kaide ve basamaklı bir çatıdan oluşmaktadır.

Milas'ın doğusunda Milas ovasında uzanan iki katlı su kemerleri erken Bizans dönemine aittir. Kemerlerin inşaatında antik dönem mimari parçalar da kullanılmıştır.

Kent merkezindeki önemli mimari yapılar arasında aşağıdakiler sayılabilir:

Çöllüoğlu Hanı: 1719-1720 yıllarında yapılmıştır. Hisarbaşı mahallesindedir.
Milas Ulu Camii: Milas’ın en büyük camisidir. 1378’de Menteşe Beyliği döneminde yapılmıştır. Hoca Bedrettin mahallesindedir.
Belen Camii: Duvar örgüsü tuğla-taş karışımı olup, antik dönem eserlerinden yararlanılmıştır. 14. yüzyıla tarihlenen cami, Hisarbaşı mahallesinde, aynı adı taşıyan tepenin üstündedir.
Milas Ağa Camii: Hacı Abdi mahallesindedir.
Firuzbey Camii (Kurşunlu Cami olarak da anılır): Bölgenin yönetiminin Menteşe Beyliği'nden Osmanlı İmparatorluğu'na geçtiği dönemde inşa edilmiş mimari açıdan çok önemli bir eserdir. Osmanlı dönemine ait yapılar ise şunlardır. Firuzpaşa mahallesi ndedir.
Milas'ta ayrıca Osmanlı dönemi eseri olan iki köprü bulunmaktadır. Bunlardan biri kent merkezinden geçen Balovca deresi üzerindedir. İzmir yolundaki Sarıçay üzerindeki tarihi köprü ise acilen restorasyona ihtiyaç göstermektedir. Milas'a bağlı Selimiye beldesindeki Osmanlı dönemine ait iki eserden biri olan Abdülfettah Camii ise, hanı ve hamamı ile bir külliye görünümündedir.
Milas kent gezilerinin ana eksenini 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın ilk yıllarında yapılan ve büyük bölümü restore edilerek kullanılmaya devam eden Milas evleridir. İki katlı avlulu evlere giriş avludan yapılır. Evlerin ahşap destekli çıkmaları sokağa taşar. Zemin katlar genellikle depo ve kiler olarak kullanılır. Mutfak,tuvalet,ahır avlunun bir köşesindedir. Avludan üst kata ahşap ya da mermer merdivenle çıkılır.

İlçe merkezinde Nedime Beler, Murat Menteşe, Selahattin Oğuz, Servet Akgün evleri olarak tanınan evler ise Cumhuriyet'in ilk döneminde Avrupa’dan gelen Macar ve İtalyan mimarların katkılarıyla yapılmıştır. Bu evler Milas evlerinden farklı olarak dışa açık olarak yapılmıştır. Mutfak ve tuvalet Avrupai tarzda yapı içindedir.

Milas'ta 1950'li yıllara kalan varlığını sürdürmüş bir Yahudi cemaati bulunduğunu da belirtmek gerekir. Sonradan İsrail'e göçen bu Milaslılar, anavatanlarına ziyaretlerini bugün de sürdürmektedirler.
Beçin Kalesi: Menteşeoğulları Beyliği'nin idari başkentidir. Milas'a 5 km uzaklıktadır.Milas ovasına hâkim bir plato üzerindeki Mutluca Beçin mahallesindeki Beçin kalesi Bizans yapısıdır. Kale Menteşe oğulları döneminde onarım görmüştür. Milas’ı merkez yapan Menteşe oğulları Beyliği, hükûmet merkezini savunması kolay olduğu için Beçin'e taşımıştır. Kaledeki asıl yerleşim 200 metre yukarıdaki iç kale bölümündedir. Bu bölümde bir Bizans şapeli, Menteşe oğulları döneminden Karapaşa Medresesi, türbe, Ahmet Gazi Medresesi, Orhan Bey Camii, hamam, Bey Hamamı, Kızılhan, Yelli Camii ve medresesi günümüze ulaşan yapılar arasındadır.
Çomakdağ: Tarihî evleri ve başta halıcılık olmak üzere geleneksel sanatları bütün canlılığıyla yaşatan bir köydür. Milas'a yakın bir mesafededir. Çomakdağ köyü Beşparmak dağlarına sırtını dayamışdır. Çomakdağ evleri, dünle bugünü ustaca kaynaştıran mimari üslup taşımaktadır. Taştan yapılmış evlerde bacalar estetik görünüşüyle ilgi çeker. Baca tepelerinde yer alan yarım ay ya da kartal başı şeklindeki figürlere rastlanır. Antik yapılardaki akroterlerden esinlenmiş bacalara başka yerde rastlamak mümkün değil. Kendi içine kapalı köy, gelenekleriyle yaşamaktadır. Düğünler 4 gün sürer. Dibekte buğday dövülür, ovalarda atış yapılır, en iyi atışı yapana oğlak hediye edilir, kadınlar kendi aralarında eğlenir, gelin alma ve duvak günü yapılır.
Labranda: Milas'ın kuzeyindeki Koca yayla'da (14 km) bulunan Labranda Türkiye'nin en iyi korunmuş antik kentlerinden biridir. Çam ve çınar ağaçları arasında,hemen her zaman tatlı bir esintiyle serinleyen havada çok güzel bir antik kenttir. Labranda antik çağda 8 metre genişliğindeki bir kutsal yolla Mylasa'ya bağlıydı. Yolun izlerini bugün de görmek mümkün. M.Ö. 5. yüzyılda kentte bir kutsal olduğu biliniyor. Güney ve güneydoğu’da bulunan iki giriş kapısı ayaktadır. Zeus Tapınağı, stoa, tapınağın güneyindeki büyük teras duvarı, kült yemeklerinin yendiği andron, saray olduğu sanılan büyük yapılar, teras evleri kalıntıları görülmektedir. Kazılarda ortaya çıkarılan Andron pencereli bir yapıdır ve Helen döneminde pencere kullanıldığı kanıtlanmaktadır. Kentte Roma Çağı kalıntıları da görülmektedir. Kutsal alanın 200 metre batısında arkası istinat duvarıyla sağlamlaştırılmış stadyum vardır. Kutsal alanda her yıl yapılan ve 5 gün süren şölenler sırasında stadyumun yarışlara sahne olduğu sanılıyor. Yarışların başlama ve bitiş taşları bugün de yerli yerinde. Labranda’ya çıkarken Kargıcak mahallesindeki kır lokantasında karnınızı doyurabilirsiniz. Saçta yapılan oğlak kavurması ile mis kokulu domatesle hazırlanan menemeni tavsiye ederiz.
Bafa Gölü: Söke ovası 2000 yıl kadar önce denizdi, burada büyük bir körfez vardı. Büyük Menderes ırmağının getirdiği alüvyonlar körfezi doldurdu ve ova haline getirdi. Bugünkü Bafa Gölü denizden bir parça olarak arada kaldı. Gölün üzerinde iki ada bulunuyor. İkiz adalardan biri aslında tam ada değil, bir kumulla karaya bağlı. Bafa Gölü’nde kefal, levrek, yılan balığı tutuluyor. Eskiden çok sazan tutulurmuş, fakat gölün suyu tuzlandığı için artık sazan kalmamış. Gölde gezmek isterseniz dolmuş usulü motorlara binebilirsiniz. Adalar, Kapıkırı mahallesindeki Heraklia antik kenti geziliyor. Göldeki adalarda manastırlar, kiliseler kurulmuş. Bunlardan "Yediler Manastırı" en eskisi. Gölün çevresi zeytinliklerle çevrili. Kıyıdaki lokantalarda da bütün yemekler zeytinyağı ile yapılıyor.
Euromos antik kenti: Selimiye mahallesinde bulunmaktadır.
Iasos antik kenti: Güllük Körfezi kuzeyindeki Kıyıkışlacık mahallesi ile iç içe bulunan İasos antik kenti Milas sınırları içindeki diğer bir tarihi mekandır.
Tuzla Kuş Cenneti: Bodrum yolundan sapılarak varılan Boğaziçi (eski adıyla Bargylia) mahallesindedir.
Uyku Vadisi: Bodrum yolu üzerindeki Gökçeler mahallesindedir. Mağaralar bulunur.
Gökova Körfezi: Ören mahallesi ve buradaki Keramos harabeleri, Ören'in ötesindeki Çökertme zeybeği ne adını vermiş enfes manzaralı Çökertme, Milas ilçesi içindeki ve ayrı maddelere konu olacak diğer turistik yerlerdir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Milas)

 

Milas Resmi Kurum Telefonları

Milas Belediyesi:0 (252) 512 14 16 - 0 (252) 512 10 25
Milas Devlet Hastanesi:(0252) 513 57 01
Milas Emniyet Müdürlüğü:(0252) 512 1491
Milas Adalet Sarayı:(0252) 512 1468
Milas Zabıta Müdürlüğü: 0 252 512 12 81
Milas Jandarma Komutanlığı:(0252) 512 6828
Milas İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü:(0252) 512 1047
Milas Kaymakamlığı: 0 252 512 1001 - 0 252 513 3641
Milas Askerlik Şubesi:0.252.214 10 41
Milas Savcılık: 0252 512 14 67-68
Milas Vergi Dairesi:(0252) 512 25 77
Milas Mal Müdürlüğü: 0252 512 26 73
Milas İtfaiye Müdürlüğü:0 252 512 23 34

Bodrum

Yüzölçüm:557 km2 (215,1 mi2)
Nüfus:140,716
Posta Kodu:48400
İl Alan Kodu: 0 258
İl Plaka Kodu: 48

Bodrum'un antik çağdaki adı Halikarnassos'dur. Türkçe Halikarnas olarak okunmuştur. Aziz Petrus Kalesi (Castle of St. Peter) adı verilen kale ile birlikte şehrin Aziz Petrus'a adanmasıyla şehre Petrium adı verilmiştir. Bu isim zaman içerisinde önce petrum sonra potrum ve en sonunda Bodrum olarak okunur olmuştur.

Dünyanın Yedi Harikasından Mausoleum Halikarnassos şehrinde inşa edilmiştir. Depremler ve istilaların etkisiyle zamanla yıkılan mozolenin mermerden taşları Bodrum Kalesinin yapımında kullanılmıştır. Kaleyi 15. yüzyılda Hristiyan Şövalyeler inşa etmiştir. İnşaat 100 yıllık bir sürede tamamlanmıştır. Papa kalenin bitmesi için kalenin yapımında çalışanlara endülijans kağıtları dağıtmıştır. Bodrum şehri Anadolu toprakları üzerinde en son ele geçirilen hristiyan toprağıdır. Şehir II. Mehmed zamanında kuşatıldıysa da ancak I. Süleyman'ın Rodos Seferi sırasında ele geçirilebilmiştir. Bodrum Kalesi bugün Dünyanın en büyük 2. Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir. Doğu Akdeniz'de ayakta kalan en sağlam kaledir. Bodrum şehri ise pek çok kültürel etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

Bodrum, Muğla ili'nin batı köşesinde yer alır. İlçe topraklarının büyük çoğunluğu kendi adını taşıyan bir yarımada içerisinde bulunmaktadır ki ilçe kuzey, batı ve güneyden Ege Denizi ile çevrelenmiştir. Doğusundaki Milas hariç herhangi bir idari sınırı yoktur.

İklim itibariyle Ege ve Akdeniz iklimlerinin sentezinden oluşan bir özelliğe sahiptir. Yarımada olarak mikro klima alan özelliği gösterir. Yaz aylarında neredeyse hiç nem bulunmaz. Kış aylarında ise nem oranı oldukça düşüktür. Yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları oldukça ılık ve yağışlıdır.

Bodrum, dünyaca ünlü bir tatil beldesi olması nedeniyle gelişmiş ulaşım imkanlarına sahiptir. Şehrin hava ulaşımı Milas-Bodrum Havalimanı üzerinden sağlanmaktadır ki şehre uzaklığı 32 km.'dir. Bodrum'da üç büyük marina ve kruvaziyer yanaşma iskelesi de mevcuttur. Marinaların ilk yapılanı Bodrum merkezde bulunan Milta marinadir. İkinci marina Turgutreis beldesinde bulunan D Marin ve üçüncüsü Yalıkavak beldesinde bulunan Palmarina'dır.

Bodrum önemli bir karayolu kavşağında bulunmaz. Bodrum'a karayoluyla ulaşım Milas üzerinden çift şeritli asfalt yol ile sağlanmaktadır.

1960’lı yıllara kadar halk tarım, zeytincilik, balıkçılık ve süngercilik ile geçimini sağlıyordu. Bugün yarımadanın ve modernleşmesi ile tarımda seracılık, tufanda sebzecilik ve narenciye yetiştiriciliği yönünden gelişmiştir. Son yıllarda ülke çapında adını Bodrum mandalinası ile duyurmuştur. Geçen senelerde satışa çıkan Bodrum mandalin gazozu narenciye üretimine katkıda bulunmuştur. Zeytin ve yağı yerli halkın yine geçimini sağlamaktadır.

Milas ilçesinin ünlü halı dokumaları yine köylerde kadınların el emeği ile geçim kaynakları arasında yerini almıştır. İlçe tersanelerinden iyi gelir kapısı açmıştır, Yapım, bakım, onarım ve işletmeciliği kapsayan yat turizminin merkezi Bodrum’dur. İçmeler Tersanesinde bugün gulet tipi tekne yapımı geleneği sürdürülmektedir. Tersane büyüklüğündeki tesislerde de modern teknoloji ile 50 metre uzunluğundaki lüks yelkenli yatlar inşa edilebilmektedir.

1970’li yıllarda bakanlıklar arası turizm komitesinin birinci dereceden öncelikli turizm bölgesi ilanıyla turizm yıllar içinde gelişerek bugün dünya standartlarında tatil imkânı sunmaktadır. Turizm, havaalanın açılması ve gemi yanaşma iskeleleriyle ekonomisine büyük katkılar yapmıştır.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Bodrum,_Mu%C4%9Fla-http://www.bodrumlook.com/tr/bodrum-ekonomisi-ve-gecim-kaynaklari/).

Bodrum Resmi Kurum Telefonları

Bodrum Belediyesi:(0252) 316 1009
Bodrum Devlet Hastanesi:(0252) 313 1420
Bodrum Emniyet Müdürlüğü:(0252) 316 8080
Bodrum Adliyesi:(0252) 363 9911 veya (0252) 363 9914
Bodrum Zabıta Müdürlüğü:(0252) 316 10 09
Bodrum Jandarma Komutanlığı:(0252) 317 0586
Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: 0 252 316 10 34
Bodrum Kaymakamlığı: 0(252) 316 10 01- 0(252) 316 60 13
Bodrum Askerlik Şubesi:0.252.316 10 07
Bodrum Vergi Dairesi:(0252) 316 2519
Bodrum Mal Müdürlüğü:252 3139445
Bodrum İtfaiye Müdürlüğü: 316 10 71

Ula

Yüzölçümü:407 km2 (157,1 mi2)
Nüfus:23,418
İl Posta Kodu:48000
İl Alan Kodu:0252
İl Plaka Kodu:48

Ula, Muğla ili'nin 13 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.1954 yılında ilçe olmuştur. Muğla’nın güneyinde bulunan Ula'nın doğusunda Köyceğiz, batısında Gökova Körfezi, kuzeyinde Muğla merkez ilçesi, güneyinde Marmaris ilçeleri vardır.

Yüzölçümü 407 km²dir. Ula merkez deniz seviyesinden 600 metre yüksekliktedir. Muğla - Ula mesafesi 15 kilometredir. Muğla - Marmaris karayolu üzerinden gidildiğinde, Ula anayoldan 3 km. içeride kalır. Ula ilçesi Muğla il merkezine en yakın ilçedir.

İlçe merkezinin dört tarafı da dağlarla çevrilidir. Arazi engebeli olup %65’i ormanlarla kaplıdır. İlçede merkez, Gökova ve Akyaka olmak üzere toplam 3 belediye ve 24 köy bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye'de kişi başına en çok bisiklet düşen yer Ula'dır.[kaynak belirtilmeli] Bulmacalarda da kendine Muğla'nın 3 harfli ilçesi olarak yer bulur. Ula'da bisiklet turları da düzenlenmektedir.(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/Ula,_Mu%C4%9Fla)

Ula Resmi Kurum Telefon Numaraları

Ula Belediyesi:0(252) 242 30 08 / 0(252) 242 30 92
Ula Devlet Hastanesi: 0252 242 31 06
Ula İlçe Emniyet Müdürlüğü: (0252) 242 3070
Ula Adalet Sarayı:(0252) 242 2774
Ula Jandarma Komutanlığı:(0252) 242 2231
Ula İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: 0(252)2423014
Ula Kaymakamlık:(0252) 242 3001
Ula Askerlik Şubesi:0252 214 10 41
Ula Vergi Dairesi:0252 242 35 17

 

Köyceğiz

Yüzölçüm:1,758 km2 (0,7 mi2)
Nüfus:33,777
Posta Kodu:48 8xx
İl Alan Kodu:0252
İl Plaka Kodu:48 K XXXX / 48 L XXXX

Köyceğiz, Muğla ilinin 12 ilçesinden birisi ve ilçenin yönetim merkezi olan şehir.

Tarihçe

Köyceğiz'in tarihi M.Ö. 3400 yıllarına kadar uzanır. Bu yörede varlık gösteren ilk uygarlık Karyalılardır. Sonra sırasıyla İskitler, Asurlular, İyonyalılar, Dorlar, Akalar, Persler, Hellenler, Seleykoslar, Romalılar, Selçuklular, Menteşeoğulları ve Osmanlılar yöreye hakim olmuştur.

Köyceğiz'in tarihi ile ilgili ilk bilgileri tarihçi Herodot, Coğrafyacı Strabon ve İngiliz Arkeolog Hoskin vermektedir.

M.Ö. 2000 yıllarında Yunanlılar ve Akaların deniz yolu ile Ege kıyılarına çıkmaları ile sahilde yeni koloniler kurulmuş, iç kısımlarda ise Karyalıların kolonileri ile gelişim sağlanmıştır. Böylece ilçe M.Ö. 1000 yıllarında oldukça iyi bir konuma gelmiştir. Köyceğiz Gölü'nün Akdeniz'le birleştiği yerde Kaunos şehri Karya'nın önemli limanlarından ve ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Akrapol, ünlü mabetler ile Harab ve Susan Kaleleri önemli tarihi eserlerdir.

Osmanlılar Döneminde ilçe Hurşit Paşa'nın Muğla Mutasarrıflığına getirildiği dönemde bugün bulunduğu yer olan Yüksekkum'a taşınmıştır (1884). İstiklal Savaşı'nda düşman saldırısına uğramış, 1919 yılı sonunda Tahirağa, Mehmet Zeki Osman Ağa ve Tevfik Bey'lerin öncülüğünde Kuva-i Milliye Teşkilatı kurularak yurt savunmasına dahil edilmiştir.Buranın Kuvai Milliye komutanı Dr Hikmet Kıvılcımlıdır. Köyceğiz adının nereden geldiğine gelince: Efsanelere göre Köyceğiz, gölün alanı üzerinde bulunan bir ovada kurulmuş. Bilinmeyen bir zamanda ovayı sular basmış. Felaketin seyrine gelenler gölün doğu kısmında kalan birkaç evi ve insanı görünce: "Bütün şehir batmış, sadece kıyıda bir Köyceğiz kalmış." demişler. Bugün hâlâ gölün altında bir batık şehir olduğuna inanılır.

Coğrafi Konum

Köyceğiz İlçesi, Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nin birleştiği yerde, Muğla – Fethiye Karayolu’nun 60. km.’sinde, zengin doğal güzellikler ve narenciye bahçeleri içinde, sakin bir turistik beldedir. İlçe, adını aldığı Köyceğiz Gölü’nün kuzeyinde kurulu olup, 1.758 km² yüzölçümündedir.

İklim

Köyceğiz'in kıyı kesiminde Akdeniz iklimi, dağlık bölgelerde ise Karasal iklim görülür. Türkiye'nin Rize' den sonra EN ÇOK yağış alan Köyceğiz'de kış yağmurlarının 2-3 ay sürdüğü görülmüştür.

Ekonomi

İlçe nüfusunun85’i köyde yaşamakta olup geçimini tarım, hayvancılık, ormancılık, turizm ile sağlamaktadır. İlçenin en büyük gelir kaynağı tarımdır. İlçede polikültür tarım yapılmakta olup, iklim ve coğrafi yapı birçok ürünün yetiştirilmesine elverişlidir.

İlçenin diğer bir geçim kaynağı, gezginci arıcılıktır. Köyceğiz Gölü ve gölü Akdeniz’e bağlayan Dalyan Boğazı’nda kefal balığı üretimi yapılmaktadır. Beyobası beldesinde alabalık tesisleri kurulu olup, üretimini sürdürmektedir.

İlçede 3 adet narenciye yıkama, mumlama, standardizasyon ve paketleme fabrikası kurulu olup, ihracatlar buradan yapılmaktadır. Ayrıca ilçenin adını taşıyan Köyceğiz Köyü’nde tarım alet ve makineleri üreten bir fabrika bulunmaktadır.

Turizm

Köyceğiz Gölü ve gölün sahille birleştiği bölgede kurulan Karia’nın önemli limanlarından ve ticaret merkezlerinden Kaunos şehri ilçenin turizmdeki önemini arttırmaktadır.

Ayrıca ilçenin Sultaniye Köyü’nde mevcut olan Sıcak-Soğuk Termal Kaplıcaları, sağlık turizmi bakımından önemli bir merkez teşkil etmektedir. Diğer taraftan Yayla Köyü ve kuzeyindeki Gökçeova, safari turizmi ile ilgi görmektedir. Çandır Köyü Horozlar mevkiinde çamur banyoları ve tesisleri bulunmaktadır.

Köyçeğiz'in Akdeniz kıyısında bulunan köyü Ekincik Koyu, uzun plajı, nefis koyu ve yat limanıyla, su sörfü, su kayağı ve yüzme için elverişli yerlerden biridir.her gelenin eşsiz bir yer keşfettim dediği ekincik tatilde sessizliği,huzuru,güzel deniz ve ormanı arayanlar için ideal bir koydur.

Köyceğiz Gölü, Dalyan Kanalı, kaplıca ve çamur banyoları, 10 km. uzaklıktaki 800 m. rakımlı Ağla Yaylası, Şelale, Yuvarlakçay görülmeye değer yerlerdir. Dalaman Çayı, rafting ve trekking için önemlidir. Ağla Yaylası için yayla turizmi çalışmaları sürdürülmekte olup ayrıca göl çevresinde, Köyceğiz-Dalyan arasında bisiklet parkuru için alt yapı çalışmaları yapılmaktadır.

Köyceğiz Gölü’nün batısında Ölemez Dağı doğusunda Sultaniye Köyü sınırları içinde, kıyı boyunca çok sayıda termal kaynaklar vardır. Turizm ve Sağlık Bakanlığı’nca uzmanlara yaptırılan araştırma ve incelemeler sonucu çok sayıda ılıca-kaplıca ve içme kaynakları tespit edilmiştir. Bu termal kaynakların en önemlileri ve sağlık amaçlı olarak işletilenleri, Hasan Çavuş Ilıcası ve Kokar Girme denilen kaplıcalarıdır.

Sultaniye Kaplıcaları’nın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Milattan önceki yüzyıllardan itibaren bir şifa yurdu olarak işletilmiştir. Roma, Bizans, Osmanlı ve Selçuklu döneminde halkın hizmetine sunulmuştur. Roma döneminde 400 hastaya aynı anda hizmet verecek kadar gelişmiş bir hastane durumundaydı. Kaynaklara göre, hastanenin girişinde “Tanrılar adına buraya ölüm giremez” diye yazılmıştır. Ölemez Dağı da adını kaplıcalardan almıştır...(kyn:http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6yce%C4%9Fiz)

Köyceğiz Resmi Kurum Telefonları

Köyceğiz Belediyesi:(252) 262 40 05
Köyceğiz Devlet Hastanesi:(0252) 262 4078
Köyceğiz Emniyet Müdürlüğü:(0252) 262 4229
Köyceğiz Adliyesi:(0252) 262 20 64
Köyceğiz Jandarma Komutanlığı: +90 252 262 47 84
Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: 0 (252) 262 4863
Köyceğiz Kaymakamlık:0 (252) 262 40 03
Köyceğiz Askerlik Şubesi:(0252) 262 4666
Köyceğiz Savcılık: 0 252 212 97 85-86-87-88-89-90

Köyceğiz Vergi Dairesi:(0252) 262 42 16.

Şehrini Seç